2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2009/14373 E. , 2010/16966 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2006/234607
MAHKEMESİ : Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/04/2006
NUMARASI : 2006/334
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 765 sayılı TCK’nun 81. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.16.02.2005 tarihli tespit tutanağında sayacın tansiyon köprüsünün düşük olduğunun belirlenmesi karşısında, tutanak tanıkları dinlenip, katılan kurumdan tespit tarihinden sanığın işyerini terk ettiği 24.06.2005 tarihine kadar olan enerji tüketim föyü de getirtilerek, ihtilaflı dönemdeki tüketimin kurulu güce göre normal olup olmadığı araştırılıp ve suç tarihinden önceki ihtilaflı dönemdeki tüketim ile suç tarihinden sonraki ihtilafsız dönemdeki tüketim miktarları karşılaştırılarak, suç tarihinden sonra tüketimde bariz bir artma olup olmadığı tespit edilip, bariz bir artma var ise, bunun nedeni sanığa açıklattırılıp sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Kabule ve uygulamaya göre de; a- Sayacın tespit tutanağının düzenlendiği tarihten önce mühürlenip mühürlenmediği araştırılarak sonucuna göre, eyleminin 765 Sayılı TCK.nun 491/ilk maddesi kapsamında kalıp kalmayacağı da tartışılarak sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma sonucunda sayacın mühürlü olduğunun kabulüyle 765 sayılı TCK.nun 492/2. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi, b-Gerekçeli kararda, iddia makamının esas hakkında görüşüne yer verilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 230. maddesinin 1. fıkrası (a) bendine aykırı davranılması, c-Katılan kurum vekilinin oturumlarda hazır bulunmadığı, sadece katılma istemini içeren dilekçe verdiğinin anlaşılması karşısında; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre dilekçe yazım ücreti yerine yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.