Esas No
E. 2013/2166
Karar No
K. 2013/4751
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

1. Ceza Dairesi         2013/2166 E.  ,  2013/4751 K.

"İçtihat Metni"(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Kasten adam öldürme ve nitelikli yağma suçlarından sanık ...’nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-h, 149/1-a-h maddeleri gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 13 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nin 06/01/2011 tarihli ve 2010/266 Esas, 2011/4 sayılı kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24/11/2011 tarihli ve 2011/4729 Esas, 2011/6925 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesini müteakiben sanık ve müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebini inceleyen aynı mahkemenin 16/03/2012 tarihli ve 2012/235 değişik iş sayılı kararı ile istemin reddine dair karara yönelik itirazı değerlendiren Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/03/2012 tarihli ve 2012/237 değişik iş sayılı kararı ile itirazı yerinde bulmayarak reddine karar verildiği belirtilerek;

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16/03/2012 tarihli kararında, sanık müdafii tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde ileri sürülen hususların kovuşturma aşamasında dile getirilmediği, olay tarihinden yaklaşık 6 yıl sonra bildirilen tanığın beyanının esasa etkili görülemeyeceği, bu nedenle yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmişse de, sanığın babası ... ...nin 03/01/2012 havale tarihli dilekçesinde dile getirdiği, ... adli kişinin maktulün cesedi başında bir erkek bir kadın gördüğünü beyan etmesi ve ... isimli kişinin daha önce ifadesine başvurulmamış olması karşısında, maktulün cebindeki paraların sanık tarafından alınmadığı yönündeki savunmalar bakımından 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesi kapsamında yapılacak yeni değerlendirme sonucunda ortaya çıkacak delillerin sanık lehine kabule değer olabileceği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı vurgusuyla; Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 09/04/2013 gün ve 22950 sayılı istemlerine dayanılarak, anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi gereğince Kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19/04/2013 gün ve 2013/131878 sayılı tebliğnamesine bağlı dosya Dairemize gönderilmekle okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:

Uyuşmazlık, kovuşturma aşamasında dile getirilmeyen, olay tarihinden yaklaşık 6 yıl sonra bildirilen tanık ... adli kişinin beyanının yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi yönünden değerlendirmeye esas alınıp alınmayacağı hususunda toplanmaktadır. II-Hukuksal Değerlendirme: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311/1 maddesinde kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış davanın hangi hallerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülebileceğini belirtmiştir. Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri başlıklı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311/1. maddesine göre; a-Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa, b-Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa, c-Hükme katılmış olan hakimlerden biri hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkumiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise, d-Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise, e-Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte gözönüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkum edilmesini gerektirecek nitelikte olursa, f-Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu halde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir. Söz konusu yasal düzenleme ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanık müdafii tarafından ileri sürülen yargılamanın yenilenmesi talebine mesnet teşkil eden husus yukarıda yasa maddesinde belirtilen durumlar karşısında değerlendirmeye esas alınamayacağının yanı sıra; suç tarihinden itibaren yaklaşık 6 yıl geçmiş olması, bu süre zarfında gerek soruşturma ve gerekse kovuşturma evresinde bahsedilen hususun dile getirilmemiş olması, soruşturma ve kovuşturma aşamasında delillerin hukuka uygun bir şekilde toplanıp, gözden geçirilip değerlendirilerek takdir edilmiş olması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde hükümlü ve müdafiinin yargılanmanın yenilenmesi taleplerinin kabule değer ve inandırıcı olmadığı izahtan varestedir.

Bu itibarla sanık ve müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16/03/2012 tarihli ve 2012/235 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazı değerlendirerek reddine karar veren Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29/03/2012 tarihli ve 2012/327 değişik iş sayılı kararı isabetli görüldüğünden,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sözü edilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması talebine yönelik isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III-Sonuç ve Karar: Yukarıda sunulan gerekçeler doğrultusunda;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi yerinde görülmediğinden (REDDİNE), Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na (TEVDİİNE), 04/07/2013 oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.