2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/8615 E. , 2023/1167 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan neticeten hükmolunan 2.500,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2016 tarihli ve 2016/1132 numaralı iddianamesiyle sanık hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1, 53, 58, 63, 116/1, 116/4, 119/1.c, 151/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/205 Esas, 2016/230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 168/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, aynı Kanun'un 116/1, 119/1-c, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mala zarar verme suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 151/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz talebi; hükmü temyiz etmek istediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıkların 20.02.2016 tarihinde mağdura ait olan bağ evine geceleyin saat 23.30 sıralarında balkon kapısının kilidini kırmak suretiyle girdikleri ve içeriden 1 adet Sony marka televizyon, 1 adet Stihl marka ağaç kesme motoru, 1 adet yeşil siyah renkli takım çantası, 1 adet ufo marka ısıtıcıyı çaldıkları ve daha sonra çaldıkları malzemeleri jandarma görevlilerine teslim ederek mağdura iadesini sağladıkları, sanıkların ikrarları ile de üzerlerine atılı suçun sabit olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
2.Yapılan araştırma sonucu eylemi sanıkların gerçekleştirdiği anlaşılmış, hırsızlıkta kullanılan araç tespit edilerek aracı kullanan temyiz dışı sanık ...'a ulaşılmıştır. Zekeriya, hırsızlık suçunu sanık ile birlikte gerçekleştirdiklerini beyan etmiştir. Sanık da aşamalardaki ifadelerinde suçlamayı kabul etmiştir.
3.Mağdur çalınan eşyaların kendisine teslim edildiğini ve zararının olmadığını beyan etmiştir.
4.Olay yeri inceleme raporu, olay araştırma, yakalama, rızaen teslim ve muhafaza altına alma tutağı ile sanığın nüfus ve adli sicil kaydı dosya arasına alınmıştır. IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Sanık Hakkında Hırsızlık ve Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 5237 sayılı TCK'nın 53.
maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A.
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle; sanık hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, REDDİNE,
B. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 4.
Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/205 Esas, 2016/230 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazının reddiyle hükümlerin, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.