Esas No
E. 2012/12
Karar No
K. 2013/25485
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2012/12 E.  ,  2013/25485 K.

"İçtihat Metni"Tebliğname No : 4 - 2009/266448

MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Mahkemesi

TARİHİ : 25/12/2008

NUMARASI : 2008/560 (E) ve 2008/1016 (K)

SUÇ: Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yokluğunda verilen 25.12.2008 tarihli mahkumiyet kararının, sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde bildirdiği adresine çıkartılan tebligatın, sanığın tanınmadığı gerekçesi ile iade edilmesi üzerine, daha önce usulüne uygun herhangi bir tebligat yapılmamış olan aynı adreste Tebligat Kanununun 35. maddesi gereğince 25.09.2009 tarihinde yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olması nedeniyle, sanığın 03.09.2010 tarihli dilekçe ile yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir. Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,

2.5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az, 3 yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir, bu sürenin alt sınırı mahkum olunan ceza süresinden az olamaz. Hapis cezasının ertelemesinin yasal sonucu olmasından dolayı zorunlu olarak hükmedilmesi gereken “denetim süresine” ilişkin hatalar “aleyhe değiştirme yasağına” konu oluşturmaz. Somut olayda, hapis cezası ertelenen sanık hakkında 1 yıl 18 gün hapis cezasına hükmedildiği halde, denetim süresinin bu süreden az olacak şekilde 1 yıl olarak belirlenmesi,

3.Sanık hakkında hükmolunan ve ertelenen hapis cezasının kısa süreli olmaması karşısında; hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53/3 maddesi de nazara alınarak aynı Kanunun 53/1.maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 05/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog