Esas No
E. 2009/6447
Karar No
K. 2012/4025
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

1. Ceza Dairesi         2009/6447 E.  ,  2012/4025 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Kasten öldürme

TÜRK MİLLETİ ADINA

Katılanlar vekillerinin temyiz dilekçelerinin kapsamına göre, temyiz istemlerinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri ile sınırlı olduğu anlaşılmakla, bu hükümlere hasren yapılan temyiz incelemesinde;

Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar ... ve ... vekilinin bir nedene dayanmayan, katılan ... vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin oybirliğiyle, sanık ... hakkındaki hükmün, heyetten Başkan Vekili ... ve üye ...'in sanık ...'ın 5237 sayılı TCK'nun 81, 29. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği yönündeki karşı oyları ile oyçokluğuyla, tebliğnamedeki düşüneye uygun olarak ONANMASINA 17/05/2012 gününde karar verildi. KARŞI OY: 1966 doğumlu ...'un 17.07.1996 tarihinde kendi evinde tavanda bulunan kancaya çamaşır ipiyle asılarak öldüğünün tespit edildiği, odada yapılan incelemede maktulün asılmış olduğu ipin koparak bir kısmının tavanda, bir kısmının ise maktulün boynunda kaldığı, ayrıca odada devrik bir sandalye ile masanın üzerinde boş bira şişelerinin görüldüğü, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ölümle ilgili olarak 19.07.1996 gün ve 54997 sayı ile "...'ın intihar ettiğinden bahisle" takipsizlik kararı verildiği, ölenin babası olan ...'un 06.09.1996 tarihinde ...

Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçe ile oğlunun ölümünün intihar olmadığı, ev sahibi ile problemleri bulunan oğlunun ev sahibi tarafından tehdit edildiği, yine ev sahibi tarafından kira borcuna karşılık evdeki eşyaların alındığı, ayrıca olay yerinde ve maktulün üzerinde bulunan not defterinde kan lekelerinin görüldüğü şeklinde iddialarda bulunarak kimsenin günahını almak istemediğini, ancak şüphelerinin bulunduğunu bu nedenle mezarın açılması gerektiğini belirttiği, mezar açılarak yapılan incelemede travmatik bir bulguya rastlanmadığı ve bunun üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 04.12.1996 gün ve 54997 sayı ile ek takipsizlik kararı verildiği, bu kez sanık ...'ın halası, maktulün ise annesi olan ...'un ...

Cumhuriyet Başsavcılığına 24.12.2005 tarihinde verdiği dilekçe ile, o tarihte başka suçtan cezaevinde bulunan ...'ın kendisine gönderdiği mektupla ...'ın ölümüyle ilgili olarak açıklayıcı bilgiler vereceğini belirtmek suretiyle kendisini cezaevine çağırması üzerine, 23.08.2005 tarihinde gittiğinde ...'ın kendisine, ...'a olan borcundan dolayı yaşanan olaylara bağlı olarak ..., eşi ..., ...'nin kardeşi ... ve ... ile birlikte ...'ı asarak öldürdüklerini ve intihar süsü verdiklerini anlattığını ifade ettiği, dosyaya da sunulan mektuptan, mektubun ... tarafından katılan ...'in kardeşi ...'ye gönderildiği ve mektupta ...'ye hitaben "halamın adresini bilmediğim için mektubu sana gönderiyorum, halama ve ... abime söyle ...'la ilgili söyleyeceklerim var, vicdan azabı çekiyorum cezaevine gelsinler her şeyi anlatacağım" denildiği, ...'un 22.08.2005 tarihinde ...

Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduğu söz konusu mektubu vererek yeniden soruşturma açılmasını istediği aynı tarihte alınan ifadede de bu husustan bahsettiği, aynı konuda ... tarafından da 19.09.2005 tarihinde ifade verildiği, konuyla ilgili olarak başka suçtan hükümlü olan ...'ın savunmasının 12.10.2005 tarihinde Cumhuriyet Savcısı tarafından alındığı ...'ın bu savunmasında mektubu kendisinin yazdığını kabul ederek, "...'ın kumar oynadığı için sağa sola ve özellikle ...'a borçlandığını, kendisinin de ...'den borç almasına aracılık ettiğini, ...'ın borcu ödememesi üzerine ... ve ... ile birlikte giderek olaydan 3-5 gün önce ...'ın direncini kırıp eşyalarını zorla aldıklarını, daha sonra bu olay nedeniyle ...'ın kendisinin ve ...'ın evlerine girip eşlerine küfrettiğini, olay günü akşam üzeri bu olayı konuşmak için maktulün evine gittiklerini, maktulün alkollü olduğunu, kendilerinin konuşmaya çalıştıklarını fakat maktulün alkolün etkisiyle küfüre devam ettiğini, bu nedenle onu öldürmeye karar verdiklerini, ...'ın alkollü olduğu için direnemediğini, çamaşır ipinden ilmek yaptıklarını, ... ve ...'nin ilmiği ...'ın boynuna geçirdiklerini, tavan yüksek olduğu için ...'in eline aldığı ipi tavana bağladığını, daha sonra ipi ... ile birlikte çekerek maktulü boğduklarını" itiraf ettiği, maktulün evdeki eşyalarının o tarihte alınmadığının hem 1996 yılında verilen dilekçelerde, hem de daha sonraki ifadelerde ... ve ... tarafından da ifade edildiği ayrıca ... isimli sanığın 19.09.2005 tarihli savunmasında, olay tarihinde eski eşya alıp, itfaiye Meydanı'nda satma işi ile uğraştığını kabul ettiği, ... dışındaki sanıkların suçlamaları kabul etmedikleri, ...'in, ...'ın cezaevinden yazdığı mektupta kendisinden ve ...'ın ablası olan eşi ...'den para istediğini, para vermeyince de iftira attığını belirterek bu mektubu Cumhuriyet savcısına ibraz ettiği, yapılan soruşturma sonunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.03.2006 gün ve 97614-31074 sayı ile şüpheliler ..., ..., ... ve ... hakkında takipsizlik kararı verildiği, karara ... tarafından itiraz edilmesi üzerine takipsizlik kararının ... Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2006 gün ve 2006/2087 değişik iş sayılı kararı ile kaldırıldığı, sanık ...'nin Cumhuriyet Savcısı huzurundaki 05.06.2007 tarihli ilk savunmasında; "kendisinin olayla ilgisi bulunmadığını ancak olaydan birkaç gün sonra kendi evlerine gelen maktulün annesinin olay nedeniyle ..., ... ve ... 'den şüphelendiğini ifade ettiğini, ...'ın olayın olduğu günlerde birkaç gün eve gelmediğini, geldiğinde bu konuyu ona sorduğunu, onun da birkaç gündür kumarhanede olduğunu, olayla ilgisinin bulunmadığını" belirttiğini söylediği, ...'ın kendi öz kızının ve baldızının ırzına geçme suçlarından hükümlü olduğu, sanıklar hakkında 31.08.2007 gün ve 180099-31175-1475 sayılı iddianame ile tasarlayarak birlikte adam öldürme suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan keşif sonucunda 31.10.2008 tarihinde düzenlenen raporda, "keşif esnasında sanık ...'ın ipi ilmek yapıp tek kat olarak kancaya astığını söylemediği ve sorulmasına rağmen ısrarla ipin tek kat olduğunu belirttiği, bu durumun fotoğraftaki iple uyum sağlamadığı, fotoğrafta metal bir sandalyenin görüldüğü, bu durumun sandalyeden hiç bahsedilmemesi üzerine sanığa sorulduğu, sanığın ahşap bir sandalyeden bahsettiği, ev içerisinde üç şişe bira bulunmuş olması nedeniyle fazlaca bir alkol tüketilmediğinin değerlendirildiği, bu durumda öldürme olayının bu sanıklarca işlendiğine dair bulgu ve emareye rastlanmadığı" tespitine yer verildiği, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunca sanık ...'ın ceza ehliyetinin tam olduğunun ve sanığın tüm aşamalarda ikrar içeren savunmasını tekrar ederek bu savunmasında ısrar ettiği olayda;

Ceza ehliyetinin tam olduğu belirlenen sanık ...'ın, olaydan 9 yıl sonra, kendisine yönelik hiçbir şüphe ve suçu üstlenmesine neden olabilecek herhangi bir sebep yokken, maktulün annesi olan halası ile irtibata geçmek suretiyle vicdan azabı nedeniyle itiraflarda bulunacağını belirtmesi ve daha sonra da aynı doğrultuda suçu ikrar etmesinin, suçu kabul etmeyen diğer sanıklar yönünden mahkumiyete yetecek ve tüm kuşkuları izale edebilecek ölçüde bir kanıt sayılmayacağı hususunda duraksama yaşanmamakta ise de; belirtilen ve başlamasından itibaren yargılamanın sonuna kadar ısrarlı ve istikrarlı biçimde devam eden ikrarın, ikrarda bulunan sanık ... açısından "suçu işlediğinin delili" olarak sayılması ve sanık ...'ın ikrarı doğrultusunda "maruz kaldığı küfürlü sözler nedeniyle hafif düzeyde tahrik altında kasten öldürme" suçundan mahkum edilmesi gerekmektedir. Olaydan yaklaşık 12 yıl sonra yapılan keşif sırasında sanık ... tarafından, ipin kaç kat olduğu, sandalyenin demirden mi yoksa ahşaptan mı imal edildiği gibi konularda tereddütlü açıklamalarda bulunulmuş olması ise, olayın üzerinden 12 yıl gibi ... bir zaman geçmiş olması nedeniyle sonuca etkili görülmemiştir. Kaldı ki; dosyada bulunan ve sanık ... ile sanık ...'ın savunmaları kısmen ve dolaylı olarak sanık ...'ın savunmalarını destekler niteliktedir. Bu nedenlerle; sayın çoğunluğun diğer sanıklarla ilgili görüşüne katılmakla birlikte, sanık ... ile ilgili onama kararına iştirak edilmeyerek sanık hakkındaki beraat hükmünün bozulması yönünde karşıoy kullanmak gerekmiştir.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Adam Öldürme 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu TCK md.81 K5237 md.29
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog