(Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/413 E. , 2008/157 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı gelmedi.
Davalılar vekili avukat .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü K A R A R
1.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapulu taşınmaz üzerine kat karşılığı inşaat yapılmasına ilişkin 28.02.2001 tarihli sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Sözleşmede tapunun devri de öngörüldüğünden, sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılması gerekir (TMK md.706, BK.md.213, Tapu Kanunu 26 ve Noterlik Kanunu 60.maddeleri). Davacının dayandığı 28.02.2001 tarihli sözleşme âdî yazılı şekilde düzenlendiğinden ve tapuda pay devri de yapılmadığından geçersiz olup, tarafları bağlamaz. Geçersiz sözleşmede kararlaştırılan cezaî şart dahi geçersiz olup, mahkemece bu yönün re’sen gözetilmesi ve cezaî şart takibinin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde cezaî şart isteminin de hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2.Geçersiz sözleşmeye dayanarak davacı yüklenicinin iyiniyetle yapmış olduğu faydalı giderleri, davalı arsa sahiplerinden talep etmesi mümkündür. Mahkemece, bilirkişilerce belirlenen 18.020,81 YTL mimari ve statik proje bedelinin de davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Davalılar vekili, mahkemece bedeline hükmedilen projelerin usulüne ve tekniğine uygun düzenlenmediğini, bu projelere dayanılarak inşaat ruhsatı alınamayacağını savunmuştur.
Bilirkişi raporunda, davalıların bu savunması değerlendirilmemiştir. Davacının mimari ve statik projelerin bedellerini, ancak yerine uygulanabilir ve ayrıca ilgili mercilerce onaylanabilir nitelikte olduğunun tesbiti halinde talep etmesi mümkündür. Öyleyse, bilirkişilerden ek rapor alınarak, davacı tarafından çizimi yapılan projelerden davalıların yararlanıp yararlanmayacakları imar durumu da gözönünde bulundurularak saptanmalı, davalılar vekilinin bu hususla ilgili itirazları bilirkişilere incelettirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir hükme varılmalıdır.
3.Sözleşme ilişkisi nedeniyle temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacak miktarı açıkça gösterilmek ve talep edilmek suretiyle alacaklının göndereceği ihtarname ile borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekir.
Somut olayda, davacı yüklenici 10.08.2004 tarihinde gönderdiği ihtarname ile mimari ve statik proje bedelini istemiş ve 7 günlük süre vermiştir. İhtarnamenin tebliğ tarihine ihtarnamede yazılı 7 günlük süre eklenmek suretiyle bulunacak temerrüt tarihinden itibaren, şayet davacının alacağı çıkarsa, faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde sözleşme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.