7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2022/5795 E. , 2023/532 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Asıl davada tapu iptali tescil davasının reddi yönündeki karar Yargıtay ilâmında bozma konusu edilmediğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacılardan ...'nun tenkis davasının reddine, davacı ... mirasçılarının tenkis davasının kabulüne, birleştirilen davalar açısından verilen kararların Yargıtay ilâmında bozma konusu edilmediğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına TEMYİZ EDENLER : Asıl dosya davacılar vekili, asıl dosyada davalılar- bir kısım birleştirilen dosyada davacı ... vekili
Taraflar arasında görülen asıl dosyada ehliyetsizlik ile muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı taktirde tenkis, birleştirilen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/206 Esas sayılı davasında ve birleştirilen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/335 Esas sayılı davasında vasiyetnamenin iptali olmadığı taktirde tenkis, birleştirilen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/220 Esas sayılı dosyasında vasiyetnamenin tenfizi davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda asıl davada tapu iptali tescil davasının reddi yönündeki karar Yargıtay ilâmında bozma konusu edilmediğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacılardan ...'nun tenkis davasının reddine, davacı ... mirasçılarının tenkis davasının kabulüne, birleştirilen davalar açısından verilen kararların Yargıtay ilâmında bozma konusu edilmediğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararı asıl dosya davacılar vekili, asıl dosyada davalılar- bir kısım birleştirilen dosyada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.ASIL DAVA
Muris ...'nun 525 ada 2 parsel sayılı taşınmazı 26.08.2004 tarihinde damadı olan davalı ...'e, 198 parsel sayılı taşınmazı kızı olan davalı ...'ye bağış yolu ile temlik ettiğini, murisin ölümünden bir yıl önce bağıştan rücu nedenine dayalı olarak ... Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2007/66 Esas, 2007/356 Karar sayılı tapu iptali ve tescil davası açtığını, temlik tarihinde murisin hukuki ehliyetinin olmadığını, mirastan mal kaçırmanın amaçlandığını ileri sürerek tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline olmadığı taktirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
2. BİRLEŞTİRİLEN ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2008/206 ESAS SAYILI DOSYASI
Muris ...'nun ... Noterliği, 30.10.2007 tarih ve 06165 yevmiye numaralı vasiyetnamesiyle 292 parsel sayılı taşınmazını ... ve ...'na vasiyet ettiğini, tasarrufun mal kaçırmak kastı ile yapıldığını, vasiyet edilen gayrimenkulun mutlak tenkise tâbi olduğunu, vasiyetnamelerin geçerli olmadığını belirterek vasiyetnamenin iptaliyle tapu kaydının ... adına miras payı oranında kayıt ve tesciline, vasiyetnamenin iptali davasının kabul edilmemesi hâlinde, tasarrufun tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
3. BİRLEŞTİRİLEN .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2008/335 ESAS SAYILI DOSYASI
Muris ...'nun ..... Noterliği, 02.03.2005 tarih ve 004121 yevmiye numaralı vasiyetnamesiyle 538 parsel sayılı taşınmazı davalı ... Uzunoğluna vasiyet ettiğini, tasarrufun mal kaçırmak kastı ile yapıldığını, vasiyet edilen gayrimenkulun mutlak tenkise tâbi olduğunu, vasiyetnamelerin geçerli olmadığını belirterek vasiyetnamenin iptaliyle tapu kaydının ... adına miras payı oranında kayıt ve tesciline, vasiyetnamenin iptali davasının kabul edilmemesi hâlinde, tasarrufun tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
4. BİRLEŞTİRİLEN.... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2008/220 ESAS SAYILI DOSYASI
Murisin 538 parsel sayılı taşınmazın tamamını kendisine vasiyet ettiğini, .... Noterliğinin 02.03.2005 tarih ve 4121 yevmiye numaralı vasiyetnamesinin .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/903 Esas sayılı dosyasında açıldığını, diğer mirasçıların vasiyetnameyi kabul ettiklerine ilişkin beyanlarını imzaları ile teyit ettiklerini belirterek vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.ASIL DAVA
Davalılar vekili cevap dilekçesine, zamanaşımı, hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, murisin 198 parsel sayılı taşınmazın 300/5560 hissesini davalı ...'ye 23.07.1983’te bağışladığını, kalan hisseyi ise 17.01.2006'da sattığını, murisin mal kaçırma amacının bulunmadığını, minnet duygusuyla hareket ettiğini, davacı ... tarafından murisin kaçırılarak bağışlamadan rücu davası açtırıldığını, davanın reddedilip Yargıtay tarafından onandığını, murisin temlik dışı terekesinde sekiz adet taşınmazının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. BİRLEŞTİRİLEN .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2008/206 ESAS SAYILI DOSYASI
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davalıların yasal mirasçı olmadığını, murisin mal kaçırma kastının bulunmadığını, muris tarafından davacı ve eşine de bağış yapıldığını, muris davacıya karşı bağıştan rücu davası açtığını, tasarruf dışı terekenin bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. BİRLEŞTİRİLEN .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2008/335 ESAS SAYILI DOSYASI
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
4. BİRLEŞTİRİLEN ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2008/220 ESAS SAYILI DOSYASI
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2014 tarih ve 2008/116 Esas, 2014/103 Karar sayılı kararında asıl davanın, birleştirilen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/206 ve 2008/335 Esas sayılı davalarının reddine, birleştirilen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/220 Esas sayılı davasının kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dosya davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 02.07.2015 tarih ve 2014/9072 Esas, 2015/9638 Karar sayılı ilâmıyla hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda asıl davada tapu iptali ve tescil davasının reddi yönündeki karar Yargıtay ilâmında bozma konusu edilmediğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacılardan ...'nun tenkis davasının reddine, davacı ... mirasçılarının tenkis davasının kabulüne, birleştirilen davalar açısından verilen kararların Yargıtay ilâmında bozma konusu edilmediğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dosya davacılar vekili, asıl dosyada davalılar - bir kısım birleştirilen dosyada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl dosya davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
Davalı ...'den tahsil edilmesi gereken tenkis bedelinin yanlış hesaplandığını, taşınmazların değerinin tespiti için alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, belirlenen sabit tenkis oranının hatalı olduğunu, davacı ... yönünden de tenkis davasının kabul edilmesinin gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Asıl dosyada davalılar - bir kısım birleştirilen dosyada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde;
Asıl dosyada dava dilekçesinde davalı ...'e bağışlanan 525 ada 2 parsel sayılı taşınmaz belirtilerek tenkis talebinde bulunulduğunu, 525 ada 4 parsel, 522 ada 1 parsel ve 526 ada 8 parsel sayılı taşınmazların dava konusu edilmemesine rağmen anılan taşınmazlar için de tenkis alacağının belirlenmesinin hatalı olduğunu, davalı ...'ye 198 nolu parseldeki 300/5560 payın bağış yolu ile temlik edildiği bozma ilâmıyla sabit olmasına rağmen taşınmazın tümü için tenkis alacağın belirlenmesinin hatalı olduğunu, sabit tenkis oranının belirlendiği raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm verildiğini, aslında davacıların saklı paylarına ulaştığını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Huri'nin saklı payına tecavüz bulunduğundan bir kısım birleştirilen dosyadaki tenkis talebinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı HMK’nın 297 nci maddesinde hükmün kapsamı belirtilmiştir. Anılan maddenin 2 nci bendinde; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesi yer almaktadır.
2.Mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir (4722 s. Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 17). Miras bırakan 01.01.2002 tarihinden önce ölmüşse 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin, 01.01.2002 tarihinden sonra ölmüşse 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanması gerekir.
3.Mutlak olarak tenkise tâbi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya 743 sayılı Medeni Kanun'un 507 nci maddesinin 1, 2 ve 3 üncü bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlâl kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diğerlerinde özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken 743 sayılı Medeni Kanun'un 512 nci maddesindeki sıralamaya dikkat etmek davalı mahfuz hisseli mirasçılardan ise aynı Kanun'un 503 üncü maddesinde yer alan mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlar arası tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerekeceği sonucu çıkarsa davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tâbi olursa 743 sayılı Medeni Kanun'un 505 inci maddesinde yer alan, alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir.
4.Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (Sabit Tenkis Oranı) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (743 s. MK m.
506.araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm hâlinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir.
5.743 sayılı Medeni Kanun'un 506 ncı maddesinde; “Kıymetine noksan gelmeksizin taksimi kabil olmayan bir mal, vasiyet edilipte iş bu vasiyet tenkise tabi olursa, lehine vasiyet yapılan kimse, dilerse tasarruf niasbı miktarını nakten alır, dilerse tenkisi lazım gelen miktarın kıymetini verip o malı talep eder.” hükmü düzenlenmiştir.
6.Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde sözü geçen 743 sayılı Medeni Kanun'un 506 ncı maddesindeki tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan davalının tercih hakkı doğmadan davalının tercihini kullanması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmişse sonuç doğurmaz. O zaman davalıdan tercihi sorulmak ve 11.11.1994 günlü 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca süratle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki rayice göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak nakdin ödetilmesine karar verilmelidir.
7.4722 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 17 nci maddesinde, mirasçılık ve mirasın geçişinin miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirleneceği öngörülmüştür. Miras bırakan 01.01.2002 tarihinden önce ölmüşse 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin, 01.01.2002 tarihinden sonra ölmüşse 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanır.
3.Değerlendirme
1.
HMK'nın 297/2 nci maddesinde yer alan biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir. Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle “aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2.Kabule göre de, mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verilmesine rağmen gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Saklı payların ihlâlinden söz edebilmek için kazandırma konusu temlik içi tereke ile kazandırma dışı terekenin tümünün şüpheye yer bırakmayacak şekilde eksiksiz olarak bilinmesi ile mümkündür. Bozma ilâmında 538 parsel sayılı taşınmazın temlik dışı terekede yer alması gerektiği belirtilmesine rağmen temlik içi terekede kabul edilerek tenkis hesabına alındığı anlaşılmıştır.
3.Öte yandan, doğru sabit tenkis oranı bulunmadan yapılan (Türk Medeni Kanunu'nun 564 üncü maddesinde düzenlenen) tercih de sonuç doğurmayacaktır (Gençcan Ömer Uğur, Miras Hukuku, 5. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021, s. 723). Davalı ... murisin saklı paylı mirasçısıdır. Bu nedenle, Türk Medeni Kanunu'nun 561 inci maddesinde düzenlenen saklı paylı mirasçıların, saklı paylarını aşan kısım ile orantılı olarak tenkisten sorumlu olacaklarına ilişkin kurala uyulmalıdır. Davalı ... ise mirasçı değildir. Açıklanan olgular da dikkate alınarak her bir davalının sorumlu olduğu tutar, her bir davalı yönünden ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bir diğer ifadeyle, davalı ...'ye yapılan kazandırma tutarından kendi saklı payı düşüldükten sonra bulunacak miktar tenkise tabi tutulmalıdır.
4.Asıl dosyada dava dilekçesinde dava konusu olarak 525 ada 2 parsel sayılı taşınmazın belirtilerek tenkis talebinde bulunulduğunu, 525 ada 4 parsel, 522 ada 1 parsel ve 526 ada 8 parsel sayılı taşınmazların dava konusu edilmediği gözetilerek, 525 ada 2 parsel, 525 ada 4 parsel, 522 ada 1 parsel ve 526 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar temlik içi terekede kabul edilerek hesaplama yapılmalı, tenkis alacağı kısmında ise sadece 525 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yer alması gerekmektedir.
5.Hüküm altına alınan tenkis alacağı 4721 sayılı TMK′nın 564/2 nci maddesi uyarınca karar tarihi esas alınmak suretiyle belirlendiğinden, tenkis alacağına karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, tercih tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.