Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/363
Karar No
K. 2023/212
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/363 Esas
KARAR NO: 2023/212
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/05/2022
KARAR TARİHİ: 16/03/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, ----- tesisatına kayden elektrik enerjisi kullanmakta olduğunu, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, Davacı' nın dava dışı ----- karşılıklı imza ettiği perakende satış sözleşme bulunmakta iken, görevli tedarik şirketine karşı ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeni ile kullanım yerinin elektrik enerjisinin kesildiğini ve sayacın ------ mühürlendiğini, Ekte sunula kaçak elektrik tüketim tespit tutanağı ile davalının, müvekkili şirket tarafından kesilen elektriği yükümlülüğünü yerine getirmeden açarak kullandığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin ilgili ekipleri tarafından ----- tarihinde kullanım yerinde yapılar kontrolde dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açılarak” kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine ----- Tutanağının düzenlendiğini, işbu faturanın tahsili maksadıyla müvekkili şirketin davalı aleyhine işbu huzurdaki davanın konusu -------sayısına kayden ilamsız icra takibi başlattığını, Ne var ki davalının, işbu icra takibine yönelik ---- tarihinde itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edildiğini,------ dosyası ile arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ve anlaşmanın sağlanamadığını, işbu haksız ve kötü niyetli itirazın bertaraf edilmesi maksadıyla huzurdaki itirazın iptali davasının ikame edildiğini, davanın kabul edilerek davalı tarafça------ sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, takibe itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle TİK 67/2. Maddesi uyarınca hükmolunan bedelin % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı yana tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafça müvekkili aleyhine ------ esas numarasıyla fatura borcu sebebiyle icra takibi başlatılmış olup; söz konusu icra takibinin haksız ve mesnetsiz olmasından ötürü süresi içinde ve usulüne uygun itirazlarımızın ardından takibin durduğunu ve davacı tarafça haklı itirazlarının iptali için huzurdaki dava ikame edildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulmuş bir enerji temin sözleşmesi bulunmadığını, davacı taraf dilekçesinde müvekkilinin ------ kayıtlı bir şekilde elektrik enerjisi kullandığını, bu tesisattaki kaçak kullanım sebebiyle müvekkiline fatura tahakkuk ettirildiğini iddia etmiş olsa da dosyaya sunulmuş herhangi bir enerji temin sözleşmesi bulunmadığını, dolayısıyla taraflar arasındaki hukuki ilişkinin gerçekte olup olmadığı, borcun kaynağının ne olduğu ve de hangi sözleşmeye istinaden bu faturanın düzenlendiği belli olmadığından davanın reddi gerektiğini, ------- adresindeki elektrik tesisatının yapılagelen bir inşaat sebebiyle müvekkilinin elektrik enerjisine ihtiyaç duymasından ötürü mevcut olduğunu, yani müvekkilince elektrik enerjisi bir inşaatın yapım sürecinde kullanılmak üzere temin edildiğini, bu husus davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerde de ------- ifadesinden açıkça görüldüğünü, Mahkeme tarafından yapılması gereken söz konusu inşaatın bitirilip bitirilmediği, orada herhangi bir yerleşim olup olmadığı ve gerçekte faturalandırmaya konu bu enerjiyi kimlerin kullandığının tespit edilmesi gerektiğini, ancak bu hususların doğru tespitiyle birlikte söz konusu faturalara konu enerji tüketimlerinin kimler tarafından gerçekleştirildiği ve söz konusu borçtan gerçekte kim/kimlerin sorumlu olduğu hakkaniyete uygun bir şekilde tespit edilebileceğini, müvekkil şirketin bu takipte borçlu sıfatına haiz olmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin kullanmadığı bir enerjinin tüketim bedelleri sebebiyle herhangi bir hukuki sorumluluğunun doğacağının ve sadece sözleşmenin diğer tarafı olması sebebiyle bu bedellerin ondan tahsil edilebileceğinin kabulü mümkün olmadığını, müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcu olmadığını tekrarlamakla ve kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın işlemleri hukuka ve yönetmeliğe açıkça aykırı olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacı yanın bir an için haklı olduğu düşünülebilecek olsa dahi davacı tarafça yönetmelik ve kanun hükümlerine aykırı işlem yapıldığını, bunun sonucunda elektrik enerjisi kesildiğini ve ardından haksız bir şekilde kaçak elektrik tüketim tutanağı düzenlenerek müvekkilden tazmin yoluna gidildiğini, ------- hükmünde; elektik enerjisinin kesilebilmesi için davacı tarafa birtakım yükümlülükler yüklendiğini, öncelikle fatura bedelinin ödenmemesi üzerine tüketiciye yazılı olarak en az 5 iş günü ödeme süresini içeren ikinci bildirimde bulunulması, bunun yazılı bildirimin yanında mutlaka kalıcı veri saklayıcılarından en az birini kullanarak yapması, akabinde bildirim üzerine borcun ödenmemesi durumunda kesme bildirimi düzenlemek ve bir örneğinin de kullanım yerine bırakılması suretiyle elektik enerjisini kesmesi gerektiğini, kesme bildiriminin de ayrıca kalıcı veri sağlayıcısı tüketiciye ve tedarikçiye bildirilmesi gerektiğini, davacı tarafından elektrik enerjisi kesme işlemi hukuka ve usule uygun bir şekilde yerine getirilmediğini, yönetmelik ödememe işleminin ardından kullanıcıya 2. bir bildirim gönderilmesini ve yapılacak 2. bildirimin kalıcı veri sağlayıcısıyla yapılmasını zorunlu tutmuş aksi halde elektrik enerjisinin kesilemeyeceğini söylediğini, ancak müvekkili şirkete tebliğ edilmiş veya kalıcı veri sağlayıcısıyla ulaştırılmış 2. bir ödeme bildirimi bulunmadığını, bu anlamda yapılan işlem hukuka ve usule aykırı olduğunu, yine yönetmelik 2. bildirime rağmen borcun ödenmemesi üzerine kesme bildirimi düzenlenmesi, bunun bir örneğinin kullanım yerine bırakılması ve kesme bildiriminin de ayrıca kalıcı veri sağlayıcısı tüketiciye ve tedarikçiye bildirilmesi gerektiğini açıkça ifade ettiğini, davacı tarafından dosyaya sunulmuş bir 2. ödeme bildirimi ve kesme bildirimi bulunmadığını, arz ve izah edilen sebepler ve Mahkeme tarafından resen nazara alınacak sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile;--------- dosyası ile ile başlatılan haksız ve kötü niyetli icra takibinin iptaline, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmamasından ve takibe konu faturalara ilişkin herhangi bir enerji tüketimi mevcut olmaması dolayısıyla "borçlu" sıfatına sahip olmamasından ötürü huzurdaki davanın külliyen reddine, davacı tarafça başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle davacı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

------- Sayılı Dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı,------ Kayıtları, ---- Kayıtları, ---- Kayıtları, ------Tespit Tutanağı, Tahakkuk Hesabı, Fatura, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Dava 2004 Sayılı İİK'nin 67/1 maddesi gereğince İtirazın İptali isteminden ibarettir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.

Davaya esas ----- sayılı dosyası ----- çıkartılarak, incelenmiştir.

Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; ----- Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ----- Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın ----yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. -----Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. ------ Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.

Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; ------ sayılı dosyasından davalı-borçlu şirket hakkında kaçak elektrik tespit tutanağı kapsamında düzenlenen faturaya dayalı olarak icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş ve gösterilen tüm deliller toplanmış, ilgili bilgi ve belgeler ile fatura getirtilmiş ve dosya bilirkişi raporu düzenlenmesi için resen seçilen bir ---- bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi ---- tarafından dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan işbu rapora göre özetle; Davacı------tarafından,------- adresinde kurulu bulunan ----- tesisata ait aylık enerji tüketim faturasının dava dışı tedarik şirketi ----- ödenmemesi nedeniyle, yönetmelik hükmü kapsamında ---------tarihinde kesilerek, ----- numaralı sayacın ------ mühürle mühürlendiği, Kaçak elektrik tüketim hallerinin,--------

42.maddesinde tanımlandığı,

Davalı tarafından, yönetmeliğin 42. Maddesinin (ç) fıkrasında tanımlanan şekilde, mevzuata uygun olarak kesilen elektriğin, davacı kurumun izni ve bilgisi dışında açılarak kaçak elektrik kullanıldığı, Davacı elektrik şirketi tarafından, davaya konu edilen ----------numaralı kaçak usulsüz elektrik tüketim tespit tutanağının, Yönetmeliklere uygun olarak düzenlendiği ve bu tutanaktan davalı şirketin sorumlu olduğu, Davacı alacağının, ---- kaçak tüketim bedeli, --------faizin ------- olacağı, yönünde tespit, hesap ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir.

Mahkememizce işbu rapor taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve bilirkişi raporuna karşı davacı vekili tarafından özellikle tazminat talebine havi verilen beyan dilekçesi aşağıda değerlendirilmiştir. Davalı şirket vekili bilirkişi raporuna karşı herhangi bir beyan ve itiraz öne sürmemiş ve böylece davacı lehine usulü kazanılmış hak da doğmuştur.

Yapılan inceleme ve değerlendirmede; davalının kaçak elektrik tespit tutanağında belirlendiği üzere haksız enerji tüketimi yaptığı, davacının kaçak tüketim bedelini ilgili yönetmeliğe uygun olarak hesaplayıp faturalandırdığı ve davalının düzenlenen işbu faturaya konu borcu ödemediği, faturaya ve takibe konu borcun sabit, itirazın haksız ve yersiz olduğu anlaşılmıştır. Binaenaleyh, davacı şirketin davasını TMK'nin 6 ve HMK'nin 190 maddeleri gereğince, kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı, tahakkuk hesabı , fatura ve dosyaya mübrez gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilen mevcut bilirkişi raporuna havi deliller de gözetildiğinde açıkça ispatladığı sonuç ve kanaatiyle davanın kabulü ile; davalı-borçlunun --------sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin aynen devamına karar verilmiştir.

Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda takip hukuku acısından tazminatın yaptırım amacı ışığında yapılan değerlendirmede; takibin dayanağının haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik tespit ve tahakkuk tutanaklarına ve faturaya dayanması nedeniyle alacağın varlığı ve miktarının yapılan yargılamaya göre belirlenmesi karşısında davalı borçlu yönünden dava konusu alacağın takip tarih itibariyle muayyen/likid olmadığı anlaşılmakla İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluşmadığından davacı vekilinin mütemerrid icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.) Davanın KABULÜNE,

2.) 2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun------ sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile icra takibinin aynen DEVAMINA,

3.)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

4.)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 469,68 TL karar ve ilam harcından; dava açılışında peşin yatırılan 83,05 TL harcın ve icra dosyasına yatırılan 34,38 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 352,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

6.)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 83,05 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 153,50 TL posta masrafı ve 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere olmak üzere toplam 1.328,75 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 6.875,73 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının miktar yönünden (6.875,73 TL

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.