2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2010/30711 E. , 2010/29513 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : KYB - 2010/234024
MAHKEMESİ : (UŞAK) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 12.07.2010 - 2010/713 D.İş
Silâhla basit yaralama ve geceleyin birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından şüpheliler A.. D.. ve H.. A.. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Simav Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28/05/2010 tarihli ve 2010/360 soruşturma, 2010/393 esas, 2010/109 sayılı iddianamenin, atılı geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçunun uzlaşmaya tabi olduğu halde uzlaşma teklifi yapılmadan dava açıldığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174/1-c maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi uyarınca iadesine dair Simav Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2010 tarihli ve 2010/109 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii (UŞAK) Ağır Ceza Mahkemesinin 12/07/2010 tarihli ve 2010/713 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19/09/2010 gün ve 2010/10808/56783 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/10/2010 gün ve 2010/234024 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Tüm dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.", 5271 sayılı Kanun'un 253/1. maddesinde yer alan, "Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar, b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
1.Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88), 2. Taksirle yaralama (madde 89), 3. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116), 4. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234), 5. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239), suçları. " ve 09/07/2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5918 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasına eklenen 2. cümlede yer alan, "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenlemeler karşısında, toplanan delillerin şüpheli hakkında dava açılması için yeterli olduğu, atılı silâhla kasten yaralama suçunun 5271 sayılı Kanun'un 253/1. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunmaması sebebiyle geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçundan uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin, iddianamenin iadesine dair karara itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Şüpheliler A.. D.. ve H.. A..'ın, hazırlık soruşturması sırasında 22.01.2010 günlü ifadelerinde, uzlaşmak istemediklerini bildirdirmeleri karşısında, yakınanların C.Savcılığında alınan beyanlarında şikayetten vazgeçmeleri nedeniyle şüphelilere yeniden uzlaşma teklif edilmesi gerekmeyeceğinden, bu gerekçeye dayandırılan iddianamenin iadesi kararı yerinde olmayıp, itiraz merciince itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi nedeniyle bozma istemi yerinde görülmekle, (UŞAK) Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 12.07.2010 gün ve 2010/713 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 26.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.