Esas No
E. 2014/11705
Karar No
K. 2014/9215
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2014/11705 E.  ,  2014/9215 K.

"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2013/20049

MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ : 19/10/2012

NUMARASI : 2011/412 (E) ve 2012/904 (K)

SUÇ: Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Cumhuriyet savcılarının nezdinde görev yaptıkları Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5271 sayılı CMK'nın 260/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesi uyarınca tefhimden itibaren bir hafta içinde kanun yollarına başvuru hakkı mevcut iken, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. maddesi ile 01.01.2014 tarihine kadar Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmalara Cumhuriyet savcısının bulunmayacağı, ancak verilen hükümlere karşı kanun yollarına başvurabilmesi amacıyla dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği hüküm altına alınmıştır. Bu açık yasal düzenlemeler uyarınca, Cumhuriyet savcılarının nezdinde görev yaptıkları asliye ceza mahkemesi kararlarına karşı hükümlerin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği tarihten itibaren bir hafta içinde kanun yollarına başvuru haklarının bulunduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Bu itibarla Antalya 3 Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.10.2012 tarihli hükmün 19.11.2012 tarihinde görüldüsünü yapan Cumhuriyet Savcısının 26.11.2012 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Dosya içeriğine ve yakınanın 18.05.2011 tarihli beyanına göre, Tedaş'a ait yer altı tesisatı kablo döşeme ihalesini alan firma yetkilisi yakınanın sokak üzerinde kazı çalışması yaparak döşemekte oldukları bakır kablolarının, çalınması şeklinde gerçekleşen hırsızlık olayında , eylemin 5237 sayılı TCY.nun 142/1-e maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden,suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı yasanın 141/1 maddesi uyarınca uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından, iddianamede talep edildiği halde, sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin,

TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmemesi, infaz sırasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin olduğu bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğinin anlaşılması karşısında ;hükümden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 03.04.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.