Esas No
E. 2021/8404
Karar No
K. 2023/1299
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2021/8404 E.  ,  2023/1299 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/704 E., 2016/501 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sanık hakkında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.11.2015 tarihli ve 2014/19307 soruşturma numaralı iddianame ile; şikâyetçinin işyerinden gündüz vakti cep telefonu çaldığından bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 53/1 maddeleri uyarınca hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2015/704 Esas, 2016/501 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayıl Kanun’un 142/1-b, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları uygulanmasına ve cezanın infazının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz nedenleri, bilirkişi raporunu ve CD inceleme tutanağını kabul etmediği, imza ve yazı örneklerinin yeniden incelenmesi gerektiği, atılı suçu işlemediği ve kararın yeniden incelenmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR:

Olay günü gündüz saat 14.00 sıralarında katılanın işyerine müşteri olarak gelen sanığın iki adet tablo beğendiği ve katılana paket yapmasını söylediği, katılanın işyerinin arka tarafında paket işi ile uğraşırken sanığın iş yeri içerisinde açıkta duran sanığa ait cep telefonunu alarak işyerinden ayrıldığı, işyerinin yan tarafında bulunan güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 06.06.2016 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre görüntülerdeki şahsın mümkün derece sanık olduğu şeklindeki tespit ve katılanın olay failinin sanığa benzediğine dair beyanları, soruşturma aşamasında yapılan teşhise dair tutanaklar, söz konusu cep telefonunun satışı sırasında yazılan yazıların sanığın eli ürünü olduğuna dair bilirkişi raporu da nazara alındığında, sanığın atılı suçu işlemediğine dair kendisini cezadan kurtarmaya yönelik hayatın olağan akışına uymayan savunmalarına itibar edilmeyerek cezalandırıldığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2015/704 Esas, 2016/501 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog