1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin dava dışı sigortalı ...'a ait ... plakalı araç için ... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlediğini, 10.11.2021 kaza tarihinde "... Mah., Başakşehir/İstanbul"'da davalı ...'nin maliki olduğunu, hasar tarihinde dava dışı ....’nın sevk ve idaresi altında bulunan .... plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde kasko sigortalı bulunan ... plakalı araca %100 kusurlu olacak şekilde çarparak dava dışı sigortalının aracına zarar verdiğini, bu kazanın oluşumunda .... plakalı araç sürücüsü ... ve .... plakalı araç sürücüsü .... sayılı KTK'nın 84/d maddesi (arkadan çarpma) kuralını ihlal ettiği diğer sürücülerin ise kural ihlalinin olmadığı kanaatine varıldığını, 54.230,19 TL hasar tazminatı hesaplandığını, uzman eksper tarafından hesaplanmış işbu meblağ uyarınca müvekkili şirket tarafından 54.230,19 TL hasar tazminatı 27.12.2021 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiğini, mezkur meblağın 31.501,30 TL 'si ... plakalı aracın trafik sigortacısından tahsil edildiğini, bakiye 22.728,89 TL muteriz borçlulardan talep edildiğini, müvekkili şirketin 27.12.2021 tarihinde 54.230,19 TL tutarında hasar tazminatı bedelini ödemek zorunda kaldığını, yapılan ödeme müvekkili şirket Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu ve davalıya rücu mektubu göndererek ödemek zorunda kaldığı bedelin tahsilini talep ettiğini, davalı kurumun ödeme yapmaması üzerine, Küçükçekmece ....İcra Müdürlüğü - ...
E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların haksız ve mesnetsiz şekilde icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının icra takibine vaki haksız itirazlarının iptali ile icra takibindeki miktar üzerinden; takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı, ticari faiz, yargılama harç ve masrafları eklenerek takibin devamına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesindeki cevap dilekçesinde özetle; davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, sigorta hukukunu ilgilendirdiğini, davacı tarafın sigorta şirketi olduğunu, müvekkilinin ruhsat sahibi olarak aracının trafik sigortasını ....
Sigorta A.Ş. den yaptırdığını, bu bağlamda yaşanan kaza neticesinde meydana gelen tazminat da sigorta şirketi tarafından karşılandığını, bu bağlamda gerçekten ... Sigorta A.Ş. tarafından kimlere ne şekilde ödeme yapıldığı ve bu ödemelerin poliçe limitleri kapsamında kalıp kalmadığının anlaşılabilmesi için ...
Sigorta A.Ş.'nin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, TTK'da düzenlenen konularda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkiline ait .... Plakalı araç 10.11.2021 tarihinde bir çok aracın karıştığı bir trafik kazası geçirdiğini, davacı dilekçesinde müvekkilinin maliki olduğu araç sürücüsü %100 kusurlu olduğu söylese de Kaza Tespit Tutanağına göre müvekkilinin %50 kusurlu olduğunu, her ne kadar bu kazanın oluşumunda müvekkili şirkete ait aracın sürücüsü %50 kusurlu olarak kabul edilmiş olsa da, işbu sürücünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, sürücü yabancı uyruklu olduğundan dolayı kaza anında ne yapacağını bilemediğini ve evrak işlemleri yapılırken de tercüman olmadan kendisine imza attırıldığını, davada öncelikle müvekkili firmaya ait aracın sürücüsünün kusur oranın yeniden değerlendirilmesi ve davacı zararının tekrar hesaplanması gerektiğini, sigorta şirketi ....
Sigorta A.Ş.'nin de TTK kapsamındaki sorumluluğu tespit edilmesini, müvekkili şirketin bir sorumluluğunun olmadığı ve davanın haksız yere açıldığı ortaya çıkacağını, bu dava nedeniyle davacı aleyhine%20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı hükmedilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.
Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. - ... K. sayılı ilamı ile dosyanın görevsizlik kararı verilerek, mahkememize gönderildiği görülmüştür. Davacı ... şirketinin sigortalısı ...'a ait vergi ve ito kayıtları celp edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK madde 138 uyarınca dava şartları ve ilk itirazlar dosya üzerinden karar verilebileceği dikkate alınarak mahkememizce öncelikle dava şartları incelenmiştir. Dava, davacının üçüncü kişiye ödediği paranın halefiyet esasınca rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Başkasına ait bir borç nedeniyle alacaklıyı tatmin eden kişinin, onun haklarını kanunda belirtilen durumda ve tatmin ettiği oranda kendiliğinden elde etmesine ardıllık (halefiyet) denir. Dönme (rücu) hakkı ise, başkasına ait borcu yerine getiren kişinin malvarlığında vücut bulan kaybı gidermeyi amaçlayan tazminat niteliğinde bir istem hakkıdır.
Bir borcu yerine getiren kimsenin alacaklının haklarına halef olabilmesi için halefiyetin kanunda açıkça öngörülmüş bulunması gerekir. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyet kanunda belirtilmiş belirli durumlarda doğar. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyette, rücu hakkını kullanan kişi alacaklının yerine geçer, aynen alacaklının konumuna sahip olur.
TBK 61. maddesinde; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; Davacı ..., sigorta şirketine sigorta poliçesi ile sigortalı olan ...'a ait araçta meydana gelen hasarın davacı ... tarafından karşılanması sonucunda bu hasar bedelinin davalıdan tazminini talep etmektedir. Bu haliyle davacı tarafın davalıya rücu hakkının doğduğu ve zarar görenin haklarına halef olduğu, halefiyet ilkesi gereği halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı, velhasıl dava dışı tüketicinin ne hakkı varsa bunların davacı şirkete geçmesiyle davacı şirketin de hukuken dava dışı kişi yerine geçtiği, halefiyete bağlı açılan davalarda görev hususunun davacının haklarına halef olduğu kişi ile davalı arasındaki ilişki baz alınarak değerlendirileceği, bununla birlikte davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının haklarına halef olduğu dava dışı ...'un da tacir olmadığı ve kazaya konu aracın da ticari olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsiz olduğu, davaya bakmaya Asliye Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli mahkemenin KÜÇÜKÇEKMECE .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,
3.Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha öncede KÜÇÜKÇEKMECE ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNCE görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halli merci tayini için dosyanın HMK 22/2 maddesi uyarınca İSTANBUL BAM .... HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4.Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5.Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okundu. 10/08/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)