Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/321
Karar No
K. 2023/479
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/321 Esas
KARAR NO: 2023/479
DAVA: Menfi Tespit/İstirdat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/05/2022
KARAR TARİHİ: 22/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit/İstirdat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin 14.07.2021 tarihinde kullanmış bulunduğu ------ plaka sayılı motosiklet ile dava dışı ----- kullanmış bulunduğu ----- Plaka sayılı araç ile trafik kazasına karışarak ağır yaralandığını, kaza sonrası tutulan tutanakta kusur oranlarının net şekilde belirlendiğini, soruşturma akabinde ------ Esas sayılı dosyası ile yaptırılan bilirkişi incelemesinde karşı tarafın kasko sigortacısı olduğu ------ Plakalı araç sürücünün tam kusurlu, müvekkilinin ise kusurunun bulunmadığı tespit edildiğini, ancak davalı sigorta şirketi kendince yapmış olduğu değerlendirmede müvekkiline kusur izafe ederek, ------ plaka sayılı araca verilen hasar nedeniyle rücu talepli ------ E. sayılı dosyası ile ilamsız takip yaptığını, müvekkilinin bilgisi dışında takibin kesinleştiğini ve maaşından kesintiler yapılarak icra dosyasının rıza dışında ödendiğini, müvekkilinin kazada kusursuz olması nedeniyle karşı tarafa icra takibine konu borcu bulunmamakta olup, ödenen meblağın iadesi için önce arabulucuya başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın iştigal konusu itibariyle kusur durumuna vakıf olup, yargılamayı gerektiren uyuşmazlıkta direkt ilamsız takip yapmakta kötüniyetli olduğunu, arz ve izah olunan sebeplerle davacının ------ esas sayılı dosyası ile borçlu olmadığının tespitine, yersiz ödenen 3.489,53 TL nin ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, %20 tazminatın lehlerine takdirine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP: Davalı sigorta şirketi tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirket temsilcisi duruşmalara katılmamış;davalı şirket kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.

DELİLLER

Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı,------- Esas Sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, ------- Esas Sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, Bilirkişi Kusur Raporu, Davacıya Ait Nüfus Aile Kayıt Tablosu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 72/7,8 maddeleri Gereğince Açılmış İstirdat ( Haksiz Fiilden Kaynaklanan) İstemine İlişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen başta arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları ile hak düşürücü süre bulunup bulunmadığı incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın, duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerini beyan etmeleri üzerine üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilmiş, deliller toplanıp incelenmiş ve tahkikat tamamlanmıştır. Karar duruşmasına katılan davacı vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Mahkememizce davaya esas ------Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden getirtilerek incelenmiştir.

Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacı ve dava dışı ------ hakkında, maddi hasarlı trafik kazasına karışan ve sigortalısı araca verilen zararın tazmini için ------ plakalı motosiketin sahibi ve sürücüsü sıfatıyla takip yapıldığı, takibin kesinleştiği ve sürücü davacının, dosyaya konu borcu maaş kesintisiyle ödeyerek dosyayı infaz ettiği anlaşılmıştır. Öncelikle davanın yasal dayanığının hatırlatılmasında yarar vardır; 2004 Sayılı İİK'nin 72/7-8 madde ve fıkralarında " Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde ,umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tespit ve istirdat davaları ,takibi yapan icra dairelerinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi ,davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur" düzenlemesi bulunmaktadır. 6098 Sayılı TBK'nin 77.Maddesinde 'Haklı bir sebep olmaksızın ,bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.' hükmü bulunmaktadır. Bilindiği üzere haksız ise fiil öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; evvelin, davacı-borçlu sürücü hakkında davalı -alacaklı sigorta şirketi tarafından 14.07.2021 tarihinde dava dışı ------- sevk ve idaresindeki ------ plakalı davacıya kasko sigortalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki dava dışı borçlu ------- hakkında sigortalısına ödenen hasar tazimatının rücuen tahsili için genel takip yoluyla icra takibi yapıldığı , takibin kesinleştiği ve borcun davacıdan cebri icra işlemleri sonucunda maaş kesintisi yoluyla tahsil edilmiştir. Ne var ki olayın kaynağı haksız fiil olup haksız fiil sorumluluğunun temeli kusurdur. Davaya konu kaza aynı zamanda ceza kovuşturmasına konu olmuş ve------ sayılı ilamıyla davalının sigortalısı sürücü davacı müşteki-katılan ----- TCK'nin 89/1 maddesi gereğince taksirle yaralama suçundan netice olarak 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmıştır. Bu dosyadan alınan trafik kazasındaki kusur durum ve oranına ilişkin raporda davacının hiçbir kural ihlalinin ve kusurunun olmadığı yönünde tespit ve görüş bildirilmiştir. Bilindiği üzere TBK’nin 74. maddesi gereğince ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp, ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşımaktadır. Bu durumda kesinleşen ceza mahkemesince benimsenen bilirkişi raporu maddi vakıalara ilişkin olup mahkememizi bağlayıcı kesin delil niteliğindedir. Öyleyse, davacının davanın kaynağı olan trafik kazasında kusuru bulunmadığı anlaşıldığına göre buna bağlı olarak yapılan ödemenin de kuşkusuz verilmesinin gerekmediği ve oluşan mevcut duruma göre sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğinden İİK'nin 72/7,8 ve TBK'nin 77 vd maddeleri gereğince iade edilmesi gerektiği aşikardır. Binaenaleyh, davacının davasını, TMK'nin 6 ve HMK'nin 190. maddeleri nazarında esastan ispat ettiği sonuç ve kanaatiyle dosyada mukim kesinleşen asliye ceza mahkemesi kararına göre davacının davasının kısmen kabulü ile, ------- E.sayılı dosyasına davacı borçlu tarafından verilmesi lazım gelmediği halde icra dosyasına ödenmek zorunda kalınan 3.423,49 TL'nin dava tarihinden itibaren davalıya sigortalı araç ticari olduğundan işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya itasına, icra dairesinin yaptığı dosya hesabında borçluya iade edilmesi gerek miktar gösterildiği halde işbu 66,04 TL miktarında davada talep edilip harçlandırılmasına nedeniyle oluşan fazlaya ilişkin (66,05 TL) talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu ve oranı (kabul-ret) esas alınarak belirlenmiştir.

Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ------ bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de kabul ve ret oranına göre karşılıklı olarak taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26 ve 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.)Davanın KISMEN KABUL ; KISMEN REDDİNE,

2.)2004 Sayılı İİK'nin 72/VII ve 72/VIII. Maddeleri gereğince ------ E.sayılı dosyasına davacı borçlu tarafından yatırılan 3.423,49 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya itasına, fazlaya ilişkin (66,05 TL) talebin Reddine,

3.)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 233,86 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 153,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------ bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%0,98) üzerinden hesaplanan 1.530,47 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

5.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------- bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%0,2) üzerinden hesaplanan 29,53 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

6.)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı 80,70 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 172,90 TL harçtan ve 19,00 TL posta giderinden oluşan toplam 191,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.)Davalı tarafından yapılmış yargılama gideri bulunmadığından işbu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

8.)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen miktar (3.423,49 TL) üzerinden hesaplanan 3.423,49 TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket temsilcisinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve ret edilen miktarlar yönünden ayrı ayrı (Kabul: 3.423,49 TL // Ret: 66,05 TL < 17.830,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/06/2023

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ceza Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; evvelin, davacı-borçlu sürücü hakkında davalı -alacaklı sigorta şirketi tarafından 14.07.2021 tarihinde dava dışı ------- sevk ve idaresindeki ------ plakalı davacıya kasko sigortalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki dava dışı borçlu ------- hakkında sigortalısına ödenen hasar tazimatının rücuen tahsili için genel takip yoluyla icra takibi yapıldığı , takibin kesinleştiği ve borcun davacıdan cebri icra işlemleri sonucunda maaş kesintisi yoluyla tahsil edilmiştir. Ne var ki olayın kaynağı haksız fiil olup haksız fiil sorumluluğunun temeli kusurdur. Davaya konu kaza aynı zamanda ceza kovuşturmasına konu olmuş ve------ sayılı ilamıyla davalının sigortalısı sürücü davacı müşteki-katılan ----- TCK'nin 89/1 maddesi gereğince taksirle yaralama suçundan netice olarak 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmıştır. Bu dosyadan alınan trafik kazasındaki kusur durum ve oranına ilişkin raporda davacının hiçbir kural ihlalinin ve kusurunun olmadığı yönünde tespit ve görüş bildirilmiştir. Bilindiği üzere TBK’nin 74. maddesi gereğince ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp, ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşımaktadır. Bu durumda kesinleşen ceza mahkemesince benimsenen bilirkişi raporu maddi vakıalara ilişkin olup mahkememizi bağlayıcı kesin delil niteliğindedir. Öyleyse, davacının davanın kaynağı olan trafik kazasında kusuru bulunmadığı anlaşıldığına göre buna bağlı olarak yapılan ödemenin de kuşkusuz verilmesinin gerekmediği ve oluşan mevcut duruma göre sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğinden İİK'nin 72/7,8 ve TBK'nin 77 vd maddeleri gereğince iade edilmesi gerektiği aşikardır. Binaenaleyh, davacının davasını, TMK'nin 6 ve HMK'nin 190. maddeleri nazarında esastan ispat ettiği sonuç ve kanaatiyle dosyada mukim kesinleşen asliye ceza mahkemesi kararına göre davacının davasının kısmen kabulü ile, ------- E.sayılı dosyasına davacı borçlu tarafından verilmesi lazım gelmediği halde icra dosyasına ödenmek zorunda kalınan 3.423,49 TL'nin dava tarihinden itibaren davalıya sigortalı araç ticari olduğundan işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya itasına, icra dairesinin yaptığı dosya hesabında borçluya iade edilmesi gerek miktar gösterildiği halde işbu 66,04 TL miktarında davada talep edilip harçlandırılmasına nedeniyle oluşan fazlaya ilişkin (66,05 TL) talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu ve oranı (kabul-ret) esas alınarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 2004 sayılı İİK'nin 72/7,8 maddeleri Gereğince Açılmış İstirdat ( Haksiz Fiilden Kaynaklanan) İstemine İlişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen başta arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları ile hak düşürücü süre bulunup bulunmadığı incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın, duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerini beyan etmeleri üzerine üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilmiş, deliller toplanıp incelenmiş ve tahkikat tamamlanmıştır. Karar duruşmasına katılan davacı vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Mahkememizce davaya esas ------Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden getirtilerek incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacı ve dava dışı ------ hakkında, maddi hasarlı trafik kazasına karışan ve sigortalısı araca verilen zararın tazmini için ------ plakalı motosiketin sahibi ve sürücüsü sıfatıyla takip yapıldığı, takibin kesinleştiği ve sürücü davacının, dosyaya konu borcu maaş kesintisiyle ödeyerek dosyayı infaz ettiği anlaşılmıştır. Öncelikle davanın yasal dayanığının hatırlatılmasında yarar vardır; 2004 Sayılı İİK'nin 72/7-8 madde ve fıkralarında " Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde ,umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tespit ve istirdat davaları ,takibi yapan icra dairelerinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi ,davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur" düzenlemesi bulunmaktadır. 6098 Sayılı TBK'nin 77.Maddesinde 'Haklı bir sebep olmaksızın ,bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.' hükmü bulunmaktadır. Bilindiği üzere haksız ise fiil öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu İİK md.72/7 TTK md.4/2 HMK md.26 K6098 md.77 K6100 md.332/1 K6098 md.50 K6102 md.4/2 HMK md.341 TBK md.77 TBK md.50 HMK md.114 K6100 md.322 HMK md.333 K6100 md.333 TBK md.74 HMK md.322/1 K6100 md.297/2 K2004 md.8 HMK md.316 TCK md.89/1 HMK md.190 K6100 md.190 HMK md.332/1 K6100 md.322/1 İİK md.72
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.