Esas No
E. 2022/144
Karar No
K. 2023/10908
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2022/144 E.  ,  2023/10908 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/70056 soruşturma numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun)149/1-a-d-h, 31/3, 5395 Sayılı Kanun'un 5 ve 7. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarih, 2018/176 Esas ve 2019/10 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-d-h, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.03.2019 tarihli ve 2019/671 Esas, 2019/604 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk, müdafiinin, katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri,

1.Suça sürüklenen çocuğun yağma suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin olayda göz ardı edildiğine,

2.Yağma suçunun unsurları oluşmadığına,

3.İşlenen suçun hırsızlık suçu olup mahkeme suçun hukuki nitelendirmesi hususunda hataya düşüldüğüne,

4.Çalınan eşyanın 150,00 TL değerindeki bir telefon olduğunu, malın değerinin azlığı ile ilgili kanun maddesinin uygulanmadığına,

5.Lehe olan kanun hükümlerini dikkate alınmadığına,

6.Etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmediğine,

7.Olaya ... şahit olan Ahmet Aliytu'nun olayın yaşandığı tarihte henüz 7 yaşında olduğunu, olayları anlayıp kavrama da yetişkin bir insan gibi davranması söz konusu bile olmadığına, Suça Sürüklenen Çocuğun Temyiz Sebepleri, Hükmü temyiz etme iradesine, İlişkindir. Mağdur Vekilinin Temyiz Sebepleri, Suçun unsurlarının oluştuğuna, dosya içeriğindeki deliller incelenmeden, eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulduğuna, kararın katılan lehine bozulmasına, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Suç tarihinde gece vakti suça sürüklenen çocuğun katılanın evine gittiği, evde mağdur ...'in bulunduğunu görmesi üzerine eve girince cebinden çıkarttığı bıçağı mağdurun boğazına tutarak mağdurdan evdeki para ve altınların yerini göstermesini istediği, mağdurun da katılanın beyanına göre evde bulunan 1.000,00 TL para ve 6.000,00 TL bedelindeki altınları sanığa verdiği, sanığın bir adet 150,00 TL değerindeki cep telefonu da alarak evden ayrıldığı, akabinde mağdurun durumu komşusu C.A.H.C Kelbun'a haber verdiği, onunda durumu mağdurun annesine haber verdiği, sanığın savunmasında katılanın kendisine 1.500,00 TL borcu olduğunu, borcun yarısının ödendiğini, diğer yarısının ödenmemesi üzerine evine giderek mağdurun elindeki cep telefonunu aldığını, borcun ödenmesi halinde cep telefonunu iade edeceğini söylediğini beyan etmiş ise de, sanık ile katılan arasında alacak verecek ilişkisi olduğuna dair herhangi bir delil olmadığı, mağdurun olayın hemen akabinde durumu komşusuna bildirmesi ve yardım istemesi karşısında sanığın savunmasının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğunun kabulü gerektiği, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2.Katılanın beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

3.Mağdurun aşamalarda özde değişmeyen beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.

4.Suça sürüklenen çocuğun beyanında"... benim müştekiden alacağım vardı, bu alacağımı istemeye gittim, ancak eve girmedim, mağdura telefonu getirmesini söyledim, o da telefonu getirdi, bende telefonu alarak gittim, dedi " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

5.Tanıklar R.E.H.H.'ın, C.A.H.K.'un beyanları dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden

1.Suç Vasfında Hataya Düşüldüğüne, Suçun Unsurlarının Oluşmadığına, Delil Yetersizliğine Beraat Kararı Verilmesine, Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden, Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur. Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir. Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır. Cebir veya tehdit, ''yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır. Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır. Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.

Yağma suçları 5237 sayılı Kanun' un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun' un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince;

Mağdurun olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanı, suça sürüklenen çocuğun savunması ile Olay ve Olgular bölümünde gösterilen diğer deliller karşısında, suça sürüklenen çocuğun bıçağı mağdurun boğazına dayayarak "evde paraların ve altınların yerini göster yoksa seni öldürürüm" dediği, mağdurun da göstermesi üzerine evde bulunan para ve altınları alarak evden ayrıldığının sabit olduğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun eyleminin yağma suçunu oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Lehe Hükümlere YönelenTemyiz Sebepleri Yönünden, Suça sürüklenen çocuk hakkında hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı,

Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 6 yıl 8 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Değer Azlığı Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

Suça sürüklenen çocuğun işlediği nitelikli yağma suçuna konu para ve altınlar olduğu, bu bakımdan suç tarihi itibari ile nitelikli yağma suçunun konusunu oluşturan malların değerinin az olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması yerinde olup değer azlığı hükümlerine yönelik kurulan hükümde temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

4.Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Değerlendirilmediğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden; Suça sürüklenen çocuğun katılanın zararını karşıladığına dair belgelerin dosya içerisine ibraz etmediği ve katılanın duruşmadaki beyanında zararının giderilmediğini beyan ettiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Mağdur Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden Eksik Ve Hatalı İnceleme İle Hüküm Kurulduğuna, Kararın Katılan Lehine Bozulmasına Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden ,

Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen suçların işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen ceza usule ve kanuna uygun olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunamamıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.03.2019 tarihli ve 2019/671 Esas, 2019/604 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk, müdafiince, mağdur vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog