1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/10345 E. , 2023/2948 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere suç vasfına yönelik aleyhe temyiz edildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/162 Esas, 2019/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2019/1408 Esas, 2020/1431 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.10.2022 tarihli ve 2021/16488 sayılı, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak belirlenmesi gerektiğine ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın kız kardeşinin, mağdurun erkek kardeşi tarafından kaçırılması olayı nedeniyle sanık ile mağdur arasında husumet bulunduğu, olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki araç ile yanında tanık N.U ile birlikte Güzeltepe Köyü içerisinde seyir halinde iken mağdur ile karşılaştığı, mağdurun sanığın aracının ön camına vurmak üzere hamle yapması üzerine sanığın sevk ve idaresindeki araç ile mağdura çarptığı, mağdurun yere düştüğü, akabinde sanığın aracından indiği, mağdur ile sanığın tartışmaya başladıkları, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, bunun üzerine sanığın aracının torpido gözünden olaydan sonra ele geçirilemeyen bıçağı alarak mağdura saldırdığı, mağdurun aldığı bıçak darbeleri sonrasında kaçmaya başladığı, sanığın mağduru kovaladığı ve mağdurun tanık S.K'nin evine girdiği, sanığın da eylemine kendiliğinden son vererek olay yerinden uzaklaştığı, mağdurun sanığın eylemi nedeniyle basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2.Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen;
a)Muş Devlet Hastanesinin, 14.08.2017 tarihli ve 17106710 işlem numaralı taburculuk özet formunda (epikriz); "...sağ boyunda oksipital alana uzanan düzgün kenarlı yaklaşık 5 cm lik kesi mevcut bu kesi yerinden aktif kanama olduğu gözlendi. Kalp damar cerrahisi tarafından hemostaz sağlanıp sütüre edildi....occipital bölgede vertebral artere ulaşmayan yarası var...Lokala anestezi ile occipital bölgede kanayan 2 aretr bağlandı. Cilt cilt altı anatomikl planda kapatıldı." görüşü ve iki adet eritrosit süspansiyonu ile bir adet taze donmuş plazma verilerek kanayan küçük arter, ven bağlanması hizmetlerinin gerçekleştiği,
b)Muş Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 09.11.2018 tarihli ve 2018/1072 sayılı raporunda; "...kişinin 6 (altı) defa kesici delici aletle yaralandığı, bu yaralanmaların hiçbirisinin hayati tehlike oluşturmadığını, vücudun bütün bölgelerinde oluşan cilt-cilt altını ilgilendiren yara boyutunun 20 cm'yi geçtiği göz önüne alındığında; Basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği..." Görüşü bildirilmiştir.
3.Sanık savunması, mağdurun ve tanıkların beyanları, yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu, sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği, Adli emanetin 2017/1105 sırasında kayıtlı emanet eşyaları hakkında mahallinde karar verilebileceğine dair eleştiride bulunulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının; suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak belirlenmesi gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
a)Sanık ile mağdur arasında kız kaçırma meselesi nedeniyle husumet bulunması, sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı bentte belirtilen yara yerleri ve nitelikleri, suçta kullanılan aletin elverişliliği, sanığın koşarken yere düşen mağdurun baş bölgesine hedef alarak vurması, yaralanan mağduru elinde bıçakla kovalaması, mağdurun sanığın elinden kurtularak köyde bulunan bir konuta girmesi, konutun kapısını kilitlemesi, sanığın konuta girememesi üzerine eylemini tamamlayamaması, damar yaralanması nedeniyle çok fazla kan kaybeden mağdurun acil müdahale edilerek tedavi olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
b)5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, "Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçen veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır". Bu düzenleme gereğince eylemin kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirildiği hallerde sanık ölüm neticesinin gerçekleşmesini kendi çabasıyla engeller ise tamam olan kasten yaralama suçundan cezalandırılmalıdır. Dosya kapsamına göre; sanığın savunmasında ağabeyi olan tanık ...'i arayarak ambulans çağırmasını istediğini söylemesi, tanık ...'in sanığın savunmasını doğrulaması, mağdurun da yargılama aşamasında sanığın ambulans çağrılmasını söylediğini belirtmesi karşısında, 112 acil servisine ilişkin kayıtlar denetime imkan verecek şekilde dosyaya getirtilerek, aramanın kim tarafından gerçekleştirildiğinin ve sanığın yönlendirmesinin olup olmadığının tespit edilmesi sonucuna göre kasten öldürmeye teşebbüs eylemini gerçekleştiren sanığın hukukî durumunun 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi bakımından tayin ve takdîri gerekirken eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Sanık savunmalarının olayın tek tanığı olan N.U. tarafından doğrulanmaması karşısında, mağdurdan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, ilk haksız davranışın mağdura araç ile kasten çarpan sanık tarafından gerçekleştirildiği gözetilmeksizin, yerinde olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (1-a-b) ve (2) numaralı bentlerde açıklandığı üzere eksik kovuşturma yapılması, suç vasfının hatalı belirlenmesi ve şartları oluşmadığı halde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini nedenleriyle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2019/1408 Esas, 2020/1431 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.