10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2022/10330 E. , 2022/13035 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve feri müdahil vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine dair hüküm verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalı belediyede 01.10.2009 tarihinde işe başladığını ve işten çıkarıldığı 20.02.2016 tarihine kadar aynı işyerinde kesintisiz olarak çalıştığını, müvekkilin işe başladığında sigortasının başlatılacağı söylenmiş olmasına rağmen sigortasının 23.02.2015 tarihinde başlatıldığını, müvekkilin davalı belediyede, mera arazilerinin vatandaşlara gösterilmesi, çevre düzenlemesi ve temizlik işlerinde çalıştığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek belirtilen tarihlerde davalı işyerinde çalıştığının ve bu işyerindeki sigorta başlangıç tarihinin 01.10.2009 olarak tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, müvekkilin bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. II-CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Belediyeden 4734 sayılı Kanunun 22/d bendi gereğince tarımsal sulama işi için 16.06.2010 tarihinde 1.870 TL bedel ile yüklenici olarak teklif vermiş ve en uygun teklif davacının olduğu için işi yüklenici olarak aldığını, 17.06.2013 tarihinde davacı Belediyeden 4734 Sayılı Kanunun 22/d bendi gereğince tarımsal sulama işi için 4.500 TL bedel ile, 11.10.2013 tarihinde 6.800 TL bedel ile, 14.11.2013 tarihinde 7.000 TL bedel ile, 20.04.2016 tarihinde 1.165 TL bedel ile yüklenici olarak teklif veren ve en uygun teklif davacının olduğu için işi yüklenici olarak aldığını, davacının 23.02.2015 tarihinde belediyeye sigortalı işçi olarak girmiş ve 3 ay 21 gün süre ile Belediyede Toplum yararına çalışma projesi kapsamında çalıştığını, bir dönemde Belediyeye ait lojman inşaatı yapımında işçi olarak çalıştığını, başka çalışması olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Feri Müdahil ... cevap dilekçinde özetle; Davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI: A-İLK DERECE MAHKEME KARARI “Davanın kısmen kabulü ile, Davacının 01/10/2009 - 22/02/2015, 16/06/2015 - 25/06/2015 ve 01/08/2015 - 19/08/2015 tarihleri arasında 5510 sayılı kanuna tabi hizmet akdi ile fiili olarak günlük brüt asgari ücret üzerinden davalı yanında çalıştığının tespitine,” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davalı vekili ve Feri Müdahil ... vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,” karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil Kurum vekili, alınan bilirkişi raporunun yanlış ve eksik olduğunu, dosya kapsamında dinlenen tanıklar, davacının davalı işveren yanın da 506 sayılı yasanın 6.maddesi gereğince iddia edilen çalışmaların yasa kapsamında sayılabilecek, taraflar arasında hizmet aktinin varlığını ortaya koyacak şekilde beyanda bulunmadıklarını, yine işin nevi, mevsimlik olup olmadığı, kesintili gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılması gerekirken ve gerek işin nevi gerekse tanık beyanları davacının çalışmasının belirli zamanlara ilişkin kesintili olduğunu ortaya koymasına karşın sayın mahkemenin hizmetin belirsiz süreli olarak hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu, hak düşürücü süre iddialarının değerlendirilmediğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 6100 sayılı HMK madde119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, madde 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK madde 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. Somut olay bakımından davacının çalışmalarının bir kısmının geçtiğini ileri sürdüğü iş yeri belediye olup bir kamu kuruluşudur. Kamu kuruluşu olan davalı iş yerinde geçen çalışmaların resmî kayıtlara dayanılması ve ücretlerin yazılı belge ile ödenmesi esastır.
Mahkemece, öncelikle davacıya talebi açıklattırılarak, hangi tarihler arasında meravcı, mezar temizliği ve temizlik işçisi olarak çalıştığı sorularak, ihtilaf konusu dönem yönünden davacının çalışmalarının nerede geçtiği, ne kadar süre ile hangi işlerin yapıldığı konusu belirlenmeli; meravcılık hizmet alım işiyle ilgili 13.04.2010 ve 14.06.2013 tarihli kararlar, çarşı meydanı, resmi kurumların çevresi ve mezarlık temizliği hizmet alım işi ile ilgili 11.10.2013 tarihli karar, kilitli parke taşlarının sökülmesi ile yüklenmesi hizmet alım işi ile ilgili 14.11.2013 tarihli karar, ağaçlandırma yapılması hizmet alım işi ile ilgili 20.04.2016 tarihli kararlar dışında uyuşmazlık konusu dönemde davacıyla veya başka şahıslarla yapılan hizmet alım sözleşmeleri celp edilerek incelenmeli, başka sözleşme bulunmaması halinde kamu kuruluşundaki çalışmaların resmî kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan davalı Belediyenin muhasebecisi, müdürleri, fen işleri biriminin şef amirleri ve bordrolu tanıklar dinlenerek gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.