Esas No
E. 2021/7747
Karar No
K. 2023/1388
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2021/7747 E.  ,  2023/1388 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİCeza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.

Davacı vekili 06.02.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında kasten öldürme suçundan 25.09.2006 - 11.07.2011 tarihleri arasında haksız olarak tutuklu kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 250.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

2.

Davalı vekili 13.02.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın kanunda öngörülen koşullar oluşmadığından ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini talep ederiz. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Faiz başlangıç tarihi ancak dava tarihi olabilir, bunun dışındaki taleplerin reddi gerekir. Aynı konu ve nedene dayalı başka bir dava açılıp açılmadığı, davacının davaya muvafakatinin olup olmadığı araştırılmalıdır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2018 tarihli ve 2018/91 Esas, 2018/418 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2018/3778 Esas, 2019/1483 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.10.2021 tarihli ve 2019/79766 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Davacı vekilinin temyiz istemi;

hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının azlığına, ilişkindir.

B. Davalı vekilinin temyiz istemi;

davanın süresinde açılmadığından reddedilmesi gerektiğine, davacının uğradığı maddi zararı ispatlatacak somut deliller bulunmamasına rağmen davacı lehine maddi tazminata hükmedilmesine, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazlalığına, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Yapılan incelemede, davacının talebinin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/11 esas, 2017/135 karar sayılı dosyasından 25.09.2006 - 1.07.2011 tarihleri arasında tutuklulukta geçen süreye ilişkin olduğu, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/11 esas, 2017/135 karar sayılı ilamının incelenmesinde davacının kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 06.10.2017 tarihinde beraatine karar verildiği ve kararın 29.11.2017 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Davacı hakkında yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davacının herhangi bir işte çalışmadığı tespit edilmiş, hesaplama 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret üzerinden yapılmış, hesap uzmanı bilirkişiden maddi tazminat miktarına ilişkin rapor alınmış, davacının tutuklu kaldığı toplam 1750 günlük sürenin 203 günlük kısmının bir başka cezasından mahsup edilmesi nedeniyle, tüm tutukluluk süresinin dikkate alınması halinde uğramış olduğu maddi zararın 29.968,33 TL olduğu, mahsup edilen 203 günlük süre çıkarıldıktan sonra hesaplama yapıldığında, davacının maddi kaybının 27.314,14 TL olduğu, bilirkişi raporunda davacının maddi kaybına ilişkin yapılan hesaplamaların doğru olduğu kanaati hasıl olmakla, bilirkişi raporundaki, mahsup edilen süreler düşüldükten sonra hesaplanan miktar olan 27.314,14 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 25.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Manevi zarar talebi yönünden ise; davacının sosyal konumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklulukta geçirdiği süre ile manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamaması hususları birlikte değerlendirilerek, davacının tutuklulukta geçirdiği süreyle orantılı olarak yaşadığı elem ve üzüntünün bir nebze giderilmesi için hükmedilmesi gereken bir para olduğu da göz önüne alınarak talebin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 25.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/11 E., 2017/135 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 25.09.2006 - 11.07.2011 tarihleri arasında 1750 gün tutuklu kaldığı, bu sürenin 203 günlük kısmının bir başka cezasından mahsup edildiği, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 29.11.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;

Gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte; haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması amacıyla tutuklu kalınan sürenin bir kısmının mahsup edildiğinin tespiti halinde mahsup edilen kısım için de makul bir miktar maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması ve haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması amacıyla tutuklu kalınan sürenin bir kısmının mahsup edildiğinin tespiti halinde mahsup edilen kısım için de makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden;

Tazminat talebinin dayanağı olan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/11 E., 2017/135 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 25.09.2006 - 11.07.2011 tarihleri arasında 1750 gün tutuklu kaldığı, bu sürenin 203 günlük kısmının bir başka cezasından mahsup edildiği, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 29.11.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak, takdir edilen manevi tazminat miktarının fazla olmadığı anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2018/3778 Esas, 2019/1483 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog