2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2012/19182 E. , 2012/18542 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2009/265765
MAHKEMESİ : Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/06/2009
NUMARASI : 2005/441 (E) ve 2009/546 (K)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Yakınanlara ait eve girilip buradan elde edilen anahtarla çalınan suça konu 43.000 TL değerindeki aracın, sanık tarafından başka bir araca ait plaka takılmış halde kullanılırken, olaydan yaklaşık bir ay sonra ihbar üzerine sanığın evinde yapılan arama sırasında ele geçirilmiş olması, sanığın kolluk memurlarını görünce kaçması, kovuşturma aşamasındaki ilk ifadesinde “asker kaçağı olduğu için polislerden kaçtığını, kendisinin suça konu araçla bir ilgisinin olmadığını, aracı kullanan kişinin diğer sanık olabileceğini” savunmasına karşın, daha sonraki ifadesinde “suça konu aracı akrabası olan S. T.den satın aldığını, onun da başka birisinden satın almış olduğunu” söylemesi, duruşmada tanık olarak dinlenen S.T.kısmen sanığın ifadesiyle çelişkili olarak “aracı sanık Cihan’a satan kişinin mahalleden tanıdığı olan Ö.. M.. isimli kişi olduğunu, kendisinin ise satış işine aracı olduğunu” açıklaması, sanık ve adı geçen tanığın ifadelerinde suça konu aracı 5.000 TL peşin kalanını ise taksitle aldıklarını ifade ettikle halde, 43.000 TL değerindeki aracın bedelini taksitle ödeme şekiline ilişkin senet veya alım satıma ilişkin bir belge sunmaması, yine sonrada aracın çalıntı olduğunu öğrendiğini beyan ettiği halde, aracın sahte plaka ile evinde yakalanması, tanık olarak duruşmaya çağrılan Ö.. M.. isimli kişinin ise öldüğünü anlaşılması, yine tanık olarak dinlenen Z.. K.. ve H. K.sanığın savunmasına paralellik arz eden ancak aynı şekilde sanığın ifadeleri gibi çelişkili beyanları, aracın elde edilmesine ilişkin 25.03.2005 günlü olay tutanağının içeriği karşısında, 765 sayılı TCK’nun 493/2. ve 5237 sayılı TCK.nun göre ise 142/2-d maddesi kapsamında olan hırsızlık suçunu sanığın işlediğinde kuşku bulunmadığı gözetilmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle sanığın aracı hırsızladığına dair delil elde edilemediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Kabule göre de; a) Sanığın adli sicil kaydına göre hırsızlık suçlarından tekerrüre esas hükümlülükleri bulunduğu halde hakkında 765 sayılı TCK’nın 81/2-3. maddesi ile uygulama yapılmaması
b)5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, 5237 sayılı Yasa uyarınca verilmesi gereken ceza gösterilmeden, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 11.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.