2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2013/2970 E. , 2013/27769 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2012/71807
MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/12/2011
NUMARASI : 2010/593 (E) ve 2011/790 (K)
1.Her ne kadar suça konu işyerinde bulunan güvenlik kamerası görüntüleri üzerinde kolluk görevlileri sanığı teşhis ettiklerini belirtmişseler de; sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçları işlemediğini ve suç tarihinde Yozgat'ta bulunduğunu belirttiği, yargılama aşamasında tanık olarak dinlenen ve savunmayı doğrulayan sanığın annesi H.P..'ın beyanı, "...tetkik konusu görüntülerin kayıt çözünürlüğünün düşük olması, ortam aydınlatmasının yeterli düzeyde olmaması ve şüpheli şahıs ve şahısların yüzünü temsil eden görüntü bilgisinin yeterli düzeyde olmaması sebebi ile teşhise elverişli nitelikte görüntülerin elde edilebilmesi mümkün olmamıştır." şeklindeki Emniyet Müdürlüğü Radyo Tv ve Foto-Film Şube Müdürlüğü'nce hazırlanan 25/04/2010 tarihli inceleme raporu içeriği hep birlikte değerlendirildiğinde; sadece işyeri güvenlik kamerası görüntülerine dayalı teşhis ile sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin kabulünün mümkün bulunmadığı, bunun dışında sanığın mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilmediği gözetilerek sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, II-Kabule göre de;
1.Sanığın 07/12/2011 olan hüküm tarihinde aynı yargı çevresi içerisinde bulunan Ankara 2 nolu L Tipi kapalı cezaevinde başka bir suçtan tutuklu olduğunun dosya içeriği ve Uyap kayıtlarından anlaşılması ve sanığın 21/07/2011 tarihli dilekçesi ile duruşmalara katılmak istediğini beyan etmesi karşısında; sanığa duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan, hükmün tefhim edildiği 07/12/2011 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK.nun 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
2.Sanık hakkında düzenlenen iddianamede hırsızlık suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 143 maddesinin uygulanmasının talep edilmediği, eylemin gece vakti işlendiğinden bahisle, sanık hakkında aynı Kanunun 143. maddesinin uygulanabilmesi için sanığa ek savunma hakkı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 226. maddesine aykırı davranılması,
3.Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b ve 143 maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanunun 35. maddesi uyarınca 3/4 oranında indirim yapılırken, 7 ay 15 gün yerine hesap hatası sonucu, 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmolunarak sanığa fazla ceza verilmesi,
4.Sanık müdafiinin karar oturumunda sanık hakkında lehe olan yasaların uygulanmasını talep ettiği halde sanık hakkında, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından hükmedilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
5.Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydına göre suç tarihinde daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.nun 231/6-a maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı yasanın 231/6-c maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararın belirlenmediği gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “mağdurun zararının giderilmemiş olması nedeniyle” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi
6.Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 51 maddesinin her bir suç için ayrı ayrı değerlendirilmesi ve ayrı ayrı denetim süresinin belirlenmesi gerekirken, hüküm fıkrasının son bölümünde mala zarar verme suçundan kurulan hükümden sonra, "hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine" denilmek suretiyle erteleme hükmünün infazda duraksamaya yol açacak biçimde yazılması,
7.5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin 1.fıkrasının (c).bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi, ayrıca sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen ve ertelenmeyen kısa süreli hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26/11/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.