Esas No
E. 2022/2774
Karar No
K. 2023/1630
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2022/2774 E.  ,  2023/1630 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacı vekili 02.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; geri dönüşüm hurdacılık işi yapan müvekkilinin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından 01.04.2011 tarihinde gözaltına alındığını, 05.04.2011 tarihinde tutuklandığını, 16.03.2012 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, tutuklandığı dönemde işlerinin geriye gittiğini, ekonomik olarak fakirleştiğini, manevi yönden zarar gördüğünü, haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 18.04.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresinde açılıp açılmadığı araştırılarak süresinde açılmamış ise davanın süreden reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığı araştırılarak yetkili değil ise yetkisizlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının zararını ispatlayan tüm belgeleri sunması gerektiğini, davacının yasa gereği gözaltına alındığını ve tutuklandığını bu nedenle devletin kusurunun bulunmadığını, haksız gözaltı ve tutuklama bulunmadığından tazminat talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının gözaltı ve tutuklama nedeniyle yaptığı masraflar, ailesinin ve yakınlarının yaptığı masraflar, dava dilekçesinde olduğu şekilde nedeni ve kaynağı belirtilmeyen, kanıtlanmayan taleplerin tazminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın reddi gerektiğini ve fazla olduğunu, tutuklu kalınan sürelerin mahsup edilip edilmediği hususunun araştırılması gerektiğini, faiz ve faiz başlangıç talebinin hukuki dayanağı bulunmadığından reddi gerektiğini, davanın kısmen kabulü halinde yasa değişikliği hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini, öne sürmüştür.

3.... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2019 tarihli ve 2018/327 Esas, 2019/293 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2019/3150 Esas, 2021/243 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 23.04.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi;

Müvekkilin tutuklandığında Hazal Metal Dönüşümlü Mad. San. Tic. Ltd Şti'nin %98 hisse ortağı olduğu, vergi beyannamesine göre davacının tutuklanması nedeniyle şirketinin zarar ettiğini ve zararlar nedeniyle ticaret sicilinden terkin ettiği, davacının yıllık gelir durumu nedeniyle eksik maddi tazminata hükmedildiğine, davacının babasının da aynı tarihte tutuklanması nedeniyle annesinin üzüntü çekerek vefat ettiği, davacının haksız tutuklama nedeniyle çok acılar çektiği, bu nedenle hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Davacının tazminata esas ...

11.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/102 Esas – 2017/210 Karar sayılı dava dosyasında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından yargılandığı, 01.04.2011 – 16.03.2012 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 25.05.2017 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının tutuklu kaldığı sürelerin kesintisiz infaz gördüğü ve başka bir karardan mahsubunun yapılmadığı, aynı sebebe dayalı başkaca derdest dosyasının bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde davacının geliri ile ilgili herhangi bir beyanda bulunmadığı gibi herhangi bir belge de ibraz etmediğini, tutuklu kaldığı sürede sigortalı çalışmasının bulunmadığını, benzer yargıtay kararlarında da bahsedildiği üzere; davacının haksız olarak gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre içerisinde ortağı olduğu şirkette çalıştığı taktirde alabilecek olduğu maaş, huzur hakkı gibi maddi karşılıklara dair bir alacağının olduğuna dair bir belge de sunulmadığı anlaşıldığından asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi tazminata eklenmesi gerektiği belirtilerek, 16.729,18 TL maddi 20.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği ve davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı sürede Bakanlıkça belirlenen net asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği bu nedenle maddi tazminatın fazla olduğundan 7.705,25 TL'ye indirilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 3.324,60 TL olması gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan ...

11.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/102 Esas – 2017/210 Karar sayılı dava dosyasında davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından yargılandığı, 01.04.2011 – 16.03.2012 tarihleri arasında 350 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 11.05.2018 tarihinde, ihaleye fesat karıştırma suçundan ise 23.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “7.585,10’’ TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde “7.705,25’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;

1.Hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden;

Davacının dava dilekçesinde ve tazminat yargılanması boyunca Hazal Metal Dönüşümlü Mad. San. Tic. Ltd Şti'nin %98 hisse ortağı olduğu beyan etmesi karşısında,şirketlerin gelir durumu ile davacının şahsi zararının birbirinden bağımsız olarak değerlendirilerek davacının tazmin edilebilir gerçek maddi zararının ortaya çıkartılması gerektiği, ayrıca davacının hisse ortağı olduğu şirketten maaş ya da huzur hakkı gibi maddi bir karşılık alınacağına yönelik kararı bulunmadığı bu nedenle, davacının tutuklu kalınan döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (2) nolu paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2019/243 Esas, 2021/243 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog