Esas No
E. 2010/37684
Karar No
K. 2012/42548
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2010/37684 E.  ,  2012/42548 K.

"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2009/72369

MAHKEMESİ : Afyonkarahisar Sulh Ceza Mahkemesi

TARİHİ : 12/06/2008

NUMARASI : 2007/1144 (E) ve 2008/587 (K)

SUÇ: Hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Sanığın savunmasının alındığı 27.03.2008 tarihli duruşma tutanağının ilk sayfası zabıt katibi tarafından imzalanmamışsa da mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak görüldüğünden tebliğnamedeki bir nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır. Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanığa hükmedilen ceza, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesi gereğince üst sınırdan arttırılırken gerekçe gösterilmemesi,

2.20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5491 Sayılı ''Çek Kanunu'' ile 3167 Sayılı ''Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'' yürürlükten kaldırılmış ve sanığa ait adli sicil kaydında yer alan ve bu kanunun 13/1. maddesinde düzenlenen çek defterini geri vermeme fiili suç olmaktan çıkarılmış olduğundan ve yine sanığın adli sicil kaydında yer alan 3167 Sayılı Kanunun 16/1. maddesindeki karşılıksız çek düzenlemek suçu 03.02.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6273 Sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile idari yaptırıma dönüştürülüp suç olmaktan çıkarıldığından ve sanığın kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olduğu anlaşıldığından 5237 Sayılı TCK'nın 51/1.madde ve fıkrasının a bendine göre, tayin olunan cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezanın 5237 Sayılı TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken; "Sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığını" içerir yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3.Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu ve manevi zararı kapsamadığının, sanığın adli sicil kaydındaki ilamların silinme koşullarının oluştuğunun anlaşılması karşısında; sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken "Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması ve katılanların zararını ödemeyi kabul etmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler uygulanmamıştır." biçimindeki, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

4.Sanığa hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin birinci fıkrasının a-b-d ve e bentlerinde belirtilen haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde gösterilen hak yoksunluğunun ise kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 02/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.