Esas No
E. 2012/29039
Karar No
K. 2013/19349
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2012/29039 E.  ,  2013/19349 K.

"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2011/38848

MAHKEMESİ : Sincan 3. Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ : 03/06/2010

NUMARASI : 2009/664 (E) ve 2010/341 (K)

SUÇ: Hırsızlık, Mala zarar vermek, Konut dokunulmazlığını ihlal

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Sanığın lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik bir istemi bulunmaması karşısında 5237 sayılı TCK’nun 62. maddesinin tartışılması konusunda bir zorunluluk bulunmadığından tebliğnamedeki 2 numaralı bozma düşüncesine katılınmamış, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.) Sanığın kolluk görevlileri tarafından başka bir soruşturma nedeniyle gözaltına alındığında, yakınanında maruz kaldığı hırsızlık suçu dahil olmak üzere hırsızlık suçlarını ikrar ederek çaldığı eşyaları evinde sakladığını söylediği, sanığın ikrarı ve yer göstermesi ile yapılan aramada çalınan bir kısım eşyanın sanığın evinde ele geçirilerek yakınana teslim edildiğinin anlaşılmasına göre, yakınana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre, 5237 sayılı TCK.nın 168/2-4. madde ve fıkralarında tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

2.) Konut dokunulmazlığını bozma suçu 19/12/2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 253. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi uyarınca; soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaşma kapsamındaki suçlardan olduğu halde, 5271 sayılı CMK. nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

3.) Her ne kadar hırsızlık ve mala zarar vermek suçlarında, yakınanın zararının tam olarak giderilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez ise de; sanığın adli sicil kaydınDa yer alan hükümlülüklerin silinme koşullarının oluştuğu, konut dokunulmazlığını ihlal suçunda suçun niteliği gereği maddi (somut) bir zararın söz konusu olamayacağı gözetilerek; konut dokunulmazlığını bozmak suçundan hükümden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CYY'nın 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4.) Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.

Somut olayda sanığa yüklenen mala zarar vermek suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,

5.) 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog