6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkilinin davalı ile 2019 Ağustos ayı içinde 160.000 adet kese dikimi üzerine sözlü olarak anlaştıklarını, bu anlaşmaya istinaden müvekkili 19.09.2019 tarihinde kendi ... bankasından davalı firmanın ... Bankası hesabına 20.000,00 TL avans havale ettiğini, ilerleyen zamanda yapılan iş ile ilgili tüm ödemelerin davalının firmasına yapıldığını ve üretilen keselerin fili ihracatının 31 Ekim 2019 tarihinde Erenköy Gümrüğünden gerçekleştirildiğini, müvekkilinin yapmış olduğu ihracat ile ilgili olarak yapılan harcamaların KDV'sini KDV iadesi olarak geri alabilmek için davalı firmadan üretime teslim ettiği keselerin faturasını talep ettiğini, ancak davalı firmanın 31.10.2019 tarihinden önce teslim ettiği mallarla ilgili faturayı kesmeyi tüm taleplerine rağmen reddettiğini, ısrarları sonucunda konu ile ilgili faturayı ihracattan tam 12 gün sonra 12.11.2019 tarihinde kestiğini(... no.lu fatura) 31.10.2019 tarihinde ... no.lu Gümrük Çıkış Beyannamesi ile yaptıkları kese üretim faturalarının davalı tarafından 12.11.2019 tarihinde .... geç fatura edildiğini, yan ihracat tarihi ile fatura tarihi arasında olması gereken maksimum 7 günlük faturalama süresi geçtiği için “Katma Değer Vergisi İade Talep Dilekçelerinin” (tutarı 13.091,91 TL) Üsküdar Vergi Dairesi tarafından reddedildiğini, Üsküdar Vergi Dairesinin 16.07.2020 tarihli (Konu: Eksiklik Yazısı Adlı, ... Sayılı) yazısında tespit edilen eksiklikler bağlığı altında “... ihracata konu ürün tedarikine a sevk irsaliye tarihinin ihracat faturasından sonra düzenlendiği” için taleplerinin reddi bildirildiğini, Üsküdar Vergi Dairesinin “fatura tarihinde düzeltme yapılması halinde KDV iadenizi işleme alacağını” bildirilmesine rağmen davalı firmanın bu düzeltmeyi yapmadığını, bu nedenle dosyalarının vergi dairesi tarafından iade edildiğini, müvekkilinin vergi iadelerini alamadığını ve maddi olarak 13.091,91 TL zarara uğradığını, davalının bu yasa ve usul tanımaz tavrı neticesinde in daha önce mahsup ettirdiği 13.091,91 TL'nin KDV iadesi reddedildiği için 26.08.2020 ve gecikme zammı adı altında 621,68 TL daha zarar ettiğini, Maliye Bakanlığı tebliğinde “vergilerini zamanında ödeyen firmalara, yıl sonunda tahakkuk eden vergisi 965 eksik olarak tahsil edilir.” Denildiğini, 2020 Gelir Vergisi Matrahının 211.541,33 TL ve hesaplanan Gelir Vergisinin 59.909,47 TL olduğunu, müvekkilinin davalı yüzünden mahsup ettiği verginin kabul edilmemesi nedeniyle (bu nedenle vergi zamanında ödenmemiş sayılmıştır) hesaplanan 59.909,47 TL Gelir Vergisinin *6S'i kadar bir indirim alabileceğini, müvekkilinin davalının haksız tutumları yüzünden 2.995,47 TL bedelden de mahrum kaldığını, Müvekkilinin davalı firmanın haksız fili yüzünden toplam olarak 16.709,06 TL maddi zarara uğradığını, (13.091,91 TL KDV iadesini alamadığını, 621,68 TL gecikme cezası ödediğini, 2.995,47 TL 965 indirimden yararlanma hakkını kaybettiğini) ayrıca davalı firmanın cari hesaptan bakiye borcu olan 2.649,72 TL'yi aylardır ödemediğini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile toplam olarak 16.709,06 TL maddi zarar ile 2.649,72 TL cari hesap bakiye alacağı olmak üzere dava tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, tüm yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; müvekkili şirketin sözleşme kapsamındaki edimin 160.000 adet kese olduğunun ifade edildiğini, davacı tarafın bu sözleşme kapsamında buna karşılık ediminin ne olduğunun belirtilmediğini, karşı tarafın taleplerinden özellikle iadesi talep edilen KDV'nin neye göre hesaplanarak belirlendiğinin taraflarınca anlaşılamadığını, davacı tarafça söz konusu hususların tavzih edilmesi gerektiğini, sözlü olarak kurulduğu beyan edilen sözleşmenin şartlarının açıklanması gerektiğini, davaya konu ticari sözleşmenin Ağustos 2019 ayında taraflar arasında şifahen yapıldığını, müvekkil şirketin sözleşme kapsamındaki edim yükümlülüğünün 160.000 adet kese tedariki olduğunu, davacı tarafın edim yükümlüli in ise KDV dahil 281.880,00 TL paranın müvekkiline ödenmesi olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında 14.10.2019 tarihinde düzenlenen ... numaralı irsaliyeli fatura ile 100.000 adet, 12.11.2019 tarihinde ise düzenlenen ... numaralı irsaliyeli fatura ile 60.000 adet keseyi davacı tarafa sevk ederek sözleşme kapsamında yükümlülüğünü yerine getiren davacı tarafın müvekkili şirketin ilk kestiği fatura ile sevk ettiği mallara ilişkin bir itirazının bulunmadığını, 14.10.2019 tarihinde düzenlenen ... numaralı irsaliyeli fatura ile teslim edilen 100.000 adet ürüne ilişkin bir uyuşmazlığın bulunmadığını, davacı tarafın bu faturayı ve teslim edilen ürünü kabul ettiğini, davacı tarafın 12.11.2019 tarihinde ise düzenlenen ... numaralı irsaliyeli fatura ile 60.000 adet tedarik edilen ürünün teslimatının 31.10.2019'da yapıldığını, faturasının ise 13.11.2019'da 12 gün sonra kesildiğini iddia ettiğini, zira 31.10.2019 tarihinde davacı tarafından fili ihracatın yapıldığı iddia edilen ürünlerin müvekkilinin 12.11.2019 tarihinde faturasını kestiği ürünlerle aynı olmadı lekçe ekinde yer alan irsaliyeli faturadan da görüleceği üzere işbu faturanın 12.11.2019 tarihinde kesildiğini, ürünlerin aynı tarihte teslim alındığına dair davacının imzasını taşıdığını, davacı tarafından ihracatı yapılan ürünler için iki ihtimalin bulunduğunu, birinci ihtimalde bu ürünlerin müvekkili şirketten daha önceden tedarik edilen 14.10.2019 tarihinde düzenlenen ... numaralı irsaliye ile teslim edilen ürünlerin olabileceğini, ikinci ihtimalin ise bu ürünlerin üçüncü bir şirketten faturasız tedarik edilen ancak müvekkili şirketin ürünleriymiş gibi gösterilen ürünler olabileceğini, ayrıca müvekkili şirketin davacı tarafa sattığı mallara ait KDV tutarı ile davacı tarafın Üsküdar Vergi Dairesinden iadesinin talep ettiği KDV tutarının farklı olduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafa 12.11.2019 tarihinde fatura etiği malların toplam KDV tutarının 12.480,00 TL iken davacı tarafın iade talep ettiği miktarın 13.091,91 TL tutarında olduğunu, KDV tutarlarındaki farklılıkların bile ihraç edilen malların müvekkiline ait olma olanağının olmadığını açıkça gösterdiğini, müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini sürdürdüğü dava dışı ... İmalat İth. İhr. San. ve tic. Ltd. Şti. ile de davacı şirket arasında aynı anlaşmazlıkların yaşandığını, sonrasında ... şirketi tarafından davacıya bir takım hukuki işlemler yapılarak icra takibi yapıldığı ... şirketinin kendisine karşı gerçekleştireceği hukuki işlemlere karşılık ... şirketine karşı dava açmaya bir sebep bulamayınca ...'nin ticari faaliyet sürdürdüğü müvekkili şirkete karşı böyle bir dava ikame ederek muhtemelen ... şirketinin itibarını sarsma amacını güttüğünü, Kabul anlamına gelmemekle birlikte ihraç edilen söz konusu malların müvekkiline ait olduğu varsayıldığında dahi davacı tarafın basiretli bir tacir olarak fili ihraç tarihi ile fatura tanzim tarihi arasında azami 7 günlük faturalama süresi olduğunu bilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından 21.11.2019 tarihinde tanzim edilen davaya konu ... numaralı faturaya yasal 8 günlük sürede herhangi bir itirazın olmadığını, dolayısıyla söz konusu 13.091,91 TL'lik KDV iadesinin alınamamasından müvekkili şirketin sorumlu olamayacağını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturanın geç kesilmesi iddiasından kaynaklı kdv iadesi, gecikme zammı, cari hesap bakiye alacağı iddiasına yönelik alacak davasıdr.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca davacının ihraç ettiği mallara ilişik nfaturaların davalı tarafça düzenlenip düzenlenmediği davacının bu nedenle davalıdan KDV iadesi gecikme zammı ve %5 oranında vergi indirimi talebinde bulunup bulununmayacağı taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle açık hesap alacağı olup olmadığı istenmelerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın yapılan incelenmesinde; kese dikiminden kaynaklı ticari ilişki olduğu, davacı tarafın ... tarihinde tarihinde teslim edilen mallarla ilgili faturanın 12 gün sonra 12.11.2019 tarihinde fatura kesildiği, faturadan kaynaklı kdv iadesi alınamadığı ve gecikme zammı uygulandığı iddiasında bulunduğu, dosya kapsamında belgelerin celp edildiği, bilirkişi ... ve ... 'dan alındığı, tarafların 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin lehlerine delil niteliğinde olduğu, uyuşmazlığa konu 12.11 2019 tarihli her iki faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki cari hesaplarda farklılık olduğu, bu farklılığın 12.11.2019 tarihli 101.068,39 TL bedelli ... ödemesinden kaynaklı olduğu, ödeme belgesine davalı tarihin imza itirazında bulunması nedeniyle grofoloji bilirkişi ... 'dan rapor alındığı, ödeme belgesindeki imzanın davalı eli ürünü olmadığının tespit edildiği,
Grofoloji bilirkişi raporundan sonra bilirkişi ... ve .... 'dan alınan rapora itiraz üzerine bu defa bilirkişi ... ve ... 'den rapor alındığı, rapordan özetle davalının davacıdan aralarındaki açık hesap ilişkisi uyarınca 13.418,68 TL alacaklı olduğu, davacının açık hesaptan kaynaklı alacağının olmadığı, davacının 60.000 adet pamuklu keseden kaynaklı emtiayı 31.10.2019 tarihinde ihraç ettiği, ilgili ihracatın 11.11.2019 tarihinde kapandığı, davacının 2019 yılı 10. Ayına ilişkin iade talebinin Vergi Dairesince kabul edildiği, 2019 yılı 11. Ayına ilişkin talebinin ise ihracat satış faturasının 30.10.2019 tarihinde düzenlenmesi, keseye ait faturanın 12.11.2019 tarihi olması, sevk irsaliyesinin 2.11.2019 tarihinde düzenlenmesinden dolayı Vergi Dairesi başkanlığınca iade talebinin kabul edilmediği, VUK kapsamında ilgili ihracatın intaç tarihine göre yasal deftere alınacağı, ancak ihracat faturasının tarihinden sonraki faturaların yüklenilemeyeceği, en son yüklenilecek fatura tarihinin ihracat fatura tarihi olan 30.10.2019 tarihi olması davacının 30.10.2019 tarihi dışında 2019 yılı 11. Ayda herhangi bir ihracatının olmaması nedeniyle her ne kadar fatura intaç tarihi 11.11.019 tarihi olsa da yüklenilen KDV 'de ihracat fatura tarihinden sonraki faturaların yüklenemeyeceğinin belirtildiği,
Bu rapora karşı beyan ve itirazlar üzerine ek rapor alındığı, alınan ek raporda da sonuç olarak davacının davalıdan açık hesap alacağının olmadığı, davacının 30.10.2019 tarih 07206 nolu ihracatının kapanma tarihinin 11.11.2019 tarihi olduğu, 02.11.2019 tarihli faturanın davacı dışı ... Teksil şirketi tarafından davalıya düzenlendiği, davalı tarafından davacıya düzenlenen 08.11.2019 tarihli faturanın iptal edildiği her iki taraf ticari defterlerinde yer almadığı, 12.11.2019 tarihli faturanın davalı tarafça davacıya düzenlendiği, bu faturanın her iki taraf ticari kayıtlarında yer aldığı, ihracat tarihinin 30.10.2019 tarihi olması, gümrük çıkış beyannamesinin 31.10.2019 tarihi olması nedeniyle 02.11.2019, 08.11.2019 ve 12.11 2019 tarihli faturalar birbiriyle ilişkilendirilse bile ihracat faturası tarihinden sonraki faturaların yüklenemeyeceğinin belirtildiği,
Somut olayın incelenmesinde; davacının taleplerinin açık hesap alacağı , kdv iadesi talebi ile gecikme cezası taleplerine ilişkin olduğu, dosya kapsamında rapor ve ek raporların alındığı bu raporların birbirlerini teyit edici nitelikte olduğu, tarafların ticari defter ve belgelerinin düzenlenen grofoloji bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde davacının açık hesap alacağının olmadığı, davalıya borcunun olduğu, davacının kdv iadesi talebine ilişkin ise geç düzenlendiği belirtilen 12.11.2019 tarihi faturanın her iki taraf defterinde kayıtlı olduğu, bu faturanın 30.10.2019 tarihli ihracat ile ilişkilendirilse bile fatura tarihi de dikkate alınarak davacının kdv iadesi ve gecikme tazminatı ödemesini davalıdan talep edemeyeceği dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
1.Açılan davanın REDDİNE,
2.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 330,60.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 150,70.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
5.Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/03/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)