11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/18550 E. , 2022/20488 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
...
...
...
A-Şikayetçi Türkiye İş Kurumu vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyizinin incelenmesinde;
Şikayetçi kuruma duruşma gün ve saatini bildirir davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, duruşmaya katılmadığı gibi dilekçe ile de katılma talebinde bulunmadığından, katılan sıfatını kazanmadığı ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçi kurum vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B-Sanık ... müdafisiin temyizinin incelemesinde; 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, bu açıklama ışığında haksız menfaat miktarının 22.135,62 TL olduğu gözetilmeksizin TCK'nın 158/1-e. son maddesi gereğince temel ceza belirlenirken eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
C-Sanık ... müdafiin temyizinin incelemesinde;
1.... şirketinin sahibi olan diğer sanık ...'in firmasında idari işler personeli olarak çalışan sanık ...'nin, eğitim ve danışmanlık hizmeti verme yeterliliği bulunmamasına rağmen şikayetçi kurumda kursiyerlere girişimcilik eğitimi verdiği, verilen girişimcilik eğitimi sonucunda şikayetçi kurumca diğer sanık ...'e 22.135,62 TL ödeme yapıldığı, daha sonradan kuruma sunulan eğitici belgelerinin sahte olduklarının anlaşılması üzerine katılımcıların sertifikaların iptal edildiği, bu surette sanık ...'nin diğer sanık ...'in nitelikli dolandırıcılık eylemine iştirak ettiği iddia ve kabul olunan olayda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'nin, diğer sanık ...'in eylemini bildiğine ve suça iştirak ettiğine ilişkin, savunmasının aksine, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2.Kabule göre de; a-5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, bu açıklama ışığında haksız menfaat miktarının 22.135,62 TL olduğu gözetilmeksizin,
TCK'nın 158/1-e. son maddesi gereğince temel ceza belirlenirken eksik ceza tayini yasaya aykırı, b-Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle TCK'nin 53/1. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,15.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.