Esas No
E. 2022/34924
Karar No
K. 2023/1026
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/34924 E.  ,  2023/1026 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/1818-2021/707
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2019/26 Esas, 2019/226 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 ncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2019/1818 Esas, 2021/707 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine yönelik hüküm kurulmuştur.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.08.2022 tarihli ve eksik araştırma sebebiyle bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafi temyiz dilekçesinde özetle;

Müvekkilinin terör örgütüne yardım suçundan yargılandığına, yardım kastının olduğuna dair hiçbir somut delil olmamasına rağmen tanık beyanına dayanarak cezaya hükmedildiğine, A. C.'nin beyanının duyduğunu söyleyen tanık niteliğinde olduğuna, G. D.'nin mahkeme huzuruna getirtilip dinlenmediğine, banka hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyetine ilişkin olduğuna, kararın bozulmasına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın doktor olmasına rağmen giriş tarihi 23.05.2013, ayrılış tarihi 01.02.2016 olan ve 667 sayılı KHK ile kapatılan örgüt bağlantılı Gelişen Sanayici ve İş Adamları Derneğinde üyelik kaydının olduğu, sanığın oğlunun örgüte ait Mevlana Üniversitesinde, ve kızının ise Özel Aliye ... Ortaokulunda öğrenim gördüğü anlaşılmış, sanığın Bank ... A.Ş' de 17-25 Aralık 2013'ten önce açılmış hesabının bulunduğu ve 17-25 Aralık 2013'ten sonra örgüt elebaşının talimatı ile bakiye artırımına gidildiği, hesap hareketlerinde örgütsel talimatla hareket ettiğini gösterir 14.01.2014 tarihinde 10.000 TL para girişinin olması ve bu tarihten sonra mevduat artışına gidildiği tespit edilmiş, mahkememizce dinlenen tanık A. C. beyanından sanığın doktor grubuna dahil olan örgütsel anlamdaki ablalardan olduğu anlaşılmış, tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisine dahil olduğu, örgüt adına hareket ederek faaliyetlerde bulunduğu, bu şekilde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği belirtilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; sanığın çocuklarını örgütle iltisaklı okula göndermesinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilerek yapılan incelemede; Ayrıntıları Dairemizin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;

Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi daihilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)

Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.

28.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;

Herhangi bir örgütsel kod adı kullandığı ve örgütsel iletişim ağına dahil olduğu tespit edilemeyen, Bank Asyada bulunan hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyeti olduğu tespit edilen sanık hakkında, mahkeme kabulüne esas alınan tanık A. C.'nin beyanında ''G. D. isimli şahısla sanığın iş yerine ziyaret amacıyla gittiklerini, ancak kendisinin içeri girmediğini, G. D.'nin 10-15 dakika kadar kalıp çıktıktan sonra G. D.'nin kendisine sanığın kendi sohbet grubuna gelen ablalardan olduğunu söylediğini'' beyan etmesi karşısında, öncelikle G. D. hakkında herhangi bir soruşturma/kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise onaylı bir örneğinin dosyaya getirtilmesi, sanıkla ilgili bir beyanın olup olmadığının belirlenmesi, ayrıca G. D.'nin sanık hakkında beyanlarının alınması amacıyla mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmesinin sağlanarak sanık ve müdafiine soru sorma hakkı tanınması, yine UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık ile ilgili araştırma yapılarak herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı var ise getirtilmesi, gerekirse tanık olarak dinlenmelerinin sağlanarak duruşmada sanık ve müdafiine okunup CMK 217 nci maddesi uyarınca diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma sonucunda mahkumiyetine yönelik hüküm kurulması hukuka aykırı olduğu görülmekle tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak olunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2019/1818 Esas, 2021/707 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog