1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... Plaka No’lu aracın, ... plaka no’lu aracın sebep olduğu 02.04.2022 Tarihli kaza nedeniyle hasarlandığını, SBM kayıtlarına göre müvekkiline aitaracın kazada %0, ... plakalı aracın ise %100 kusurlu olduğunun bildirildiğini, ... Plakalı müvekkiline ait araçta mezkur kaza nedeniyle değer kaybı ve hak mahrumiyeti meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkili araçta meydana gelen değer kaybı ve kazanç kaybı bakımından uğradığı zarar miktarının tam olarak belirlenemediğini, bu kaza sonucu müvekkili araçta değer kaybı ve kazanç kaybı meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün dikkatsiz davranarak müvekkili araca vurmuş olduğunu, araç sürücüsünün kusurunun söz konusu olduğunu, bu nedenlerle müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00-TL Değer Kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00-TL Kazanç Kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı ... tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın belirsiz olarak açılamayacağını, davacı taraf dava şartı olan sigorta şirketine başvuru yapmamış olduğunu, huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, araçta meydana gelen hasarın tahsili için öncelikle kusur tespitinin gerekli olduğunu, kazada müvekkili şirkete izafe edilebilecek kusur bulunmadığını, yaşanan somut olayda davacının aracı yönünden değer kaybı şartları oluşmadığını, daha önce aynı parçası zarar gören araç için ikinci kazada değer kaybı meydana gelmeyeceğini, davalı müvekkili şirketin kazaya konu aracının trafik sigortacısı .... Sigorta ile kasko sorumlusu ... Sigortanın davaya dahil edilmesi gerektiğini, belirli alacakların belirsiz alacak davasına konu edildiği eldeki davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, mahkeme sigortaya başvuru şartı gerçekleşmediğinden dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, dava konusu kazanın, araç parçasında meydana gelen ikinci kaza olması ihtimali bulunduğundan ve değer kaybı şartları oluşmadığından değer kaybı taleplerinin reddine, davaya .... Sigorta ile .... Sigortanın müdahil edilmesine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Araçta daha önce oluşan hasar-onarımların tespiti için Emniyet Genel Müdürlüğüne ve ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Aracın tramer kayıtlarının celbi için Emniyet Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, haksız ve mesnetsiz davanın her halükarda reddine, vekalet ücreti dahil her türlü yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı .... tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Somut olayımızda davadaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Davanın nitelik olarak mutlak ticari davalardan olmadığı, ayrıca tüm tarafların tacir olmaması nedeniyle nisbi ticari dava türüne de girmediği, zira davalılardan .....'nın tacir olmadığı, uyuşmazlığın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görev alanına girdiği dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
1.Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2.6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3.HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4.Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5.Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 12/06/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)