Esas No
E. 2022/34125
Karar No
K. 2023/2220
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/34125 E.  ,  2023/2220 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/684-2022/716
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2014/230 Esas, 2021/40 sayılı Kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinin ikinci fıkrası, 31. maddesinin üçüncü fıkrası, 62. Maddesinin birinci fıkrası, 51. maddesinin birinci, üçüncü ve sekizinci fıkraları uyarınca 2 yıl 9 ay 10 ... erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 10.06.2022 tarihli ve 2022/684 Esas, 2022/716 sayılı Kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.08.2022 tarihli, ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Özetle; tanık beyanlarının birbiriyle örtüşmediğine, gizli tanık beyanlarını destekleyici yan delilin olmadığına, gizli tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, tape kayıtlarında geçen konuşmaların somutlaştırılmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut bir delilin olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Suça sürüklenen çocuk ... hakkında PKK silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturmada, suça sürüklenen çocuğun kullanmış olduğu 0541 (...) (..) (..) numaralı hatla ilgili iletişimin tespiti ile dinleme kararı alındığı, dinleme sonucunda suç oluşturan konuşma içeriklerinin kayda alındığı, dosya içerisinde mevcut suça sürüklenen çocuk ...'ın tape kayıtları incelendiğinde, suça sürüklenen çocuğun örgüt faaliyeti içerisinde hareket ettiğine ilişkin görüşmeler yaptığı ve örgütsel konuşmalar yaptığı tespit edildiği, Gizli tanık ALBATROS soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan beyanında ve fotoğraf teşhis tutanağında, suça sürüklenen çocuk ...'in taşlama ve molotof kokteyli ile yapılan saldırı olaylarına katıldığını beyan ettiği, Gizli tanık İpekyolu Yüksekova 2. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan beyanında, suça sürüklenen çocuk ...'in emniyet güçlerine karşı yapılan molotoflu ve taşlı saldırılarda etkin görev aldığını beyan ettiği,

Suça sürüklenen çocuk ... soruşturma aşamasında alınan savunmasında, iletişim tespiti yapılan ve kayda alınan 0541 (...) (..) (..) numaralı telefonu kullanmadığını, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği, Yüksekova 2. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan savunmasında soruşturma aşamasında alınan beyanına benzer mahiyette beyanlarda bulunduğu, ayrıca terör örgütünün dağ kadrosuna katılarak 2 ay orada kaldığını daha sonra pişman olarak geri döndüğünü, kendisini dağ kadrosuna gönderen kişinin Yüksekova'da yaşayan S.K. isimli kişi olduğunu beyan ettiği, mahkememiz huzurunda alınan savunmasında ise Yüksekova 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki beyanını ve üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, örgütün dağ kadrosuna katılmadığını, S.K. isimli kişiyi tanımadığını beyan ettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Her ne kadar suça sürüklenen çocuk aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamaları ve iletişim tespiti yapılan ve kayda alınan 0541 (...) (..) (..) numaralı telefonu kullanmadığını beyan etmiş ise de, telefon görüşme içeriklerinden ve mesaj kayıtlarından bu telefonu suça sürüklenen çocuk ...'in kullanmış olduğunun anlaşıldığı, zira telefon görüşmeleri ve mesaj içeriklerinde karşıdaki şahsın "Yaşar" diye hitapta bulunduğu, yine her ne kadar suça sürüklenen çocuk Yüksekova 2. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan beyanında terör örgütünün dağ kadrosuna katılarak 2 ay orada kaldığını daha sonra pişman olarak geri döndüğünü, kendisini dağ kadrosuna gönderen kişinin Yüksekova'da yaşayan S.K. isimli kişi olduğunu beyan etmiş ve daha sonra mahkememiz huzurunda alınan beyanında Yüksekova 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki beyanını kabul etmemiş ise de, suça sürüklenen çocuğun daha sonradan kendisini suçtan kurtarmaya yönelik bu şekilde beyanından döndüğü sonuç ve kanaatine varıldığından mahkememizce suça sürüklenen çocuğun savunmalarına itibar edilmemiştir.

Bu nedenlerle, suça sürüklenen çocuk hakkındaki gerek tape kayıtlarındaki örgütsel görüşmeler, gerek gizli tanık beyanları, gerekse suça sürüklenen çocuğun Yüksekova 2. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuk ...'ın PKK terör örgütü ile organik bağ kurarak örgüt faaliyeti içerisinde örgüt üyesi olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetlerde bulunarak bu şekilde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi uyarınca, suçun işleniş şekli, yer ve zamanı, suç konusunun önem ve değeri, suça sürüklenen çocuğun kastı gözetilerek takdiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk hakkında 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince uygulanmasına yer olmadığına, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezasından TCK'nın 31/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki olumlu davranışları lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek cezasından TCK’nın 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak suça sürüklenen çocuğun neticeten ayrı ayrı 2 yıl 9 ay 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluştuğundan hakkında verilen cezanın TCK'nın 51/1 maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE

Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, gizli tanık beyanlarının birbirine uyumlu olduğu suça sürüklenen çocuğun sonrada Yüksekova 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki beyanlarının gizli tanık ifadeleri ve tape kayıtlarını desteklediği, mahkemece verilen hükme ilişkin vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılarak verilen hüküm hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2022/684 Esas 2022/716 sayılı Kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog