2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2022/7865 E. , 2023/399 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ ..
. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2016/6216 Esas, 2018/7057 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142/2-h, 62 ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;mala zarar verme suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 151/1 62 ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2016/6216 Esas, 2018/7057 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin, 16.05.2018 tarihli ve 2016/6216 Esas, 2018/7057 Karar sayılı ilâmıyla; " Yüklenen suçu işlemediğini beyan eden sanığın temyiz dilekçesinde olay yerinden elde edilen parmak izinin kendisine ait olmadığını iddia edip ileri sürmüş olması, olay yerinden elde edilen parmak izinin sanığa ait olduğunun belirlenmesine karşın, olay yerinden elde edilen parmak izi ile kıyaslanan arşivde kayıtlı parmak izinin sanığa sorulmamış olması ve arşivde kayıtlı parmak izinin sahte kimlik kullanılarak yada sanığın kimlik bilgileri kullanılarak oluşturulma ihtimalinin mevcut olması karşısında; ceza hukukunun olmazsa olmazını teşkil eden maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ilkesinden hareket edilerek öncelikle arşivde kayıtlı parmak izinin sanığa ait olup olmadığı kendisinden sorulup, sanıktan bilirkişi marifetiyle yeniden parmak izi alınarak olay yerinden elde edilen parmak izi ile kıyaslanması sonucunda düzenlenecek rapor sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile hüküm kurulması," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Dosya içerisindeki hükme esas alınan 07.01.2020 tarih ve 2015/BVI-03574.1 sayılı ekspertiz raporunun onaysız fotokopi suretinden oluştuğu anlaşılmakla; evrakın aslı ya da onaylı suretinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde temini ile karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 169/2. maddesi hükmüne aykırı davranıldığı belirlenmiştir. III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2020 tarihli ve 2018/684 Esas, 2020/237 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği, kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.