1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/14494 E. , 2023/2662 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Gölköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2015/226 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararıyla
1.Sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Gölköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2015/226 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararının katılan sanıklar ve müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.03.2021 tarihli ve 2021/3560 Esas, 2021/5505 Karar sayılı kararı ile özetle iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin katılan sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan uygulanması sureti ile savunma haklarının kısıtlanması ve hak yoksunluklarına ilişkin kanun maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle katılan sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Gölköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/270 Esas, 2022/142 Karar sayılı kararıyla
1.Sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan sanık ... müdafiinin temyiz istemi; tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık ... hakkında verilen cezanın az olduğuna, vesaire ilişkindir.
2.Katılan sanık ... müdafiinin temyiz istemi; katılan sanık ... hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, katılan sanık ... hakkında düzenlenen adli tıp raporunun kriterlere uygun olmadığına, katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinde düzenlenen meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan sanıkların husumetli oldukları, olay günü katılan sanık ... ve babası ...'un bahçelerinden kesilen iki fidanı katılan sanık ...'in kesip kesmediğini öğrenmek için yanına gittikleri, aralarında tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, katılan sanık ...'in elinde tornavida, katılan sanık ...'in elinde ise girebi denilen alet olduğu halde birbirlerine vurmaları sonucu katılan sanık ...' in sol kaşının üzerinde vertikal pozisyonda (kaşı ortalayan şekilde) 3 cm kesi ve ksifoid hizasında 6 cm boyunda yüzeyel sıyrık oluşacak şekilde yaralandığı, katılan sanık ...' in ise sağ kaşının üzerinden kaş bitimine kadar 4,5 cm' lik kesi, sol el işaret parmağı ilk boğum üzerinde 1 cm' lik yüzeyel kesi oluşacak şekilde yaralandığı, katılan sanıkların yaralanmasına ilişkin ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 18.02.2016 tarihli adli tıp raporlarında katılan sanıkların yüzlerinde sabit iz kaldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
2.Katılan sanıkların savunmaları, adli raporlar, tutanaklar, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
3.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (B) bendinde bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
Katılan sanık ... müdafiinin tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık ... hakkında verilen cezanın az olduğuna, vesaire, katılan sanık ... müdafiinin katılan sanık ... hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, katılan sanık ... hakkında düzenlenen adli tıp raporunun kriterlere uygun olmadığına, katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinde düzenlenen meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, katılan sanık ...'e yönelik eylemin katılan sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin katılan sanık ...'in aşamalardaki beyanı ve bu beyanı doğrular nitelikteki adli rapor içeriği ile saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, meşru savunma müessesesinin uygulanması için saldırı teşkil eden ilk hareketin sanıktan kaynaklanmaması, saldırı ile savunma arasında orantılılık bulunması gibi kriterlerin aranacağı, somut olayda ise ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususundaki şüphenin katılan sanıklar lehine yorumlanmasıyla katılan sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, bu haliyle katılan sanık ...'nın eyleminin meşru savunma kapsamında kalmadığı, tarafsız tanık beyanının bulunmadığı ve her iki tarafında birbirini yaralandığı olayda katılan sanıklar hakkında ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediği gerekçesi ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, katılan sanık ... hakkında belirlenen cezanın katılandaki yaralanmanın niteliği ve meydana gelen zararın ağırlığına göre orantılı olduğu anlaşıldığından, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gölköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/270 Esas, 2022/142 Karar sayılı kararında katılan sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.