Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2018/937
Karar No
K. 2018/937
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/937 Esas - 2021/1062

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ADANA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2018/937 Esas
KARAR NO: 2021/1062
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: 1-... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: 2- ... - ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 09/11/2018
KARAR TARİHİ: 16/12/2021

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILMA TARİHİ : ...

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; 29.12.2016 tarihinde saat 3:30 sıralarında müvekkilinin Adana ... Mah. ... tüneli yapırım onarım çalışmalarında çalışırken davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ters yönden yönden girerek müvekkiline çarptığını, kaza anında davalı sürücünün 1.99 promil alkollü olduğunu, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, konuya ilişkin Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017-... sayılı kovuşturma dosyasının sürdüğünü, iş gücü ve efor kaybı nedeniyle 5.000,00 TL maddi tazminatın davalı sürücü ve sigorta şirketi olan ...dan müteselsilen kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücüden kaza tarihinden itbaren yasal faiziyle tahsiline, davalı sürücü adına kayıtlı ... plakalı araç ile tüm malvarlıklarına ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; eksik evrakla başvuru olduğundan temerrütlerinin oluşmadığı gibi dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı talebinin ne kadarının geçici maluliyet ne kadarının kalıcı maluliyet olduğunun açıklanması gerektiğini, kusur raporu alınırken olayın iş kazası mahiyetinde olması nedeniyle davacının koruyucu güvenlik önlemlerinin alınıp alınmadığının tespiti gerektiğini aksi halinin %20 müterafik kusur indirimi gerektireceğini, davacının gerekli güvenlik önlemlerini almaması sebebiyle müterafik kusurunun bulunduğunu, dava şartı yerine getirilmeden açılan dava sebebiyle tarafımız aleyhine vekalet ücreti yargılama gideri hükmedilemeyeceğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kaza konusu yerde yolun trafiğe kapalı olduğuna dair uyarı evraklarının bulunmadığını, kazada davacıya değil de davacının üzerinde bulunduğu iskeleye çarptığnı, davacı yakınlarının aşırı reaksiyon göstermeleri sebebiyle davacı ile bir aracı vasıtası ile ilgilendiğini, kendilerine destek olmak istediğini ancak kendisininden 100.000,00 TL gibi bir rakam istenince bu talebi karşılayamadığını, kendisinin 70 yaşında ve emekli bir kimse olduğunu ve çocuklarından yardım alarak geçindiğini, hastalık problemlerinin olduğunu, manevi tazminat talebinin zenginleşme sebebi olmaması gerektiğini, taleplerinin fahiş olduğunu, bu nedenle davanın reddini talep ettiğini beyan etmiştir.

YARGILAMA USULÜ :

15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmiştir .Kanun hükmünce her ne kadar 100.000 TL altındaki ticari davaların basit yargılama hükümlerine göre yürütüleceği kuralı getirilmiş ise de işbu sınır miktarının yargılama aşamasında geçebilecek nitelikte olması, dava bedeli yönünden geleceği tartışmalı bulunan bir davada daha kısıtlı iddia ve savunma yapmasına olanak kılan basit yargılama yöntemini uygulamanın, “hukuki dinlenilme hakkının” ve “eşit yargılanma hakkının” ihlali niteliğinde görülmesi sebebiyle dava her ne kadar yazılı yargılama usulüne göre başlatılmış olsa da;

22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, dava miktarının poliçe üst limiti miktarı dikkate alınarak 500.000,00 TL'yi aşmayacağına kanaat getirilerek mahkememizde açılan dava basit yargılama usulüne göre karara çıkartılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE :

Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İhtilaf kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı ve oranı, maddi-manevi tazminat gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.

Davacı vekiline maddi tazminat talebinin içeriğini açıklamak üzere ön inceleme duruşmasında söz verilmiş, davacı vekili geçici iş göremezlik için 2.000,00 TL, kalıcı iş göremezlik için ise 3.000,00 TL talep ettiklerini beyan etmiştir.

Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, taraflara ait SEK raporları, kaza nedeniyle başlatılan ilişkin dosya getirtilmiştir.

29.12.2016 tarihinde davalı ... idaresindeki ... plakalı otomobilin davacının yol çalışması esnasında görev yaptığı demir iskeleye çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiği, davacının yaralandığı anlaşılmaktadır. Sigortalı araç sürücüsü davalı hakkında taksirle birden fazla kişiyi yaralama suçundan ötürü Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından taksirle yaralama suçundan ötürü hapis cezası verilmiştir. Olay tarihi itibariyle ... plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS yapılmıştır. Sigorta hasar dosyasının incelemesinde; davalı için yapılan bir ödemeye rastlanılmamıştır.

Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen ... kusur raporunda özetle; sürücü ...'nin 1,99 Promil alkollü olduğunu, trafik kaza tespit tutanağı incelendiğinde ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili kaza noktasına geldiği esnada 2918 sayılı KTK 47/1-c maddesi gereğince ve aynı kanunun 48/5 maddesini ihlal ederk meydana gelen kazanın oluşumunda ASLİ ve %100 oranında kusurlu olduğunu, kazada yaralanan yayalar ..., ... ve ... tarafından bakıldığında kazanın oluş şekli, çarpma şekli ve sebep sonuç ilişkisi değerlendirildiğinde herhangi bir kusurunun olmadığını rapor etmiştir.

Davalı ... kusur raporuna itiraz dilekçesinde; asli ve tam kusur oranını kabul etmediğini, zira olay yerinde iskele çevresinde ışıklandırma veya başkaca bir uyarı işareti bulunmadığını, tarafınca davacıya değil, davacının bulunduğu iskeleye çarpıldığını ve davacının iskeleden düştüğünü, davacının iskele üzerindeyken alması gereken tedbirlerin alınıp alınmadığının örneğin halatla bağlanıp bağlanmadığının tespit edilemediğinin bu nedenle üçlü bilirkişiden yeniden rapor alınmasını talep etmiştir.

Davalı ... kusur raporuna karşı itiraz dilekçesinde; dava konusu olayın trafik iş kazası olduğunu, çalışma esnasında güvenlik halatlarının takılı olup olmadığının bilinmediğini, çalışma yeleğinin ve başına takması gereken kaskın başta olup olmadığının bilinmediğini, bu nedenle içerisinde iş güvenliği uzmanı bulunan bir heyetten yeniden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.

Tarafların itiraz ve beyanlarının değerlendirilmesi, dosyadaki mevcut kusur raporları ve kazaya ilişkin diğer belge ve evraklar dikkate alınmak suretiyle kusur dağılımını tespit etmek amacıyla dosyanın bir iş güvenliği uzmanı, iki kusur bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.

Bilirkişi heyeti 03.09.2020 tarihli raporunda özetle; davalı araç sürücüsünün alkollü araç kullanması, trafik işaret levhalarına uymaması, ter şeritte araç kullanarak çalışmakta olan işçilerin bulunduğu demir iskeleye çarpması neticesinde %100 kusurlu olduğunu, davacının kaza ile ilgili kusurunun bulunmadığını rapor etmiştir. Davalı sigorta vekili ile davalı asil kusur bilirkişi heyeti raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuşlar; ilgili raporun hükme ve denetime elverişli olması sebebiyle itirazları reddedilmiştir.

Dosya maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 28.02.2020 tarihli raporuna göre; davacının özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik ölçütlerine göre % 8 kalıcı iş görememezliğinin bulunduğunu, 4 ay geçici iş göremezliğinin bulunduğunu rapor etmiştir. Davalı sigorta vekili ile davalı asil maluliyet raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuşlar; ilgili raporun hükme ve denetime elverişli olması sebebiyle itirazları reddedilmiştir.

Dosya maluliyet incelemesinden sonra aktüer hesap bilirkişisine tevdi edilmiştir. Aktüer bilirkişi ...

02/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının TRH 2010 teknik faiz sistemine göre kusur ve ücret verileri gözetilerek talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 9.740,24 TL, kalıcı iş göremezlik zararının ise 70.842,41 TL olduğunu rapor etmiştir. Davalı sigorta vekili ile davalı asil hesap raporuna itiraz etmişlerdir. Mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili talep arttrım dilekçesi sunmuş; geçici iş göremezlik tazminatının 9.740,24 TL olarak, kalıcı iş göremezlik zararının ise 70.842,41 TL olarak arttırdıklarını beyan etmiştir.

Davalı sigorta vekili talep arttırım dilekçesine karşı itiraz dilekçesi sunmuştur.

Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür.

Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere trafik kazasına karışan aracın işleteni olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden kusuru ve maluliyeti oranında olduğu anlaşılmakta olup; aşağıda belirtildiği üzere değerlendirme yapılmıştır.

a)Geçici İş Göremezlik Zararı Talebi Yönünden;

Taraflar arasındaki mahkememiz önüne getirilen kaza nedeni ile geçici iş göremezlik tazminat talebinin ise, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarından sonra düzenlenen poliçeler kapsamında sigortalı araç tarafından trafik kazaları neticesi 3.kişilerin uğradığı geçici iş göremezlik tazminatından sigortacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, 2918 sayılı KTK'nın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar başlıklı 92. Maddesinin "... Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar i) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K.

4.mad.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler. ..." hükmünü yine 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının Kapsama Giren Teminat Türleri başlıklı A.5 maddesinin "... Bu genel şart kapsamındaki teminat türleri aşağıda yer almaktadır. A)  (Değişik: RG-2/8/2016- 29789)  Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır. b) Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ...nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir. ..." hükmünü içermektedir.

Ancak; Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadelerini iptal ettiği,iptal kararı içerine göre sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumluluğunun öncelikle Karayolları Trafik Kanunu,Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı,dolayısıyla trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde artık 'Genel Şartlar'ın kural olarak belirleyici olmayacağı, genel Şartlar"ın sadece Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu'na aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceği, dolayısıyla bu karardan sonra sigorta şirketlerinin tazminat sorumluluğunu azaltan 'Genel Şartlar'ın birçok hükmünün uygulanamaz hale geldiği görülmektedir.

Anayasa Mahkemesinin Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadelerini iptal ettiği anlaşılmakta olup bu iptal kararının somut davada uygulanabilirliğinin tespiti gerekmektedir. Anayasa'nın 153.maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama,yürütme ve yargı organları,idari makamlar,gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.Diğer taraftan HMK 33 maddesinde “Hakim Türk hukukunu resen uygulanır.” şeklinde ifadesini bulan yasal ilke gözetildiğinde; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının bu gibi kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır. Nitekim; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 Esas, 2011/524 K. Sayılı kararında da “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05.09.1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 tarihli ve 2012/20-12 E., 2012/232 K. sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 2004/19 K. sayılı ve 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K. sayılı kararlarında da: “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.

Bu kapsamda açılan davalarda TBK nın haksız fiile ilişkin hükümleri,KTK kanunu hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümlerine göre uygulama yapılması gerekecek olup; davacı tarafın genel hükümlere göre talep ettiği geçici iş göremezlik zararının talep arttırım dilekçesi üzerinden her iki davalı yönünden talep miktarı üzerinden kabulü gerekmiştir.

b)Kalıcı İş Göremezlik Zarar Talepleri Yönünden

Trafik sigortası ( Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğunun sınırı ise KTK’nın 92. maddesinde belirlenmiş olup meydana gelen olayın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve dolasısıyla davalı sigorta şirketinin sigortalısının sebep olduğu zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu aşikardır.

Davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın neden olduğu kazadan davacının yaralanmasından ötürü davacının kalıcı maluliyetinin belirlenerek aktüer bilirkişi tarafından davacının kalıcı iş göremezlik zararının 70.841,41 TL olduğu rapor edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK' nun 85 ve 91. Maddeleri gereğince diğer davalının ise B.K 49 maddesi gereğince maddi sorumluluğunun bulunduğuna kanaat getirilmiştir.

c)Müterafik Kusur İddiası yönünden;

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen müterafik kusurun etkisine göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Davacının kaza esnasında demir iskele üzerinde çalıştığı, iskeleye çarpan aracın hızı ve çarpmanın etkisi düşünüldüğünde zararı azaltabilecek yönde davacının alabileceği bir tedbirin bulunmadığı anlaşılmakla müterafik kusur iddiasının reddine karar verilmiştir.

d)Manevi Tazminat Yönünden;

BK 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütülüğünün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktarda paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişisel yararların haleldar olması gerekir. Doğaldır ki manevi tazminat için üzülme, elemin yoğunluk arz etmesi gerekir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir.

Davacı meydana gelen kaza neticesinde kalıcı olarak malul kalmış olup; kaza nedeniyle elem ve üzüntü duyduğu sabittir. Davacının duyduğu üzüntü ve elemin dindirilmesi amacı ile kazanın meydana geldiği tarih, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların yaşı, tarafların kusur durumu dikkate alınarak; talep edilen manevi tazminat bedeli makul görülmüş ve davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

KARAR

1.Davanın maddi tazminat yönünden kabulü ile; 70.841,41 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 9.740,24 TL geçici iş göremezlik tazminatının sigorta şirketi yönünden 03/02/2017 diğer davalı ... yönünden 29/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

2.Davanın manevi tazminat yönünden kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın 29/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... 'den alınarak davacıya verilmesine,

3.a)Maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken 5.504,53 TL karar ve ilam harcından, 85,39 TL peşin harç ve 1.291,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.376,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.128,14 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, b)Manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 1.366,20 TL karar ve ilam harcının davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.a)Maddi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 11.275,61 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, b)Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine,

5.Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 85,39 TL peşin harç, 1.291,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.412,29 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından harcaması yapılan 24 tebligat gideri 215,50 TL, 7 müzekkere gideri 47,40 TL, bilirkişi ücreti 2.250,00 TL, posta masrafı 41,85 TL, ATK ücreti 562,00 TL olmak üzere toplam 3.116,75 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7.HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili, davalı sigorta vekili ile davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... ¸ Hakim ... ¸ **Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK CEZA Ceza Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 7251 sayılı Kanun 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 2918 sayılı KTK'nın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar başlıklı 92. Maddesinin "... Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar i) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler. ..." hükmünü yine 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının Kapsama Giren Teminat Türleri başlıklı A.5 maddesinin "... Bu genel şart kapsamındaki teminat türleri aşağıda yer almaktadır. A) (Değişik: RG-2/8/2016- 29789) Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır. b) Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ...nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 2918 sayılı KTK 47/1-c maddesi gereğince ve aynı Kanunu HMK md.33 K6098 md.52 HMK md.297 K2918 md.91 K6098 md.49 K2918 md.92 K2918 md.85 K2918 md.48/5
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.