12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/7466 E. , 2023/1172 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.
Davacı vekili 28.02.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; kurmay subay olan müvekkilinin suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olmak, açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etmek suçundan yargılandığı, 02.07.2012 tarihinde gözaltına alındığını, 04.07.2012 tarihinde serbest bırakıldığını, evinde ve arabasına arama yapıldığı, el koyma tedbiri uygulandığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, haksız gözaltı arama, makul sürede yargılanmama gerekçeleri ile müvekkili lehine 206.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 14.04.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yetki, süre vb. Dava açma ön şartlarını taşıyıp taşımadığı araştırılarak davanın usulden reddi gerektiğini, derdest dosya bulunup bulunmadığı ve mahsup yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davacı hakkında yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, usulsüz işlem ise yapılmış ise de işlemi yapan kişiye ihbarının yapılması gerektiğini, avukatlık masraflarının, emeklilik farkları, maddi zarar kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, fahiş başlangıç tarihinin karar tarihi olması gerektiğini, davacının nispi vekalet ücreti talebinin reddi gerektiğini, öne sürmüştür.
3.... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2017 tarihli ve 2017/128 Esas, 2017/337 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2018/1625 Esas, 2019/1147 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini, davalı vekilinin temyiz isteminin ise temyiz sınırı nedeniyle reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davacı vekilinin temyiz istemi; Avukatlık masraflarının maddi tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğine, 5271 sayılı Kanun 141 inci madde 3 üncü fıkrası gereği tazminata hükmedilmesi gerektiğine bu nedenle maddi tazminat talebinin kabul edilmesi ve hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.
2.Davalı vekilinin temyiz istemi; Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan ...
5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas, 2016/37 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının suç işlemek amacı ile kurulman örgüte üye olmak, açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etme suçundan yargılandığı, 02.07.2012 - 04.07.2012 tarihleri arasında gözaltında kaldığını, arama ve el koyma tedbiri uygulandığı, yapılan yargılama üzerine 26.02.2016 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.10.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında başkaca tazminat davası açılmadığını, mahsup bilgisine rastlanılmadığını, davacının maddi tazminat talepleri bakımından vekalet ücretinin, erken emekli olması nedeniyle emekli ikramiyesi farkı, maaş farkı, ikramiye farkının muhtemel zarar olacağından maddi tazminat talebinin reddine ve 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan ...
5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas, 2016/37 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının suç işlemek amacı ile kurulman örgüte üye olmak ve açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etme suçundan yargılandığı, 02.07.2012 - 04.07.2012 tarihleri arasında gözaltına kaldığını, yapılan yargılama üzerine 26.02.2016 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.10.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının 1.000,00 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan ret kararının verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi talebi yönünden;
Yargıtay İçtihatı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihatı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacının 5271 sayılı Kanun 141 inci maddesi ve 3 üncü fıkrası gereğince de tazminat verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiş ve hükmedilen tazminat miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2018/1625 Esas, 2019/1147 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2018/1625 Esas, 2019/1147 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.