Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/258
Karar No
K. 2023/706
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/258
KARAR NO: 2023/706
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/10/2018
KARAR TARİHİ: 18/07/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILMA TARİHİ : 01/09/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; davalıdan araç satın aldığını, fren diskleri ve balatalarda ses sorununun olduğunu, garanti kapsamında bu arızaların tamir edildiğini fakat giderilmediğini, bagaj kapağının da alındığı günden bu yana gıcırdadığını, servis müdahalesi sonucu kesilse de tekrar ortaya çıktığını, bagaj açma özelliğinin çalışmadığını, üç kez yazılım değişikliği yapıldıktan sonra arızanın giderildiğini, araç tavan çıtasının yerinden çıktığını, adblue sensörünün bozulduğunu, servis müdahalesi sonucunda giderildiğini, araç çekişten düşme sorununun başlaması üzerine 19.05.2018’de servise başvurulduğunu, araç motorunun değiştirildiğini aracın iade alındığını, araçta meydana gelen bu arızalar nedeniyle aracın gizli ayıplı olduğunu, ayıpların giderilmediğini savunarak aracın misli ile değiştirilmesi yönünde 16.07.2018 tarihli ihtarname ile davalıdan talepte bulunulduğunu fakat ihtarın cevapsız bırakıldığını savunarak davanın kabulüne karar verilmesini, aracın misli ile değiştirilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının talepleri yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, esasa girilmeden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayıp ihbarının zamanında yapılmadığını, davacının seçimlik haklarından ücretsiz onarım hakkını kullandığını, bu nedenle beden indirimi, misliyle değişim veya bedel iadesi seçimlik haklarını kullanamayacağını, üretimden kaynaklanan ve ayıp olarak nitelendirilebilecek bir arızanın olmadığını, arızaların garanti kapsamında orijinal parça kullanılarak giderildiğini, kullanım amacı bakımından değerini veya davacının ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran bir durum olmamakla beraber araçtan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi ve tamirin mümkün olmaması hallerinin söz konusu olmadığını, davacının aracı kullandığını ve halen de kullanmayı sürdürdüğünü, araçtan yararlanmayı ortadan kaldıran veya eksilten bir vasıf eksikliğinin olmadığını, ayıp iddialarını kabul etmemekle birlikte davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığını, davanın reddinin gerektiğini, aracın değişimi veya bedel iadesine karar verilmesi halinde davacının araçtan elde ettiği faydaların araç bedelinden mahsubuna veya davalı şirkete iadesine karar verilmesi gerektiğini, bedel iadesi veya bedel indirimi durumunda faiz taleplerinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER

Uyap araç takyidat bilgileri, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi yazı cevabı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İş bu dava, satım sözleşmesi konusu aracın ayıplı olduğundan bahisle ayıplı malın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi, mümkün olmaması durumunda ise bedel iadesine ilişkindir.

Davacı,dava dilekçesi ile özetle; davalıdan araç satın aldığını, fren diskleri ve balatalarda ses sorununun olduğunu, garanti kapsamında bu arızaların tamir edildiğini fakat giderilmediğini, bagaj kapağının da alındığı günden bu yana gıcırdadığını, servis müdahalesi sonucu kesilse de tekrar ortaya çıktığını, bagaj açma özelliğinin çalışmadığını, üç kez yazılım değişikliği yapıldıktan sonra arızanın giderildiğini, araç tavan çıtasının yerinden çıktığını, adblue sensörünün bozulduğunu, servis müdahalesi sonucunda giderildiğini, araç çekişten düşme sorununun başlaması üzerine 19.05.2018’de servise başvurulduğunu, araç motorunun değiştirildiğini aracın iade alındığını, araçta meydana gelen bu arızalar nedeniyle aracın gizli ayıplı olduğunu, ayıpların giderilmediğini savunarak aracın misli ile değiştirilmesi yönünde 16.07.2018 tarihli ihtarname ile davalıdan talepte bulunulduğunu fakat ihtarın cevapsız bırakıldığını savunarak davanın kabulüne karar verilmesini, aracın misli ile değiştirilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce verilen ... K. ...

K. Sayılı kararı ile davacının davasının kabulü ile aracın misli ile değiştirilmesine karar verilmiş olup;

işbu karar İstanbul BAM ....HD.nin... E. ...

K. Sayılı kararının "...dava konusu aracın satış faturasının dosyaya sunulması sağlanıp gerekirse değer konusunda davacıdan beyan alınarak harç ikmali sağlanması gerekirken bu eksiklik giderilmeden ve yine davalının zaman aşımı defi kapsamında ve davacının garanti iddiaları bakımından araca ait garanti belgelerinin dosyaya sunulması sağlanmadan ve zaman aşımı defi değerlendirilmeksizin hüküm kurulması doğru bulunmadığından..." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Kaldırma ilamı çerçevesinde yapılan yargılama kapsamında; dava konusu aracın satış bedelinin 381.694,68-TL olduğu celbedilen faturadan anlaşılmakla, eksik harç miktarı olan 4.793,56-TL davacı tarafça dosyaya yatırılmıştır.

Davalının zamanaşımı definin incelenmesinde; davacı talebinin TTK’nın ticari satışlara ilişkin 23. ve TBK'nın 231. maddesi uyarınca ticari satışlarda da ayıplı mal satışından kaynaklanan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin iki yıl olduğu, aracın 22.04.2016 tarihinde satın alındığı, seçimlik haklarının 22.04.2018 tarihine kadar kullanılması gerektiği, davacının 19.05.2018 tarihinde iki yıllık süre sona erdikten sonra yetkili servise başvuruda bulunduğu, yetkili servisin aracın motoruna ilişkin arızayı motoru değiştirerek giderdiği, bilirkişi raporu ile bu arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu, araç motor değişimi sonrasında davacının 16.07.2018 tarihli ihtarnamesi ile aracın misli ile değiştirilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davalının satıcı ve ithalatçı olarak iki yıllık süre ile araç için garanti verdiği, garanti süresi başlangıcının 28.04.2016 tarihi olduğu, iki yıllık garanti süresine eklenen bir yıllık sürenin yalnızca yalnızca bedelsiz onarım hakkı için söz konusu olduğu hususunun garanti şartlarında düzenlendiği, aracın misli ile değiştirilmesi yönündeki talebin garanti süresi içerisinde öne sürülmediği değerlendirilmiştir.

Davalı aynı zamanda aracın satıcısı olmakla, davacının aracın misli ile değişimi yönündeki talebi, söz konusu ayıbın daha sonra ortaya çıkması halinde de iki yıllık zaman aşımına tabidir. Bununla birlikte TBK.nın 231.maddenin "Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." düzenlemesi kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ile araçtaki ayıbın niteliğinin tespit edilmesi sağlanmış, raporla motor değişimi ile arızanın giderildiği, bagaj kapağı ve balata sesi arızalarının devam ettiği, bu ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğu belirtilmişse de, dava dilekçesi ile birlikte bu sorunların aracın satın alındığı tarihten itibaren davacı tarafça fark edildiği beyan edilen açık ayıp niteliğinde olduğu, satıcının ağır kusurunun, alıcıyı aldatmasının söz konusu olmadığı, diğer arızaların onarım seçimlik hakkı kullanımı sonucunda giderildiği, bu çerçevede davacı talebinin iki yıllık zamanaşımı süresi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, zamanaşımı definin yerinde olduğu değerlendirildiğinden davanın zamanaşımı defi nedeniyle reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın zamanaşımı defi sebebi ile reddine,

2.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 1.724,83.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 1.544,93‬.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 16.150,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

5.Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair huzurda bulunan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/07/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.