Esas No
E. 2011/38576
Karar No
K. 2013/26444
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2011/38576 E.  ,  2013/26444 K.

"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2009/211915

MAHKEMESİ : İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesi

TARİHİ : 17/04/2009

NUMARASI : 2007/2264 (E) ve 2009/505 (K)

SUÇ: Hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Sanık müdafiinin temyiz isteminin hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.) Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.

Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği TCY’nın 125/1.maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,

2.) Suç için, yasada kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza ( hapis cezası ) ve para cezası seçenekli olarak öngörülmüş olup da, mahkemece özgürlüğü bağlayıcı cezaya (hapis cezasına) hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez. ( Yeni TCY. M. 50/2) Bu durumda yasada yalnızca adli para cezasına çevrilemeyeceği belirtildiği için, önlemlere çevrilebilir.

TCY'nın 125/3-a maddesindeki suç tanımında hapis cezası ile adli para cezası seçenekli olarak öngörülmüştür. Mahkemece hapis cezasına hükmedilmesine karşın, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi suretiyle aynı Yasanın 50/2. maddesine aykırı davranılması,

3.) Katılanın kendisine hakaret ettiğini savunan sanık hakkında TCY’nın 129/3.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,

4.) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.06.2008 tarih,2008/2-149 esas, 2008/163 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedenini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 5.fıkrasının son cümlesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edeceğinden, 5237 sayılı TCY’nın 50/1.maddesindeki kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin düzenlemelere göre sanığın daha lehine olduğu gözetilmeden, “verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın tedbire çevrildiği” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesinin yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 326/son. maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.