Esas No
E. 2022/7660
Karar No
K. 2023/1547
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2022/7660 E.  ,  2023/1547 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ: Taksirle Yaralama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1....

3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22/10/2019 tarihli ve 2019/218 Esas, 2019/570 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 9.100,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 3 ay süre ile geri alınmasına ve sanık hakkında aynı suça ilişkin olarak esas mahkemenin 25/10/2018 tarih, 2018/504 Esas, 2018/801 Karar sayılı ilamıyla trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçundan verilen 4.000,00TL adli para cezasının, eylemin tek eylem olması ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasını gerektirdiğinden son cezadan mahsubuna karar verilmiştir.

2.... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 21/12/2021 tarihli ve 2019/5815 Esas, 2021/3359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması ile yeniden yapılan yargılama sonucu, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve sanık hakkında ...

3.Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2018 tarih, 2018/504 Esas ve 2018/801 Karar sayılı kararı ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen ve kesinleşen 4.000,00TL adli para cezasına ilişkin ilamın kararın daha önceden kesinleşmesi sebebiyle ancak olağanüstü kanun yoluna gidilebileceği anlaşıldığından mahsubuna yer olmadığına, karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15/09/2022 tarihli ve 2020/2022/25473 sayılı, temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz nedenleri;

1.Eksik araştırma sonucu kusur tayini yapılması suretiyle sanığın asli ve tam kusurlu bulunmasının hukuka aykırı olduğuna,

2.Diğer temyiz nedenlerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan 48 HE 567 plakalı aracı ile İnönü Bulvarı üzerinde Şehir Merkezi istikametinden Ovacık Kavşağı istikametine doğru seyir halindeyken Muzaffer Dontlu Caddesi Kavşağına geldiği sırada sola manevra yapacağı esnada katılan ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ve katılan ...'un yolcusu olduğu 48 EB 257 plakalı araçla çarpışması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, kaza neticesinde alınan kati raporlara göre katılanlar ... ve ...'un basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücutlarındaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi ağır olacak şekilde yaralandıkları, belirtilmiştir.

2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, olay günü alkollü vaziyette ... sürerken, sola dönüş yapmak için sinyalini vererek dönüş yaptığı esnada kaza mahallinde bulunan zakkum ve turunç ağaçlarından dolayı karşıdan gelen motosikleti göremediğinden yola çıktığını ve çarpışma neticesinde bu kazanın meydana geldiğini, olayda kendisinin kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir.

3.Katılanlar şikayetçi olduklarını ve davaya katılma taleplerinin bulunduğunu beyan etmekle haklarında katılma kararı verilmiş olup katılan sürücü Rasık Yaşan İnce kavşaktan geçişi esnasında, kontrolsüz şekilde sola dönüş manevrası yapan sanığın eylemi nedeni ile kazanın gerçekleştiğini, beyan etmiştir.

4.Kaza tespit tutanağında; kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/saat olduğu, gündüz vakti, havanın açık, zeminin kuru, olay mahalli yolun düz, eğimsiz olduğu, kazanın oluşumunda sanık sürücünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun'un (2918 sayılı Kanun) 57/1-a maddesinde düzenlenen kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak ve ilk geçiş hakkı olan araçlara öncelik vermemek kuralını ihlal ettiği, bildirilmiştir.

5.Dosyada mevcut bulunun ve soruşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 08/10/2018 tarihli tarihli bilirkişi raporunda; sanığın, 2918 sayılı Kanun'un 53/1-b maddesinde düzenlenen sola dönüşte sürücüler; sola dönüş işareti vermeye, hızını azaltmaya, gideceği yolun gidişe ayrılan kısmının soluna yaklaşmaya, dönüşü başlamadan, sağdan gelen taşıtlara ilk geçiş hakkını vermeye mecburdurlar hükmünü, karayolları trafik yönetmeliğinin 109. maddesinin b.bendinin 8.fıkrasında belirtilen dönüş yapan sürücüler, doğru geçmekte olan araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar hükmünü ve 2918 sayılı Kanun'un 84/1-f maddesinde düzenlenen asli sürücü kusurlardan "doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma" hükmünü ihlal etmesi nedeni ile meydana gelen kazada sanığın asli ve tam kusurlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.

6.Kaza sonrası kolluk ekibince alkolmetre ile yapılan ölçüm sonucu sanığın 2.0 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.

7.Katılanlar ... ve ... için yaralanmalarına ilişkin olarak Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesince düzenlenen 27/08/2018 ve 15/08/2018 tarihli raporlarda, yaralanmalarının hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kırığın hayati fonksiyonlara etkisi ağır derece olacak nitelikte olduğu, belirtilmiştir.

8.Sanık ...'na ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

1.Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan aracı ile İnönü Bulvarı üzerinde Şehir Merkezi istikametinden Ovacık Kavşağı istikametine doğru seyir halindeyken Muzaffer Dontlu Caddesi Kavşağına geldiği sırada katılan ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ve katılan ...'un yolcusu olduğu motorsikletle çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ... ve ...'un basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücutlarındaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi ağır olacak şekilde yaralandıkları, kaza sonrası yapılan alkolmetre ölçümünde sanığın 2.0 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, sanığın kazanın oluşumuna sola dönüş ve doğrultu değiştirme kurallarına aykırı hareket etmesi sebebiyet verdiği ve sanığın kazanın oluşmasında asli ve tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı, belirtilmiştir.

2.Dosya içerisinde mevcut, istinaf aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 20/04/2021 tarihli, İTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı, Karayolları ve Trafik öğretim üyelerinden oluşan heyet raporunda, 2918 sayılı Kanun'un 53/1-b maddesinde düzenlenen sola dönüşte sürücüler; sola dönüş işareti vermeye, hızını azaltmaya, gideceği yolun gidişe ayrılan kısmının soluna yaklaşmaya, dönüşü başlamadan, sağdan gelen taşıtlara ilk geçiş hakkını vermeye mecburdurlar hükmünü, karayolları trafik yönetmeliğinin 109.maddesinin b.bendinin 8.fıkrasında belirtilen dönüş yapan sürücüler, doğru geçmekte olan araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar hükmünü ve 2918 sayılı Kanun'un 84/1-f maddesinde düzenlenen asli sürücü kusurlardan "doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma" hükmünü ihlal etmesi nedeni ile meydana gelen kazada sanığın asli ve tam kusurlu, katılan sürücü ...'nin ise meydana gelen kazada kural ihlalinin ve kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.

3.Duruşma açılarak, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, katılanların yaralanma dereceleri dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine ve kaza anında alkollü ... kullanmasından dolayı bilinçli taksir koşulları oluştuğuna karar verilerek ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22/10/2019 tarihli ve 2019/218 Esas, 2019/570 Karar sayılı kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE

Bölge Adliye Mahkemesi kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

1.Eksik araştırma sonucu kusur tayini yapılması suretiyle sanığın asli ve tam kusurlu bulunmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Olay ve olgular bölümünde yer verilen ve oluşa uygun bulunan kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporları doğrultusunda asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilen sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve sanık hakkında ...

3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/10/2018 tarih, 2018/504 Esas ve 2018/801 Karar sayılı kararı ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen ve kesinleşen 4.000,00TL adli para cezasına ilişkin ilamın kararın daha önceden kesinleşmesi sebebiyle ancak olağanüstü kanun yoluna gidilebileceği anlaşıldığından mahsubuna yer olmadığına, karar verilmesine ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

2.Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 14.Ceza Dairesinin, 21/12/2021 tarihli ve 2019/5815 Esas, 2021/3359 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog