Esas No
E. 2021/16373
Karar No
K. 2023/1206
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2021/16373 E.  ,  2023/1206 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/142 E., 2019/603 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2017/437 Esas, 2018/544 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun ) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2019/142 Esas, 2019/603 sayılı Kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın istikrarlı şekilde anlatımda bulunduğuna; görüşme içeriklerinin tespit edilmesi gerektiğine; sanığın ismini verdiği kişinin sanığı arayarak taciz ettiğine; sanığın örgütle ilgili toplantılara katılmadığına; sanık lehine olan tanık beyanlarının dikkate alınmadığına; sanığın yargısal nitelikli Anayasal haklarının ihlal edildiğine; sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına; sanığın örgüt hiyerarşisinde yer almadığına; HTS kayıtlarının delil olarak kabul edilemeyeceğine, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın asker kişilerden olduğu, Balıkesir'de bulunan ankesörlü telefonlardan kendisi gibi asker olan diğer kişilerle ardışık olarak aranmak sureti ile örgütün gizlilik politikasının gereklerine uygun olarak hareket ettiği bu suretle üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilmiş;

Sanık, hakkında soruşturma başlatıldıktan sonra, sivil imam olan örgüt mensubu 1 kişiyi teşhis etmesi ve yargılama aşamasındaki samimi bulunan beyanlarına göre sohbet toplantıları hakkında ayrıntılı bilgi vererek FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün işleyişinin ve örgütün yapısının anlaşılıp çözülmesine fayda sağladığı kabul edilerek, sanığın aldığı cezadan 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereği 1/2 oranında etkin pişmanlık indirimi uygulanarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, etkin pişmanlık nedeniyle TCK'nın 221/4 üncü maddesinin uygulanmasına karar verilen sanık hakkında aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanuna aykırı olup, bu husus kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün etkin pişmanlık indirimi öngören mahsus bölümüne, “TCK’nın 221/5 inci maddesi uyarınca sanığın 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmaması kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceğinden, anılan maddenin infaz aşamasında tatbik edilmesi mümkün görülmüş; sanığın aşamalarda verdiği savunma ve ifadelerinde, örgüte katılışı, örgüt tarafından gizliliği sağlamak için kullanılan haberleşme araçları, örgüt mensupları ve faaliyetleri hakkında konumuna uygun olarak samimi şekilde beyanda bulunmadığı, ifadelerinde geçen ve teşhis ettiği tek kişi olan M. İ. S. isimli şahıs ile de örgütsel amaçla bir araya gelmediklerini, adı geçen kişinin kendisi ile görüşmek için ısrar etmesi nedeniyle gönülsüz olarak ve örgütsel faaliyet yapmadan bir defaya mahsus kendi evinde görüştüklerini beyan etmesi karşısında, etkin pişmanlığı düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gözetilmeden eksik ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle indirim yapılmasına yönelik hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

b)Sanık hakkındaki dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, hükümden sonra dosyaya giren ve sanığın örgüt içinde askeri mahrem imam ile örgütsel görüşmeler yaptığına ilişkin beyanlar içeren şüpheli T. K.’ya ait ifade ve teşhis tutanaklarının duruşmada okunmadan karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.

c)Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin 13.11.2019 tarihli 2018/5526 – 2019/6842 sayılı Kararında detayları belirtildiği şekilde örgütün iletişim yöntemi olduğu kabul edilen ardışık arama ve ankesörlü telefon ile haberleşme yöntemlerince sanığın örgütün mahrem imamları tarafından ardışık, periyodik ve tekil yöntemlerle arandığı gözetilerek sanığın örgütün hiyerarşik yapısına girerek silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkındaki hükümde, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapılması, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlenmesi, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilenmesi, özleri değiştirilmeksizin tartışılması, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırılması, eylemin doğru olarak nitelendirilmesi ve kanunda öngörülen suç tipine uyması, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulanması, sanığın da mahkeme huzurunda kabul etmiş olduğu telefon numarasının örgütün hiyerarşik yapısının içinde olduğunu gösterir bir şekilde ankesör aramalarında ardışık, periyodik ve tekil olmak üzere örgütün şifreli haberleşme yöntemine uygun olarak arandığı ve aranan kişilerle aynı rütbe, makam, sınıf olarak denk olduğu ve bu durumun tanık anlatımları ile uyumlu olması nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2019/142 Esas, 2019/603 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog