8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/16759 E. , 2023/3926 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi'nce verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.08.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır.
2.Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 20.03.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
3.Sanık hakkında denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulması üzerine Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 12.02.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, atılı suçtan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
4.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27.12.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında verilen mahkumiyet kararını kaldırıp beraate hükmetmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, suçta kullanılan 53 ** 587 plakalı aracın sanığın babası ...'ya ait olması, 34 ** 8441 plakalı aracın da suçta kullanılmış olması ve mağdurenin annesi müşteki ...'un soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına alınan beyanlarında olay yerinde sanığın da olduğunu belirterek sanığı teşhis etmesi hususları dikkate alınarak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine; kabule göre de, olay yerinde bulunmadığını beyan eden sanık hakkında HTS kayıtları istenmeden eksik araştırma ve soruşturma ile karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın, temyiz dışı sanıklar ... ve ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, şoförlüğünü yaptığı araç ile annesi ... ve tanıklar ..., ... ve ... ile birlikte yolda yürüyen mağdurenin yanında durduğu, araçtan inen temyiz dışı sanıkların müşteki ...'un tüm müdahalesine rağmen mağdureyi zorla araca bindirerek götürdükleri, temyiz dışı sanık ... ile mağdurenin olaydan iki gün sonra resmi nikahla evlendikleri iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesi'nin Kabulü
Mağdurenin, annesi ..., kuzenleri tanıklar ... ve ... ile birlikte yolda yürüdükleri sırada, sanık ... , ...'ın sanık ...'nun kullandığı araçla önlerinde durdukları, sanık ...'ın mağdureyi kucaklayarak zorla araca bindirdiği, mağdurenin bağırıp anne kurtar beni demesi üzerine müşteki ...'un mağdureyi kurtarmaya çalıştığı esnada sanık ... 'ın müşteki ...'u kolundan tutarak fırlatarak yaralanmasına neden olduğuna, sanıkların mağdureyi bindirdikleri araç ile olay yerinden uzaklaştıkları, daha sonra sanık ... ile mağdurenin resmi nikah kıyarak evlendiklerinin kabulüyle atılı suçtan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi'nin Kabulü
Müşteki ...'un aşamalardaki çelişkili ve soyut beyanları dışında sanığın, mağdurenin kaçırılma olayına iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediği ve mağdurenin kolluk ifadesinden itibaren şikayetinin bulunmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden;
Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 15 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, ''(1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, ... karar verir'' ve aynı Yasa'nın 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ''(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklindeki düzenlemeler karşısında; ilk derece mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın 'hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden Tebliğnamede bozma isteyen (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Temyiz sebepleri yönünden;
Müşteki ...'un, sanığın kullandığı araca kızının zorla bindirildiğine ilişkin aşamalardaki istikrarlı beyanları, sanığı teşhis ettiğine ilişkin 07.03.2012 tarihli tutanak, 53 ** 587 plakalı araca bir kız çocuğunun zorla bindirildiğine ilişkin ihbar üzerine suçta kullanılan aracın sanığın babasına ait olduğunun tespit edilmiş olması ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla kişi ile birlikte cebir ve tehdit ile gerçekleştirdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve beşinci fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, aynı Kanun'un 307 nci maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutularak Teblignameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.