Esas No
E. 2014/11475
Karar No
K. 2014/10297
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2014/11475 E.  ,  2014/10297 K.

"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2014/36692

MAHKEMESİ : Ankara 1. Çocuk Mahkemesi

TARİHİ : 06/09/2012

NUMARASI : 2011/136 (E) ve 2012/531 (K)

SUÇ: Hırsızlık, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle iftira
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Dairemizin 09.12.2013 günlü, 2013/35486-29184 sayılı ilamı ile “suça sürüklenen çocuğa, soruşturma aşamasında müdafii atandığı ve 5271 sayılı CMK' nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince iddianamenin kabul kararı tarihinde 18 yaşını doldurduğundan suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı halde mahkemece müdafii atanmasına karar verilmişse de, suça sürüklenen çocuğun atanan bu müdafiiden haberdar olmadığı, yokluğunda verilen hükmün 29.09.2012 tarihinde usulüne uygun olarak, suça sürüklenen çocuğun sorguda bildirdiği adreste birlikte yaşadığı kardeşi imzasına tebliğ edildiği, suça sürüklenen çocuğun hükmü temyiz etmediği, buna karşılık baro tarafından atanan müdafii tarafından hükmün yasal süresinde temyiz edildiği anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğun en son adresinde yöntemine uygun şekilde yapılacak tebligat ile müdafiinin temyizine onayı olup olmadığını bildirmesi, bu konuda beyanda bulunmadığı takdirde temyizi kabul etmiş sayılacağı hususunun tebligat belgesinde açıklanarak, temyiz dilekçesi sunması halinde dosyasına eklendikten sonra incelenmek üzere dairemize gönderilmesine” karar verilmesinden sonra, yerel mahkemesine gönderilen dosyada suça sürüklenen çocuğa “kararın tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde müdafinin temyizine onayının olup olmadığı hususunu bildirmesi, beyanda bulunmadığı takdirde müdafinin temyiz istemini kabul etmiş sayılacağına” dair ihtarat içeren evrakın tebliğ olunması, suça sürüklenen çocuğunda süresinde beyanda bulunmaması karşısında, suça sürüklenen çocuğun, müdafiinin 11.09.2012 havale tarihli temyizine onay verdiği kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde; 5237 sayılı TCK.nun 267/8 maddesindeki “iftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar” hükmü karşısında, iftira suçunun mağduru Ş.K. hakkındaki 07.06.2010 günlü beraat kararının kesinleşmesinden itibaren iftira suçundan dava zamanaşımının tamamlanmadığı belirlenerek yapılan incelemede, Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,

Hırsızlık suçuna konu 1 adet cep telefonunun kollukça yakınan G.Ö. 28.11.2005 tarihli teslim ve tesellüm tutanağı ile teslim edilip, hırsızlık suçunun mağduru G.Ö. suçtan doğan tazmini gerekir başka bir zararı bulunmadığının, iftira suçunun mağduru Ş.K.ise suçun niteliği gereği tazmini gerekir zararının bulunmadığının anlaşılması karşısında, suç tarihi itibari ile adli sicil kaydına göre engel hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususundaki kanaat” ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, "....şartları oluşmadığından...” biçimindeki, yetersiz ve yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.