10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/96
- Karar No
- 2023/674
- Karar Tarihi
- 25.01.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- İcra İflas Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
10. Hukuk Dairesi 2023/96 E. , 2023/674 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesiyle, Kurum sigortalılarından ...’in 14.09.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda yaralandığını, sürekli iş göremez durumuna girdiğini, kendisine 111.419,68 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 1.992,69 TL tedavi gideri ve 8.360,90 TL geçici işgöremezlik ödemesi yapıldığını, davalının iş kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunduğunu, ayrıca iş kazasını yasal süresinde bildirmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kayıt ve şartıyla şimdilik 30.443,32 TL’nin onay, ödeme ve sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.06.2018 tarihli dilekçesi ile talebini 85.241,29 TL olarak ıslah ettiğini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın sigortalının kusuru neticesinde meydana geldiğini, olayın sigortalının amirinin elektrik panosundan ayrılması yönündeki talimatlarına uymayarak elektrik panosunda ihmalkar ve gördüğü eğitim ve iş tecrübesiyle bağdaşmayacak biçimde dikkatsiz davranmış olduğunu ve bu sırada anlaşılamayan bir sebeple elektrik akımına kapılmış olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.07.2018 tarihli ve 2013/289 Esas, 2018/296 Karar sayılı kararıyla; kazanın meydana gelmesinde davalı işyerinin %70 oranında kusurlu olduğu, davacı Kurum sigortalısı ...'in %30 oranında kusurlu olduğu, buna göre davacı Kurum alacağının 85.241,29 TL olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne, 85.241,29 TL Kurum alacağının, 77.993,78.-TL gelirin 20.02.2013 onay tarihinden, 3.129,35.-TL. GİG.nin 17.12.2010 ödeme tarihinden, 2.723,28.-TL. GİG.nin 24.01.2011 ödeme tarihinden, 1.215,95.-TL. tedavi giderinin 14.09.2010 sarf tarihinden, 106,81.-TL. tedavi giderinin 28.09.2010 sarf tarihinden, 41,32.-TL. Tedavi giderinin 13.10.2010 sarf tarihinden, 30.80.-TL. tedavi giderinin 09.11.2011 sarf tarihinden itibaren her bir işlem için ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraflar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ve 2018/2273 Esas 2020/503 Karar sayılı kararıyla; Kurum sigortalısı kazalının davalıya ait işyerinde trafo ölçümü sırasında meydana gelen patlama sonucu el, kol ve yüzünün yanması nedeniyle kontrol muayenesi gerekmez şekilde %22,2 oranında malul kaldığı, kurum denetmeni tarafından yapılan inceleme sonucu iş kazasında işverenin %70 oranında, kazalının %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, sigortalı tarafından davalıya karşı açılan tazminat davasında bilirkişi heyetinden alınan rapora göre ve rücu davasında alınan heyet raporuna göre de; işverenin %70 oranında, kazalının %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, tazminat kararının kesinleştiği, kusur raporlarının gerekçeli, denetime elverişli ve dosyadaki delil durumuna uygun olarak düzenlendiği, kusur oranları yönünden birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin bu hususlara yönelik istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; "davaya konu zararlandırıcı sigorta olayına ilişkin varsa ceza yargılamasında kesinleşen mahkumiyetin olup olmadığı araştırılmalı, somut olayda davalı işyerinde trafo merkezinde diyot ölçümü yapma görev ve sorumluluğunun kime/kimlere ait olduğu, elektrik mühendislerinin görev ve yetki alanında ise kazazede sigortalıyı trafoda görevlendirdiği kabul edilen yetkilinin 3. kişi olarak kusurlu olduğu, eğer sigortalının görevi kapsamında kalıyor ise de kusur durumlarının bu hususlar dikkate alınarak belirlenmek üzere olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden ilgili dosyalar da gözetilerek, buna göre kusur oran ve durumlarını ayrıştırarak, somut ve net şekilde ortaya koyan, oluşa uygun nitelikte kusur raporu alınarak, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir." diye belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası yargılamada, "Bozma ilamı sonrasında olaya dair Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.12.2010 tarihli ve 2010/34133 sayılı soruşturma dosyasından verilen takipsizlik kararı celp edilmiştir. Kurumdan bozma kapsamındaki ölçüm görevlisinin bilgileri istenilmiştir. Bu hususlara dair kayıtlar ile birlikte ... 11. İş Mahkemesi'nin 2016/413 sayılı dosyasından verilen karara dair Yargıtay onama kararı dosya arasına alınmıştır. Tazminat yargılamasında işverenin %70, kazalının %30 kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiştir. Dosyamız arasında bulunan 03.07.2017 tarihli raporun aynı mahiyette olduğu görülmüştür. Tüm bu hususları değerlendirir yeni bir kusur raporu alınmış, bilirkişiler tarafından işveren %70, kazalı %30 oranında kusurlu görülmüştür. Raporda üçüncü kişilere atfı kabil kusur bulunmadığı bildirilmiştir. Gerek tazminat yargılamasındaki rapor, gerekse mahkememiz dosyasına sunulan raporlar dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli görülerek rapora itibar edilmiştir. Nitekim mahkemenin esas aldığı tazminat dosyasındaki hususlar ve kusura ilişkin inceleme Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Bu haliyle kusur değerlendirmesi açısından tazminat dosyasının davalıya yönelik kesin hüküm teşkil ettiğinin kabulü de gerekmektedir. Tüm bu nedenlere kusura dair hususlarda bozma ilamı öncesindeki değerlendirmelerin aksine bir tespit söz konusu olmadığından kazanın meydana geldiği 14.09.2010 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi kapsamında davalının kusuruna isabet eden Kurum zararının davalıdan tahsili gerektiğine dair aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur." gerekçesiyle davanın kabulüne, 85.241,29 TL Kurum alacağının, 77.993,78.-TL gelirin 20.02.2013 onay tarihinden, 3.129,35.-TL. GİG.nin 17.12.2010 ödeme tarihinden, 2.723,28.-TL. GİG.nin 24.01.2011 ödeme tarihinden, 1.215,95.-TL. tedavi giderinin 14.09.2010 sarf tarihinden, 106,81.-TL. tedavi giderinin 28.09.2010 sarf tarihinden, 41,32.-TL. tedavi giderinin 13.10.2010 sarf tarihinden, 30.80.-TL. tedavi giderinin 09.11.2011 sarf tarihinden itibaren her bir işlem için ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;
kararın eksik inceleme ile bozma içtihatlarına aykırı şekilde düzenlendiğini, Kurum sigortalısının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazalının ihmalkar davranışı nedeniyle kaza geçirdiğini, tazminat davasında verilen %22,20 oranındaki meslekte kazanma gücü kaybı oranını ve bu orana göre yapılan rücu hesaplamasını da kabul etmediklerini, sigortalının ağır kusurlu olduğunu davalı şirketin gerçekleşen iş kazası nedeni ile herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 14.09.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin ve yapılan ödemelerin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 21 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ... ..