2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2010/30421 E. , 2012/18260 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2009/29609
MAHKEMESİ : Mersin 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/07/2008
NUMARASI : 2008/190 (E) ve 2008/713 (K)
1.Sanık E.. K..’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesi uyarınca verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan ''hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına'' ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.madde ve fıkrasına göre itiraz yasa yolu açık olup, yine aynı Kanununun 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda ya da merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, sanık E.. K..’ın 12.08.2011 tarihli dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2.Sanık Ş.. K..’ın temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, 765 sayılı TCK'nın 95/2.maddesine göre ''cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır'' şeklindeki düzenleme karşısında, Sanığa ait adli sicil kaydında yer alan ve erteli olan İçel 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.1995 tarihli, 968-730 esas-karar sayılı önceki mahkumiyetinin suç tarihi itibariyle ortadan kalktığı,
Mersin 4.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 30.04.2001 tarihli 580-602 esas-karar sayılı ilamına konu mahkumiyet hükmüne gelince, 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5491 sayılı ''Çek Kanunu'' ile 3167 sayılı ''Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un'' yürürlükten kaldırıldığı, sanığın adli sicil kaydındaki 3167 sayılı Kanun’un 13/1.maddesinde düzenlenen “çek defterini geri vermeme” eyleminin suç olmaktan çıkartıldığı,
Bu nedenlerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6-a.maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı yasanın 231/6-c.maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda katılanın tazminat istemi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen suçtan doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararın belirlenmediği gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b).bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Şeyhmus’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.