Esas No
E. 2018/14102
Karar No
K. 2022/14631
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2018/14102 E.  ,  2022/14631 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Hazine ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığından, vekillerinin sanık ... hakkında söz konusu suçtan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE,

CMK'nın 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05/07/2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin, keza usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu nazara alındığında da, aynı Kanun'un 7417 sayılı Yasa'nın 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü gereğince Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek başvurularının kapsamına göre incelemenin katılanlardan Hazine vekilinin zimmet suçundan kurulan tüm hükümlere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin ise sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

S. S. Ekşioğlu Denizkent Konut ...

Kooperatifinde yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan sanıklar hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda sanık ...'in mahkumiyetine, diğer sanıklar ... ve ...'in beraatlerine karar verilmiş ise de; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun her bir isnat yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapmaksızın düzenlenmesinden dolayı hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı nazara alınarak;

Sanık ...'in, bir kısım üyelerden tahsil edilen paraların muhasebe kayıtlarına girmeyip uhdesinde kaldığına ilişkin isnadın doğru olmadığını, bazı üyelerden kooperatife olan borçlarına karşılık senet aldıklarını ve bu senetleri kooperatifin ödemelerinde kullandıklarını, daha sonra üyeler tarafından ilgili senet bedellerinin şahsi hesabına yatırılması üzerine bu paraların çekilip senetleri verdikleri kişilere elden ödeme yapılıp senedin alındığını ve sahibi olan üyeye iade edildiğini, ilgili senetlere ait bedellerin daha önceden muhasebe kayıtlarına işlendiği için yeniden işlenmesi halinde mükerrer kayıt olacağından muhasebe kayıtlarına tekrar işlemediklerini, bu konuya ilişkin olarak senet verdikleri kişilerin isimlerini yazılı olarak sunduğunu, üyelerden makbuz karşılığı nakit olarak tahsil edilen ancak kayıtlara işlenmediği belirtilen 2.400 TL'yi uhdesine geçirmediğini, kooperatif üyesi Mete Uzel Tüzenci'nin kiracısından 9 adet senet alındığını ve bunlardan ikisinin elden tahsil edilerek 31/07/2012 tarihli ve 47 no.lu makbuzun kesildiğini ve elden tahsile konu olan 1.700,00 TL'nin daha önce senet olarak kooperatif hesabına kaydedildiği için yeniden kaydedilmediğini, kalan 700,00 TL'lik kısmın ise daha önceden makbuzu verilmiş ve muhasebeye kaydedilmiş bir para olduğunu ve bu sebeple tekrar muhasebeye kaydedilmediğini, kooperatif aidatlarının yatırıldığı hesaptan kendi kredi kartına yapılan ödemelerle ilgili olarak şahsi hesabını kooperatifin hesabı olarak kullandıklarını, bu nedenle zaman zaman bu hesaptan kredi kartına da ödemeler yapıldığını, bu ödemelere konu harcamaların kendisinin kooperatif için yapmış olduğu harcamalar olduğunu, hiçbir şekilde kendisine ait harcama için kooperatif parasını kullanmadığını savunması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi amacıyla, sanık ...'nin savunmasında belirttiği senet sahipleri ile senetlerin verildiğini belirttiği kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesinden, kredi kartıyla ilgili banka hesap ekstrelerinin getirtilerek burada yer alan harcamaların kooperatif adına yapılıp yapılmadığının araştırılmasından, sanıkların kooperatifin fiilen işleyişindeki görev ve sorumlulukları, parasal ... ve işlemleri ile yönetim işlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğünün belirlenmesinden sonra, her bir isnat yönünden sanıkların savunmalarını da karşılayacak ve sorumluluğunu ayrı ayrı irdeler şekilde uhdelerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında rapor alınması sonrasında sanıkların hukuki durumunun ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken, gerekçeden yoksun ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de; Zimmet eylemini aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlediği kabul edilen sanık ... hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, katılanlar vekilleri ile sanık ... ve müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 20/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.