2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2014/17248 E. , 2014/16052 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2011/241759
MAHKEMESİ : Dikili Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/03/2011
NUMARASI : 2010/101 (E) ve 2011/82 (K)
18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuklar hakkında, dosyalar birleştirildikten sonra yapılan duruşmaların gizli yerine açık yapılması suretiyle, 5271 sayılı CMK.nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış, suça sürüklenen çocuklardan H.. D.. hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK.nın 142/1-b maddesi uyarınca hükmolunan 3 yıl hapis cezasının aynı kanunun 143.maddesi uyarınca 1/3 oranında artırılırken hesap hatası sonucu 4 yıl hapis yerine, 3 yıl 3 ay eksik hapis cezasına, suça sürüklenen çocuk V.. I.. hakkında yine hırsızlık suçundan aynı kanunun 142/1-b maddesi uyarınca verilen 2 yıl hapis cezasının aynı kanunun 143. maddesi uyarınca 1/3 oranında artırılması sırasında hesap hatası sonucu 2 yıl 8 ay hapis yerine 2 yıl 2 ay eksik hapis cezasına ve aynı suça sürüklenen çocuk hakkında 142/1-b-143.maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezasının 31/2.maddesi uyarınca ½ oranında indirilirken 10 ay 25 gün hapis yerine, 10 ay 15 gün eksik hapis cezasına, suça sürüklenen V.. I.. hakkında mala zarar vermek suçundan 5237 sayılı TCK.nın 151-32-62.maddeleri uyarınca hükmolunan 50 gün adli para cezasının aynı kanunun 52/2.maddesi uyarınca para cezasına çevrilirken 1000 TL adli para cezası yerine 500 TL eksik adli para cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1.Dosyada tasdiksiz fotokopisi bulunan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Ana Bilim Dalınca düzenlenen 18/08/2010 tarihli raporun aslı veya onaylı örneği getirtilerek, raporda belirtilen suça sürüklenen çocuk V.. I..’ın hafif düzeyde Mental Reterdasyon tanısı aldığı, zihinsel kapasitesindeki yetersizlik nedeniyle mala zarar verme suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, hırsızlığın somut anlamıyla başkasına ait bir şeyi izinsiz almanın suç olduğunu bildiği, ancak başkası tarafından kolay kandırılabildiği, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olmadığı şeklindeki bulguların doğruluğunun belirlenmesi halinde 5237 sayılı TCK.nın 31.maddesinin 2.fıkrasının ilk cümlesinde; fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması durumunda ceza sorumluluğu olmadığı, ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması gerektiğinin belirtilmesi karşısında suça sürüklenen çocuk V.. I.. hakkında CMK. nın 223/3-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve tedbir uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden her iki suçtan mahkumiyet kararı verilmesi,
2.Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden suça sürüklenen çocuk H.. D..'in sosyal inceleme raporu alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Kabule göre de, a-Fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan beraat kararı verilemeyeceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve dairelerin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk V.. I..'ın sorgusu yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, b-Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden suça sürüklenen çocuk V.. I..'ın sosyal inceleme raporu alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 106. maddesinin 4. fıkrası uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu cezanın hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden suça sürüklenen çocuk H.. D.. hakkında mala zarar verme ve suça sürüklenen çocuk V.. I.. hakkında da hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde 5237 sayılı TCK.nın 52/4.maddesi uyarınca hapse çevrilmesine karar verilmesi,
5.Adli emanette kayıtlı suç eşyalarının müsaderesi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
6.İştirak halinde suç işleyen suça sürüklenen çocuklara sebebiyet verdikleri yargılama giderleri ayrı ayrı yükletilmesi gerekirken yargılama giderlerinin müteselsilen tahsiline karar verilerek, 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.