12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/4991 E. , 2022/10684 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemes
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat talebinin dayanağı olan ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/404 Esas – 2014/365 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan 01.10.2009-26.09.2014 tarihleri arasında 1821 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.01.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142'nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 42.773,52 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede, davacının tutuklama müzekkeresinde terör örgütü propagandası yapmak suçundan da tutuklandığı görülmekle ve davacının terör örgütü propagandası yapmak suçundan 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında kaldığı kabul edilerek kovuşturmanın ertelenmesine hükmedildiği ve Dairemizce UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrolde bu kararın itiraz üzerine 10.02.2014 tarihinde kesinleştiği, 6352 sayılı Kanunun geçici 1/2. maddesine göre hakkında kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilen kişinin, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren üç yıl içinde aynı maddenin birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlememesi hâlinde düşme kararı verileceği, işlenmesi hâlinde ise bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkum olunduğu takdirde, ertelenen kovuşturmaya devam olunacağı ve davacı hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan verilen kovuşturmanın ertelenmesine dair karar için kanunda öngörülen üç yıllık sürenin temyiz incelemesi tarihi itibariyle dolmuş olduğu ve Dairemizce UYAP üzerinden yapılan kontrolde davacı hakkında tazminat davasına esas ceza dosyasından farklı bir tarihte tekrar terör örgütü propagandası yapmak suçundan kovuşturma yapıldığı ve hükmün Yargıtay incelemesinde olduğu da dikkate alınarak, terör örgütü propagandası yapma suçu ile ilgili olarak ceza dosyasının akıbeti ve davacı hakkında verilip kesinleşen bir mahkumiyet, beraat veya düşme kararı bulunup bulunmadığı araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ve aynı hususa ilişkin olarak mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 11.12.2018 tarihli bozma ilamının gereği de yerine getirilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, kabul ve uygulamaya göre de; davacının adli sicil kaydında birden fazla mahkumiyet hükmünün de bulunması dikkate alındığında CMK'nın 144/1-a. maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi, gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 42.135,23 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği anlaşılmakla; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; ...
7.Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 gün, 2019/15 Esas 2019/495 Karar sayılı ilamı ile davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilip, bu hükmün yalnızca davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, bu hükümle verilen manevi tazminat miktarının davalı lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilmeden, bu miktarın üzerinde kalacak şekilde manevi tazminata hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün ikinci fıkrası tamamen çıkarılarak yerine "...
7.Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 gün, 2019/15 Esas 2019/495 Karar sayılı ilamı ile davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği ve bu hükmün yalnızca davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle bu hükümle verilen miktarın davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilerek, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 01.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.