Esas No
E. 2021/8704
Karar No
K. 2023/1788
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2021/8704 E.  ,  2023/1788 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/73 E., 2016/958 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan neticeten hükmolunan 1.320,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.01.2016 tarihli ve 2016/1179 Esas numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 146, 151/1, 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Gaziantep 1. Çocuk Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/73 Esas, 2016/958 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 31/3, 168/1, 62/1 ve 50/1-a. maddeleri gereğince 6.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına; mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151/1, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.03.2021 tarihli ve 2016/333709 sayılı, ret, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; suç vasfında hataya düşüldüğü, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğu, savunmanın aksinin ispat edilemediği, lehe hükümlerin dikkate alınmadığı, verilen kararın toplum düzenine zarar vereceği, beraat kararı verilmesinin gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Mahkemece; olay günü saat 05.30 sıralarında suça sürüklenen çocuk ...'in yaşı nedeniyle tefrik kararı verilen diğer sanıkla birlikte şikâyetçiye ait aracın kilitli olan kapısının kilidini kırarak çaldıkları daha sonra aracı boş bir araziye bıraktıkları, dosya arasında bulunan yakalama tutanağına göre, suça sürüklenen çocuğun başka bir hırsızlık olayından yakalandığında polislere aracın yerini göstererek şikâyetçiye iadesini sağladığı, her ne kadar suça sürüklenen çocuk savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, yakalama tutanağı ve tüm dosya kapsamından suça sürüklenen çocuğun cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını işlediği kabul edilmiştir.

2.Suça sürüklenen çocuk aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçları inkâr etmiştir.

3.Hakkında ayrı soruşturma yürütülen sanık İbrahim Ceylan aşamalardaki ifadelerinde suçlamaları inkâr etmiştir.

4.Şikâyetçi ...'un soruşturma aşamasında alınan 02.08.2015 tarihli ifadesi ve kolluk görevlilerince düzenlenen 02.08.2015 tarihli teslim tesellüm tutanağı dosya içerisinde mevcut olup, ifade ve tutanak içeriklerinden, şikâyetçinin olay günü çevrede yaptığı araştırmada, farklı yerdeki boş arazide aracını terk edilmiş ve hasarlı hâlde bulduğu ve durumdan polisi haberdar ettiği anlaşılmıştır.

5.Kolluk görevlilerince düzenlenen 22.09.2015 tarihli tutanak dosya içerisinde olup içeriğinden, suça sürüklenen çocuğun farklı araç hırsızlığı olayıyla ilgili yakalandığında, başka olaylar ve temyize konu olayla ilgili ikrara dönük şifaî beyanda bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

6.Mahkemece, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 168/1. maddelerinin uygulanma ihtimaline binaen suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı verilmiştir. IV. GEREKÇE

A. Mala Zarar Verme Suçu Yönünden;

Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Hırsızlık Suçu Yönünden;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçu kabul etmediği, kolluk görevlilerince düzenlenen tutanağın doğru olmadığını savunduğu, suça sürüklenen çocuğun müdafii bulunmaksızın ve kolluk görevlilerince düzenlenen 22.09.2015 tarihli tutanaktaki suçu ikrara dönük şifai beyanının hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla; dosya içerisindeki 02.08.2015 tarihli olay yeri inceleme raporu ve Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü'nün 07.08.2015 tarihli yazısında, şikâyetçiye ait araç üzerinden alınan 4 adet parmak izinden 2 adet parmak izinin mukayeseye elverişli olduğu belirtildiğinden, söz konusu olay yeri parmak izlerinin suça sürüklenen çocuğun parmak izleri ile karşılaştırmasının yapılması ve yapılacak inceleme sonucuna göre deliller bir bütün halinde değerlendirilerek suça sürüklenen çocuğun hukukî durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Kabule göre de;

Şikâyetçi ...'un soruşturma aşamasında alınan 02.08.2015 tarihli ifadesi, kolluk görevlilerince düzenlenen 02.08.2015 tarihli teslim tesellüm tutanağı, 22.09.2015 tarihli tutanak ve tüm dosya içeriğine göre, şikâyetçinin olay günü çevrede yaptığı araştırmada, farklı yerdeki boş arazide aracını terk edilmiş ve hasarlı hâlde bulduğu, durumdan polisi haberdar ettiği, araç üzerinde gerekli inceleme yapıldıktan sonra 02.08.2015 günü aracın şikâyetçiye teslim edildiği, suça sürüklenen çocuğun olaydan sonra 22.09.2015 günü farklı hırsızlık olayıyla ilgili olarak yakalandığında temyize konu olayla ilgili de beyanda bulunduğu, suça konu aracın şikâyetçinin çevredeki araştırması üzerine bulunduğu, suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirilmiş herhangi bir yer gösterme veya rızaî iadenin bulunmadığı ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Mala Zarar Verme Suçu Yönünden;

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Gaziantep 1. Çocuk Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/73 Esas, 2016/958 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin, karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği istem gibi REDDİNE,

B. Hırsızlık Suçu Yönünden;

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Gaziantep 1. Çocuk Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/73 Esas, 2016/958 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog