2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2012/30477 E. , 2013/28970 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2010/238043
MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/07/2010
NUMARASI : 2010/222 (E) ve 2010/775 (K)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK.un 245/1 maddesinde hapis cezası yanında öngörülen adli para cezasına hükmolunmaması ve mağdurun kredi kartı ile iki kez işlem yapılması nedeniyle sanık hakkında TCK.un 43/1 maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Genel Soruşturma Bürosunun 01.07.2010 tarihli yazısında iddianamede anlatılan eylemle ilgili olarak sanıkla birlikte hareket ettiği düşünülen şahıslar hakkındaki soruşturmanın 2010/40999 hazırlık numarası ile devam ettiğinin bildirilmesi, hükümden sonra İ..Y.. tarafından aynı eylemle ilgili sanığın suç ortakları olarak M.. Y.. ve C.. K.. hakkında suç duyurusunda bulunulduğunun anlaşılması karşısında; aynı eylem nedeniyle M.. Y.. ve C.. K.. hakkında dava açılıp açılmadığı ve 2010/40999 sayılı soruşturma dosyasının akıbeti araştırılarak aynı eylem nedeniyle açılmış bir dava varsa ve olanaklı ise birleştirilmeleri, birleştirilemiyorsa dava dosyası getirtilip incelendikten sonra ve mağdurun soruşturma aşamasında 26.02.2010 tarihli ifadesinde polis olduğunu belirten şahıslardan birinin cebindeki evrakları ve kimliğini istediğini kendisinin de cebindeki kağıtları ve kimliğini verdiğini söylemesine rağmen kovuşturma evresindeki beyanında polis olduğunu ifade eden “duvar dibinde üst araması yapacağız" diye arama yaptıklarını söyleyerek kendisinin kimliğini ve cebindeki kağıtları verdiğinden bahsetmemesi karşısında, beyanları arasındaki çelişki giderilerek suça konu kredi kartının elde veya üstte bulunduğu sırada alınıp alınmadığı ya da resmi sıfat takınan kimliği belirlenemeyen diğer sanıkların istemesi üzerine kimliği ile birlikte verdiği evraklar arasında olup olmadığı açıklığa kavuşturulup, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Kabule göre; 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.