1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2010/2831 E. , 2010/7848 K.
"İçtihat Metni"TEBLİĞNAME : 1-B/2010/89383
MAHKEMESİ :MERSİN İkinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :10/02/2010- 521/37
N. . O..'yu kasten öldürmeye teşebbüsten sanık H..
Ö..'in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (MERSİN) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10/02/2010 gün ve 521/37 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık Halil İbrahim müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, bozmaya uyularak verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafii ve müdahil vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Dosya kapsamına göre, sanığın, önceden mağdurun bacanağı olup, aralarında herhangi bir husumetin bulunmadığı, eşinden boşanmasının sorumlusu olarak, mağdurun eşi tanık Hüsne’yi gördüğü, olay günü sanıkla, tanık Hüsne ve mağdurun yolda karşılaştıkları, sanığın sözle sataşması üzerine aralarında tartışma başladığı, tartışma sırasında sanığın, mağduru, üzerinde taşıdığı bıçakla, sol meme altı, göğüs sol alt dış yan ve sağ uyluktan yaraladığı, sol meme altındaki darbenin, göğüs içi kanamaya sebep olup, herhangi bir iç organ ya da damar yaralanmasına yol açmadığı, diğer darbelerin de yüzeysel nitelikte kesiye neden olduğu, tanık Muammer’in, “kavga etmeyin” diye bağırarak, sanık ve mağdurun yanlarına yaklaştığı sırada, sanığın suç yerinden uzaklaştığı olayda,
Tanık Muammer’in olaya müdahalesinin, sanığın eylemini devam ettirmesini engelleyecek seviyede olmadığı, mağdurda meydana gelen yaraların nitelikleri gözönüne alındığında, öldürme kastı ile hareket edildiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıtların bulunmadığı anlaşıldığı halde, sanığın “kasten yaralama” suçundan,
TCK.nun 61. maddesi uyarınca meydana gelen zararın ve kastın ağırlığı da dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması yerine, suçun niteliğinde hataya düşülerek, yazılı biçimde “öldürmeye teşebbüs” suçundan hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 08/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi. 08/12/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı S..M..'nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık H.. Ö.. müdafii avukat .. yokluğunda 09/12/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.