6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2023/618
- Karar No
- 2023/628
- Karar Tarihi
- 22.06.2023
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : 04/08/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, sözleşmeden dönmenin tespiti ile sözleşme bedelinin iadesine ilişkin alacak davasıdır.
Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davalı ile ... tarihinde düzenlenecek fuara katılım sözleşmesi imzaladığını, sözleşme bedelinin ödendiğini, fuara katılım için stand kurulum, teknik hizmetler vb için masraflar yaptığını, fuara yalnızca 17 gün kala fuarın ertelendiğini, sözleşmenin zamanında ifa edilemeyeceğinin açık olduğunu, fuar tarihinin dayanaksız şekilde ertelenmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, fuarın hangi gün yapılacağının dahil belli olmadığını, davalıya ihtar çekerek sözleşmeden döndüklerini bildirdiklerini, fuar katılım bedelinin ve uğradığı zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi ile özetle; fuarın pandemi mücbir sebebi nedeniyle ertelendiğini, yurtdışından katılımcı beklenmesi ve fuarın uluslararası nitelikte fuar olması, yurtdışı katılımcıların fuara katılamayacak olmaları nedeniyle fuarın ertelendiğini, fuar organizasyonunun bir yıl önceden yapılarak, ciddi bir yatırım yapıldığını, keyfe keder ertelemenin söz konusu olmadığını, Ticaret Bakanlığı tarafından aleyhlerine başlatılan incelemede kendilerine yaptırım uygulanmadığını, katılımcıların imzaladığı sözleşme kapsamında fuar tarihini tek taraflı olarak değiştirme hakkına sahip olduklarını, fuarın gerçekleştirilmesi amacıyla bir çok harcamanın yapıldığını, sözleşmeye bağlılık ilkesi ve taraf menfaatler dengesi dikkate alınarak sözleşmenin ayakta tutulması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalının fuarı pandemi sebebiyle erteleyip ertelemediği, sözleşme kapsamında fuarın ertelenmesinin mümkün olup olmadığı, fuarın ertelenmesi nedeniyle davacının sözleşmeden dönmesinin mümkün olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Dosyadaki deliller kapsamında görüldüğü üzere; taraflar arasında ... fuarına katılım sözleşmesinin imzalanmış, sözleşme konusu 41.984,86-TL bedel davalıya ödenmiştir.
Davalı tarafça ... yılındaki fuar pandemi nedeniyle önce ... tarihine ertelenmiş, sonrasında ... ayına ertelenmiş ve akabinde bir kez daha ... tarihine ertelenerek fuar yeri ... olarak değiştirilmiş ve fuar bu tarihte gerçekleştirilmiştir.
Davacı ise davalıya gönderdiği ... tarihli ihtarnamesi ile pandemi gerekçesinin yerinde olmaması, aynı nitelikte başka fuarların davalıca gerçekleştirilmesi nedeniyle sözleşmeden döndüklerini ve ödedikleri fuar katılım bedelinin iadesinin 7 gün içerisinde gerçekleştirilmesini talep ettiklerini bildirmiştir.
Davalı, ertelemenin mücbir sebep kapsamında gerçekleştiğini iddia etmiştir. ... yılına ait ertelemenin pandemi mücbir sebebi çerçevesinde gerçekleştirildiği açık olmakla, ... tarafından verilen müzekkere cevabından, ... fuarının pandemi nedeniyle ertelenmesi sonrasında davalının ... yılında fuarı gerçekleştirmek üzere ...’a başvuruda bulunduğu, fuarın ... tarihleri için listeye alındığı, davalının bu kez tarihin ... olarak değiştirilmesini talep ettiği, bu değişikliğin de kabul edildiği, davalının daha sonra fuarın ... tarihine ertelenmesini talep ettiği fakat bu talebin gerekli koşulların oluşmaması sebebiyle uygun bulunmayarak reddedildiği, bunun üzerine davalının ... yılı fuarını pandemi nedeniyle yapamayacağını bildirdiği, fuar iptal başvurusunda bulunmadığı, ...’un bu beyanı iptal başvurusu olarak değerlendirerek, davalının ... tarihli ... fuar başvurusunu iptal ettiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, davalının ... yılında fuar başvurusunda bulunmasına rağmen iki kez erteleme talebinde bulunduğu, ... yılı itibariyle normalleşme sürecinin başladığı, uluslararası nitelikte farklı bir çok fuarın ... yılından itibaren gerçekleştirildiği, davanın açılmasından sonra ise bir kez daha fuar tarihini erteleyerek fuarı ... yerine ...’da ... tarihinde gerçekleştirdiği anlaşılmakla, tüm bu ertelemelerin mücbir sebep kapsamında gerçekleştirildiği iddiası yerinde görülmemiştir.
Davalı, davacı ile imzaladığı sözleşmenin ikinci maddesinde yer alan “Katılımcı fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, katılımcının fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, unvanı vb. hususlarda düzenleyicinin sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir. Katılımcının ücret ödeme yükümlülüğü devam eder.” hükmü çerçevesinde hareket ettiğini beyan ederek, davacının imzaladığı sözleşme hükümleri ile bağlı olduğunu savunmuştur.
Davanın tarafları basiretli bir tacir gibi hareket etmekle yükümlü olmakla, sözleşmeyle bağlılık ilkesi çerçevesinde imzaladıkları sözleşmenin 2.maddesinde yer alan düzenleme ile bağlı olmaları esas olmakla birlikte, tarafların, sözleşmeden doğan edimleri arasındaki dengenin bir taraf aleyhine aşırı derecede bozulması halinde, sözleşme kurallarının somut duruma uygun şekilde değiştirilmesi ya da bazı maddelerin veya sözleşmenin uygulanmaması mümkün hale gelebilir.
Sözleşme uyarınca fuarın tarihleri ve yapılacağı yere ilişkin değişiklikler davalı takdirine bırakılmışsa da, bu takdir hakkının dürüstlük kuralı çerçevesinde ve davacıların elde etmeyi planladıkları fayda dikkate alınarak kullanılması gerekmektedir, aksi halde taraflar arasındaki menfaat dengesi bozulacaktır. Pandemi nedeniyle yapılan erteleme hariç ... fuarının üç kez ertelediği, son olarak fuar tarihi dışında fuar yerinin de değiştirildiği, değişikliklerin vc ertelemelerin fuarın yapılacağı tarihten çok kısa bir süre önce duyurulduğu, davalının ve dava dışı şirketlerin uluslararası nitelikte birçok fuarı gerçekleştirmiş oluşu hususları, davalının yıllardır sektörde bulunan ve fuar düzenleyen bir tacirden beklenecek özene uygun şekilde ve sözleşmenin tarafı davacının haklarını gözetir şekilde hareket etmediğini ve sözleşme konusu yükümlülüğünü yerine getirme hususunda kusurlu davrandığını dolayısıyla sözleşmeye konu menfaatler dengesinin davacı aleyhine aşırı şekilde bozulduğunu gösterir niteliktedir.
Sonuç olarak; davalının ... yılı içinde fuar tarihini üç kez değiştirdiği, yapılan tarih ve yer değişikliklerinin somut olaya ve ticari gerçeklere uygun bir gerekçe gösterilmeden yapıldığı, zira davalının pandemi mücbir sebebi dışında, değişiklikler için herhangi bir başka gerekçe bildirmediği görülmüştür.
Bununla birlikte bu süreçte uluslararası nitelikte birçok fuarın yapıldığı, davalının da başka fuarları gerçekleştirdiği, ... fuarının gerçekleştirilip, gerçekleştirilmeyeceği hususunda davacının belirsizlik içerisinde bırakıldığı, davacının fuardan ticari fayda sağlama amacıyla sözleşmeyi imzaladığı, söz konusu belirsizliğin ticari hayatını ve kazancını olumsuz nitelikte etkileyeceğinin açık olduğu ve son olarak fuarın ancak iki yıl sonra ... yılı ... ayında ve ... yerine ....’da gerçekleştirildiği, fuarın yapılması sürecinde davalının sektörde çalışan bir tacirden beklenen özeni göstermediği hususları dikkate alındığında, sözleşmenin devamının davacı için çekilmez hale geldiği, davalının, kabul edilebilir herhangi bir gerekçe bildirmeden sözleşme tarihini değiştirmesine davacının ikiden fazla kez katlanmasının beklenemeyeceği değerlendirilerek, sözleşmeden dönme ile davacının ödediği fuar katılım bedelinin iadesi talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacının fuar katılım sözleşmesini, 11.06.2020 tarihinde imzaladığı, fuar tarihinin ... ayına ertelenmesi sonrasında fuar standı için 10.000-TL ödeme yaptığı, bu çerçevede davacının fuarın gerçekleştirileceği inancı ile fuar standı için ödeme yaptığı, bu miktar ile zararının doğduğu değerlendirilmekle, davalı her ne kadar kusurunun bulunmadığını iddia etmişse de, fuar düzenleme konusunda faaliyet gösteren bir tacir olması, fuarın birden fazla kez, geçerli bir sebep olmaksızın ertelenmiş bulunması kapsamında kusurlu hareket ettiği kabul edilmiştir. Davacının, 41.984,86-TL fuar katılım bedelini ödediği, bu bedelin iadesini talep edebileceği değerlendirildiğinde kısmi davasının 10.000-TL üzerinden kabulüne, ayrıca 1.000-TL bedeli ile maddi zararının tazminine ve alacaklara tarafların tacir olması nedeniyle avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
1.Davanın kabulüne,
Davacının sabit görülen 10.000-TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacının sabit görülen 1.000-TL maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 751,41.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 187,86.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 563,55.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 80,70.-TL başvurma harcı ve 187,86.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4.Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 37,50.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5.Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7.Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair e duruşma aracılığı ile katılan davacı vekilinin ve huzurda bulunan davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/06/2023 14:34:53 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)