Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/768
Karar No
K. 2023/491
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/768
KARAR NO: 2023/491
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/09/2021
KARAR TARİHİ: 24/05/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 22/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkili hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyadan kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla takip başlatıldığını, takip dayanağı 01.12.2014 düzenleme, 10.05.2015 vade tarihli, 30.000-TL miktarlı 1 adet bono üzerindeki imzanın kesinlikle müvekkiline ait olmamakla birlikte sahtecilik yoluyla tanzim edildiğini, müvekkilinin okur yazar olmadığını, müvekkilinin yazmak bir yana imza dahi atamadığını, imza yerine parmak izini kullandığını, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, ticaret ile uğraşmadığını, dolasıyla müvekkilinin senet lehtarı alacaklı ile aralarında kambiyo borcu doğuracak herhangi bir alışverişi de olmadığını, Davamızın kabulü ile, takibe dayanak bono açısından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalı aleyhine bono miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile Davacının dava konusu bonodaki imza ile borcu inkar ederek edimini ifadan kaçınmaya çalıştığını, okur yazar olmadığını iddia eden davacı ...'nin Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının kesinleşmiş mahkeme kararından da anlaşılacağı üzere, davadaki sözleşmeye imza atmış ve bir akit yapabilecek şekilde okuma yazma bildiğini; borç ve sorumluluk altına girebildiğini açıkça ortaya koyduğunu, 15/06/2017 tarihli sözleşmeye ad soyad ve imzasını atan davacı ...'nin okur yazar olmadığı iddiasında tamamen haksız olduğunu, bu iddiayı da huzurdaki davada borcunu inkar etmek için öne sürdüğünü, Davacının .... Esas sayılı menfi tespit talepli davasının haksız ve mesnetsiz olması gerekçesi ile reddine,

İşbu davanın açılmasında ve 01/12/2014 düzenleme, 10/05/2015 vade tarihli 30.000TL bedelli bonoya dayalı borcun ödenmemesinde kötü niyetli hareket eden davacı borçlunun İİK 74/2 maddesi gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar ve kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinin ... Esas, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası, Esenyurt İlçe Nüfus Müdürlüğü, Esenyurt İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı, Esenyurt Belediye Başkanlığı müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.

Dosyada mevcut 08/06/2022 tarihli Bilirkişi ... tarafından sunulan raporda inceleme konusu bonodaki imzalar ile ...’nin karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından benzerlik noktasında yeterli ilişki saptanmaması nedeni ile alacaklısı ..., borçlusu ... olan, 01.12.2014 düzenleme, 10.05.2015 ödeme tarihli, 30.000 TL bedelli bonodaki imzaların, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ...’nin eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut ... tarihli ATK raporunda inceleme konusu senette atılı borçlu imzalarının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut 25/02/2023 tarihli Bilirkişiler ...., ..., ... tarafından sunulan raporda dava konusu imzalı senet üzerinde atılı bulunan ve ...'ye aidiyeti sorgulanan imzaların kişinin imza tersimlerinde; ritim, eğim, tekrar, kullanılan harfler, seri hareketler, süreklilik arz eden çizgi veya çizgiler, nispet, alışkanlıklar gibi imzada karakteristik özellikleri oluşturan bütün ve detay hareketleri incelenmiş; dosyada sunulan ve mahkemenizce huzurda alınan imzalar mukayese edilerek karşılaştırmalarla bir kanaate varılmıştır. Buradan hareketle adı geçen senet üzerinde yer alan ve ...'ye aidiyeti sorgulanan imzaların, basit tersimli ve belirleyici karakteristik özelliklerinin zayıf olması ve yukarıda zikredilen gerekçelerle oybirliğiyle ...'nin eli ürünü olup olmadığı konusunda bir karara varılamadığı anlaşılmıştır. Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).

İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. "...Mahkemece, yapılan yargılama ve alınan rapora göre, imza inkarının mutlak defi olduğu, herkese karşı ileri sürülebileceği, davaya konu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 31.500,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı .... A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı .... A.Ş.'den alınmasına, 20/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi." T.C. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar.

Somut olayda; mahkemenin hükmüne esas aldığı, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 15/09/2017 tarihli raporda; senet üzerinde atılı bulunan imzaların kuvvetle muhtemel …’ın eli ürünü olduğunun belirtildiği ve imzanın aidiyeti konusunda kesin bir görüş bildiriminde bulunulmadığı görülmüştür. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK.nun 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 E.-2006/231 K. sayılı kararı).

Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı bono altındaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle açılan menfi tespit davası açmış olup bono altındaki keşideci imzasına itirazın mutlak def'i mahiyetinde olup bono üzerinde hak sahibi görünen herkese karşı ileri sürülebileceği, 08/06/2022 tarihli Bilirkişi ... tarafından sunulan raporda inceleme konusu bonodaki imzalar ile ...’nin karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından benzerlik noktasında yeterli ilişki saptanmaması nedeni ile alacaklısı ..., borçlusu ... olan, 01.12.2014 düzenleme, 10.05.2015 ödeme tarihli, 30.000 TL bedelli bonodaki imzaların, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ...’nin eli ürünü olmadığının tespit edildiği tespit edilmiş, ... tarihli ATK raporunda inceleme konusu senette atılı borçlu imzalarının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği yönünde rapor düzenlenmiş, 25/02/2023 tarihli Bilirkişiler ...., ..., ... tarafından sunulan raporda dava konusu imzalı senet üzerinde atılı bulunan ve ...'ye aidiyeti sorgulanan imzaların kişinin imza tersimlerinde; ritim, eğim, tekrar, kullanılan harfler, seri hareketler, süreklilik arz eden çizgi veya çizgiler, nispet, alışkanlıklar gibi imzada karakteristik özellikleri oluşturan bütün ve detay hareketleri incelenmiş; dosyada sunulan ve mahkemenizce huzurda alınan imzalar mukayese edilerek karşılaştırmalarla bir kanaate varılmıştır. Buradan hareketle adı geçen senet üzerinde yer alan ve ...'ye aidiyeti sorgulanan imzaların, basit tersimli ve belirleyici karakteristik özelliklerinin zayıf olması ve yukarıda zikredilen gerekçelerle oybirliğiyle ...'nin eli ürünü olup olmadığı konusunda bir karara varılamadığı yönünde rapor tanzim edilmiş olup HGK.nun 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 E.-2006/231 K. sayılı kararı da dikkate alınarak bono üzerinde atılı bulunan imzaların kuvvetle muhtemel …’ın eli ürünü olduğunun belirtildiği ve imzanın aidiyeti konusunda kesin bir görüş bildiriminde bulunulmadığı ve senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı tarafından ispat edilmemiş olması nedeni ile açılan davanın kabulüne, davacının davaya konu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takibe konu dayanak 01.12.2014 tanzim, 30.000 TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,

1.Davacının davaya konu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe konu dayanak 01.12.2014 tanzim, 30.000 TL bedelli bono nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,

2.Alınması gerekli 2.049,30 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile 1.990 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan 59,30- TL başvuru harcı, 59,30 TL peşin nispi harç, 8,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 127,10- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yatırılan 150,60 TL tebligat müzekkere gideri, 7.500 TL Bilirkişi ücreti, 2.200 TL ATK Faturası toplamı 9.850,60 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/05/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.