2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/8517 E. , 2023/1185 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2015 tarihli ve 2015/22686 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında şikâyetçinin cep telefonunu evinden aldığı, daha sonra da ikinci el telefon işi yapan tanık Saddam Çelik'e satmak istediği, tanığın telefonun çalıntı olduğunu sanığa söylemesi üzerine sanığın şikâyetçinin babasını arayarak yerini söyleyip, telefonu iade ettiğinden bahisle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 168/1, 62, 51 ve 53. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/745 Esas, 2016/387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 168/1, 62, 51 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 20 gün erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... 21.06.2016 tarihli temyiz dilekçesinde, kararı temyiz etmek istediğini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihi olan 12.08.2015’te gündüz vakti sayılan 11.25 sıralarında şikâyetçinin uzaktan akrabası olduğu için evlerinde kalan sanığın 3.432,00 TL değerindeki Iphone 6 Plus model cep telefonunu alıp, ikinci el telefon işi yapan tanık Saddam Çelik’e satmak istediği, ancak tanığın telefonun çalıntı olduğunu sanığa söylemesi üzerine sanığın şikâyetçinin babasını arayıp, bulunduğu yeri de söyleyerek telefonu iade edip, aşamalarda suçlamayı da kabul ettiği, bu sebeplerle mahkemece sanığın hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verildiği belirlenmiştir.
2.12.08.2015 tarihli Yakalama ve aynı tarihli Teslim Tesellüm Tutanakları dosya içerisinde mevcuttur. IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanığın uzaktan akrabası olan şikâyetçinin evinde kaldığı sırada şikâyetçiye ait olan cep telefonunu alıp, ikinci el telefon işi yapan tanığa satmaya çalışırken, tanığın suça konu cep telefonunun çalıntı olduğunu söylemesi üzerine şikâyetçinin babasını arayıp, cep telefonunun kendisinde olduğunu ve yerini de söyleyerek iadeyi sağladığı ve suçunu da tüm aşamalarda ikrar etmesi sebebiyle hırsızlık suçundan hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/745 Esas, 2016/387 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.