12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/8697 E. , 2023/1406 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.
Davacı vekili 09.03.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği gerekçesi ile 22.09.2018 tarihinde gözaltına alındığını, 23.09.2018 tarihinde tutuklandığını, 04.02.2021 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini, beraat kararının 19.02.2019 tarihinde kesinleştiğini, 2 yıl 4 ay 13 gün tutuklu kalan davacının bu süre boyunca ailesinden, sosyal çevresinden, işinden ayrı düştüğünü, eğitim hayatına devam edemediğini, aylık gelirden mahrum kaldığını, ..., aile ve sosyal çevresinde itibar kaybına uğradığını ve telafisi güç ve imkansız kayıplar yaşadığını, bu nedenle 150,000,00 TL maddi 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2.
Davalı vekili 19.03.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, yetki ve mükerrerlik bakımından araştırılma yapılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacının zararını ispatlar belge sunmadığını, davacının kendi kusurlu eyleminde doğan zararın tazminini isteyemeyeceğini ve haksız ve yersiz olarak açılan tazminat davasının reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
3.... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2021 tarihli ve 2021/103 Esas, 2021/521 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2021/4757 Esas, 2022/1935 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 20.10.2022 tarihli tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açılmadığına, davacının kendi kusurlu eylemi ile koruma tedbirine neden olduğuna, tazminat koşullarının oluşmadığına, davacının maddi kaybını ispat etmediğine, hükmedilen menevi tazminatın fahiş olduğuna ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının ...
14.Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/29 Esas, 2020/192 Karar sayılı dosyasından 22.09.2018 tarihinde gözaltına alındığı, 23.09.2018 tarihinde tutuklandığı, 04.02.2021 tarihinde tahliye edildiği, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir cezasından mahsubuna dair bir karar ve Uyap kaydının bulunmadığı, sanığa kesinleşme şerhinin tebliğine ilişkin tebligatın 25.02.2021 tarihinde çıkarıldığı, davanın süresinde açıldığı, davacı tarafından açılmış başka bir tazminat davasına ve adı geçene şahsa merkezde yapılmış bir ödemeye ve gönderilmiş ödeneğe rastlanılmadığı, davacının tevkif müzekkeresini kesintisiz olarak infaz ettiği anlaşılmıştır.
Davacının gözaltına alınmadan önce asgari ücret ile çalıştığı anlaşıldığından ve kazancına ilişkin başkaca bir belge de dosya kapsamına yansımadığından, davacının maddi kaybı tutuklu kaldığı dönem için geçerli olan asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanmış olup, 60.546,02 TL maddi tazminatın ödenmesine hükmedilmiştir.
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltı ve tutukluluk nedeni olan olayın oluş tarzı, tutuklulukta geçen süre ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar elde edeceği parasal değer dikkate alınarak manevi tazminat oranı değerlendirilmiş ve 60.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine hükmedilmiştir. Hükmedilen tazminat miktarlarına davacının talebi doğrultusunda gözaltına alınma tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 90.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Tazminat talebinin dayanağı olan ...
14.Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/29 Esas – 2020/192 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veye uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 22.09.2018 - 04.02.2021 tarihleri arasında 866 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19.02.2021 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde 09.03.2021 tarihinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2.Davacının tazminata esas ceza yargılaması sırasında suçlamaları inkar ettiğinin anlaşılması karşısında 5271 Sayılı Kanunun 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki koşullar oluşmadığından davacının kendi kusuruyla tutuklanmasına neden olduğuna yönelik davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3.Asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunduğu tespit edilmiş ise de; temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamış, açıklanan nedenlerle de davalı vekilinin manevi tazminat miktarının fazla olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
5.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2021/4757 Esas, 2022/1935 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.