2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2013/37140 E. , 2014/5038 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2010/123227
MAHKEMESİ : Tuzla Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/10/2009
NUMARASI : 2008/483 (E) ve 2009/764 (K)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanığa atılı yumrukla basit yaralama ve hakaret suçlarının soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı bulunduğu ve katılanın hükümden sonra 09/11/2009 havale tarihli dilekçesi ile şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla,
TCK'nın 73. maddesi uyarınca sanıktan, şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Kabule göre, a- CMK'nın 225/1. maddesinde, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla sanık hakkında iddianame içeriğine göre yalnızca yaralama suçundan kamu davası açıldığı, hakaret suçundan açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilerek; bu suç bakımından ek iddianame düzenlenerek sonucuna göre karar verilmesi yerine yazılı biçimde hüküm kurulması, b- Sanığın kavga sırasında mağdura önce yumrukla vurup sonra bıçakla üzerine yürüyerek yaralamaya kalkışma eyleminin bütün halinde tamamlanmış basit yaralama suçunu oluşturduğu gözetilerek,
TCK'nın 86/2. maddesinden cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca silahla yaralamaya taşebbüsten de cezalandırılmasına karar verilmesi, c- Sanığın adli sicil kaydında bulunan ilamlardan karşılıksız çek keşide etme suçunun, hükümden sonra 31.01.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 5941 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca, “çek keşide etmekten yasaklılık” idari yaptırımına dönüştürülmesi ve yaralama suçundan verilen doğrudan para cezasından ibaret ilamın da içerdiği para cezası miktarı itibariyle kesin nitelikte bulunması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmamasına göre; somut olayda, tekerrüre dayanak yapılan ilamın kararda gösterilmemesi ve TCK'nın 58/7. maddesi uygulanırken yalnızca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, 5275 sayılı Kanun'un 107 ve 108. maddeleri uyarınca infazı kısıtlar biçimde 1 yıl denetim süresi öngörülmesi, d- TCK'nun 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından,vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.